7.Bölüm

119 7 1
                                    

"Oğlum harbi bu saatte bu sokaklar epey ürkütücü oluyormuş. Boş ver biz zaten içmeden de sarhoş olabilecek kapasiteye sahibiz, bence eve dönebiliriz." Yanımda ki Eylül bir saattir eve dönmemiz için ikide bir beni rahatsız ederken ona göz devirmemek için kendimi zor tutuyordum. Korkudan sıkı sıkı kavradığı kolumu biraz daha sıktı. "Ayrıca illa planını gecenin bir vakti mi gerçekleştirmemiz gerekiyordu? Gündüzlerin nesi var?"

Kafamı iki yana sallayarak yürümeye devam ettim. Tamam yaşadığımız semt pek tekin değildi ama bir kere bir yola girmiştik artık.

"Evet Eylül! Planımı gece gerçekleştirmem gerekiyordu, çünkü gündüz insanlar görürse yakalanma potansiyelimiz oldukça yüksek!"

Eylül bir şey demediğinde bende susmuştum. Sessiz bir şekilde bir süre karanlık sokakta yürümeye devam ettik.

"Bim kapalıyken ne kadar korkunçmuş, şuna bak!" Eylül'ün dediği şey ile kafamı sağ tarafta duran kepenkleri inmiş Bim'e çevirdim. Tamam biraz korkunçtu. Tenha sokakta ki sessizlik ve hafif hafif esen rüzgarın tenime vurmasıyla iyice gerilmiştim.

Başımı geri önüme çevirdiğim de gördüğüm şey ile korkmayı bir yana bırakıp sinsi bir şekilde gülümsedim.

Yanımda duran korkudan neredeyse vücutlarımızı birbirine geçiren canım arkadaşım Eylül'e baktım. Yavaşça omzunu dürttüğüm de irkilerek bana döndü.

"Lan ne oldu?! Öyle dürtülür mü?"dediği şeyi umursamadan elimle önümde ki motoru gösterdim.

"Bak bak, bulduk aradığımızı!" Beyza kaşlarını kaldırdı ve hayranlıkla karşımızda, bütün ihtişamıyla duran motora bakındı.

Kaşlarımı çatarak sorgularcasına motora baktım. Aklıma gelen şey ile gözlerimi motorda gezdirdiğimde gördüğüm ayrıntı yutkunmama neden oldu.

Çünkü Barkın denen adamın tam da tarif ettiği yerde Instagram adresi yazıyordu.

"Sen geçen günde bunu BİM'in önünde bulmamış mıydın? Acaba adam BİM'in sahibi de, ondan mı sürekli motoru buraya bırakıyor!" Alayla gülerken devam etti."Düşünsene BİM'in sahibisin ve aynı zaman da havalı ve ünlü bir motorcu."

Bende alayla gülerek ona eşlik ettim."Öyle bir şey olursa yerlere yata yata gülerdim." Dediğim şey ile motora kitlenmiş hayran hayran bakan Eylül ağzını şaşkınlıkla açarak tekrar konuştu.

"Bu mükemmel bir şey anasını satayım! Nasıl çalmıyorlar bunu burada?"

Evet Eylül'ün benden farklı bir tepki vermesini mi bekliyordunuz? Kesinlikle hayır, sadece o benim daha salak versiyonumdu.

"Adam belalı demek ki Rıza baba, ondandır." Dediğimde alayla omuz silkti, ve cebinden çıkardığı ucuz marka kırmızı ruju bana doğru uzattı. Uzattığı Ruju düşünmeden aldım. Cebimden çıkardığım telefonun fenerini, ruju iyi sürebilmek için açtım.

Eylül'ün gergin bakışları altında kırmızı ruju dudağıma iyice sürdüm. "Kanka eminsin değil mi bu plandan?"

Gülümsedim ve bir şey demeye gerek duymadan başımı onaylar anlamda salladım. Telefonumun fenerini kapatarak geri cebime koydum.

"Çınar ile Serdar nerede bekliyor acaba?" Eylül hâlâ gergince konuşmaya devam ederken omuz silktim.

"Bilmem şuraya bir yere saklanmışlardır, işimiz bittiğinde, defalarca kez dediğim gibi onlara mesaj atacaksın." Eylül kafasını onaylar anlamda sallayarak bakışlarını karanlık sokakta gezdirmeye devam etti.

Ruju sürme işlemini bitirdikten sonra, ruju eşofmanımın cebine koydum.

Tam da planladığım gibi, motorun ön kısmına doğru yürüdüm ve dizlerimi kırarak eğildim, dudaklarımı rujun iz bırakacağı şekilde motora bastırdım. Biraz bekledikten sonra geri çekildim

TOSBİK-TEXTİNG-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin