Matematik hocasının anlattıklarını dikkatle dinlerken sınıfta ilk defa derin bir sessizlik vardı. Önceki iki ders beden olduğu için herkes baya yorgundu.
Üzerimde hissettiğim bir çift gözle kaşlarım çatıldı. Arkamı dönüp bana bakan gözleri aradım.
Emre uyuyordu, Yankı da kalemiyle onun saçlarını dürtüp oynuyordu. Hamza en arkada Engin'le kart oyunu oynurdu sessizce. Barkın ise yanımda sıraya bir şeyler karalarken kulak mememi okşuyordu. Herkes aynıydı.
Gözlerim Ediz'i bulunca duraksadım. Elindeki kalemi çevirirken bana resmen gözlerindeki öfke ateşiyle bakıyordu. Ki sadece bana değil, aynı şekilde Barkın'a da.
Arkasına yaslanmışken ona baktığımı fark etti. Dikkatini bana verdiğinde dişlerini sıktığını fark ettim.
'ne oldu?' Dercesine göz kırptım. Çok korkutucu bakıyordu.
Telefonunu eline aldığında bana mesaj atacağını anlayıp hocaya çaktırmadan telefonumu cebimden çıkardım.
Ediz: Yanındakine söyle elini çeksin
Ediz: Yoksa o kırarım
Okuduğum iki mesajla gözlerimi kırpıştırdım. Göz ucuyla Barkın'a baktım. Her şeyden bir haber sırayı karalıyordu.
Ediz'in bu halinden biraz korkmuş olsam da çaktırmamaya çalışıp parmaklarımı ekranda gezdirdim.
Mert: Temas bağımlısı o
Mert: Hep böyle
Mesaj çift mavi tik olunca başımı çevirip ona baktım. Ediz burnundan bir nefes vererek sinirle güldü. Telefonunu kapatıp cebine koyduğunda daha da gerilmiştim. Ediz'i ciddi görmek zordu, her zaman alaycı bir tavrı vardı çünkü. Ama ciddi hali fazla korkunçtu.
Barkın'ın elini bileğinden tutup indirdim ve sıranın üzerine bıraktım. Barkın sıraya çizdiği göze o kadar odaklanmıştı ki bunu fark etmedi.
Rahatlayarak Ediz'e bakacaktım ki, Barkın sıranın üstündeki elimin parmaklarıyla oynamaya başladı.
"Siktir." diye sessizce mırıldandım. Barkın'a bırak dersem net bir şey olduğunu anlardı çünkü hiçbir zaman onun bana dokunmasından rahatsız olmamıştım. Üç yıldır böyleydik.
Zil çaldığında tüm sınıf hızla karşı sınıfa kavgaya gitmek için sınıfı boşaltırken Okan omuzumu dürtüp "Hadi gelin, gidip sikelim ebelerini."
"Siz gidin, gelirim birazdan."
Başını sallayıp Barkın'a baktı. "Sen gelmiyor musun?"
Barkın başını kaldırıp ona baktı. "Gidelim." Diyerek ayağa kalktığında sonunda elimi bırakmıştı.
Okan heyecanla sırıtıp sınıf kapısına ilerleyerek dışarı çıktı. Barkın bana bakıp kolumu tuttu ve ayağa kaldırmaya çalıştı. "Gelsene lan."
"Siz gidin, geleceğim." Göz ucuyla Ediz'e baktığımda Barkın'ın kolumu tutan eline baktığını gördüm.
"Korkuyor musun oğlum? gelsene."
Tam bu sırada Ediz iki elini de sıraya vurarak güç alır gibi ayağa kalktığında çıkan sesle sınıfta kalan birkaç kişi irkilerek ona bakmıştı.
Barkın hâlâ kolumu tutarken ona çevirdi gözlerini.
Ediz yanımıza adımladı ve Barkın'ın karşısına geçti. Barkın'ın kaşları çatılırken kavga çıkarsa diye hemen ayağa kalktım. Barkın malı ise hâlâ kolumu bırakmamıştı.
