Hayat, bazen sizin gördüğünüzün çok ötesinde olabilir. Sevdiğiniz, aileniz, arkadaşlarınız... Hepsinin sizin bildiğinizin dışında bir hayatı, kişiliği ve sorunları olabilir. İşin tuhaf tarafı siz bütün gerçekleri, yalan olan hayatlarını unuttuktan sonra öğrenebilirsiniz.
Bedenimin acı içinde yandığını hissediyorum, zihnim bulanık. Etrafımda duyduğum bütün sesler uğuldamadan ibaret. Kalbim acıyor. Neden kalbim acıyor..? Bu acıya katlanamayacakmışım gibi hissediyorum. Bedenimden çıkıp gidecek bu acı eminim, ama ruhumu da yanında götürür mü? Bir daha onu görebilir miyim? Ona söyleyemediğim çok şey var... Teşekkür edebilir miyim en azından..?
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
" Yoğun bakımdan çıktıktan bir kaç gün sonra uyanır demiştiniz, üçüncü gün bitmek üzere neden hala uyanmadı?"
"Genel olarak söylediğim bir şeydi efendim. Eğer İklim hanımın dayanıklılığı düşükse beş güne kadar çıkabilir uyanma süresi."
"Ama uyanacak... Değil mi?" konuşmaları duyuyor fakat gözlerimi açmakta zorlanıyordum. Biraz daha denesem belki...
" Tabii, hayati tehlikesi yok. Hatta-Ah gözlerini aralıyor!" Gözlerim ilk, yanıma eğilen adama değdi. Uzun zamandır kesilmediği belli olan sakallarının bile gizleyemediği belirgin yüz hatları, yüzümü inceleyen gözleriyle paralel şekilde yumuşadı. Saçları dağınıktı, gözlerinin altı ben uyumadım diye bağırmak yerine morarmıştı sanki. Detaylarını incelemek beni karamsarlığa itince bakışlarımı gözlerine çıkardım. Bitik duran bu adamın gözleri, haline nazaran parlıyordu. Bu parlaklık koyu mavi gözlerine yakışmıştı. Elleri yavaşça saçlarıma uzandı. Yeni doğmuş bir bebeğe dokunuyordu sanki, hafif ve hissedilmeyecek kadar yumuşak...
"İklim..." İsmim miydi?
"Ağrın var mı, varsa başını sallaman yeterli. Bak doktor da burada hemen gerekeni yapar." Oynatabildiğim kadar başımı hareket ettirerek olumsuz anlamda salladım. Ağrım yoktu ama bedenim bana ait değilmiş gibiydi, istediğim şekilde hareket ettirmekte zorlanıyordum.
"Çok şükür. Doktor bey siz yine kontrolünüzü yapın, ben ailesine haber vereyim." Koyu mavi ve dağınık adam yanımdan kalktığı gibi seri adımlarla odadan çıktı. Doktor hızla yanıma gelip kapanmak için isyan bayraklarını sallayan gözlerime ışık tuttu. Birkaç fiziksel test daha yaptıktan sonra gülümseyerek bana baktı.
" Fiziksel olarak bir sıkıntı yok. Şu an hareket edemiyor olmanızın sebebi uzun süredir yatıyor olmanız. Beden, uzun zamandır yapmadığı hareket eylemlerine yavaş yavaş alışacaktır merak etmeyin." Zorla başımı salladım.
"Konuşabilir misiniz?" Bende bunu merak ediyordum açıkçası. Dudaklarımı hareket ettirmeye zorladım. Kuru bir nefes çıktı aralık dudaklarımdan. "B-ben..." Doktor beni durdurdu ve tekrar gülümseyerek söze başladı.
" Sorun yok İklim Hanım. Zorlamayın kendinizi, sadece konuşabiliyor musunuz diye bakmak istedim. Kendinizi daha iyi hissettiğinizde sizinle biraz sohbet etmek istiyorum. Ailenize ve eşinize de söyledim ancak sizin de bilmeniz iyi olur, başınıza ağır bir darbe almışsınız. Bu yüzden hafıza kaybı muhtemel. Hafızanızın ne kadarı hala belirgin öğrenmek için birkaç soru soracağım. Belki mucizevi bir şekilde tamamı zarar görmeden korunmuştur ancak yine de sormak ve öğrenmek durumundayız."
Tekrar başımı salladım. Üzgünüm doktor bey ancak zihnimde kalan en ufak bir hatıra bile yok. Bunu söyleyemesem de düşündüm. Gerçekten hiçbir şeye sahip değilim. İsmimin İklim olduğunu bile yeni öğrendim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
AMNEZİ
RomanceHayat, bazen sizin gördüğünüzün çok ötesinde olabilir. Sevdiğiniz, aileniz, arkadaşlarınız... Hepsinin sizin bildiğinizin dışında bir hayatı, kişiliği ve sorunları olabilir. İşin tuhaf tarafı siz bütün gerçekleri, yalan olan hayatlarını unuttuktan...