7. Bölüm - ATEŞ ÇEMBERİ

17 0 0
                                    

        "Sonum belki de en başımdır."

Artık hayatımın eskisi gibi olmayacağına adım kadar emindim. Bunu ne kadar değiştirmeye çalışsam bile değiştiremeyeceğime de emindim. Gece gözüme bir gram uyku girmemiş bunu kimin yapabileceğini düşünüyordum. Kafam o kadar karışmıştı ki her kafadan bir ses çıkıyordu. Bana bu kadar yakın kim vardı? Bu kadar dibime kadar girebilecek, beni tehdit edebilecek kim vardı. Evimin küçük bölmesinde sakladığım bilgisayarımı aldım, öldürdüğüm kişilerin listeleri vardı bunda. Fakat kimsenin çevresi bu kadar geniş değildi. Bunu yapıcak birinin sağlam korunuyor olması gerekirdi. Kapımın çalması ile bilgisayarımı koyup tekrardan kilitleyip kapağı kapattım.

Kapıya yönelip delikten baktım gelen
Asir'di kapıya baş parmağımı okutup kapının açılması için şifremi girdim. Ardından kapının açılmasıyla Asir'i içeri alıp tekrar kapımı kilitledim. "Durum ne?" Diye sorduğunda saçlarımı düzeltip yerime oturdum.

"Hâlâ bir gelişme yok, öldürdüğüm kişilere bakıyorum fakat bu kadar geniş çevreleri yok. Buna birinin cesaret edebilmesi için çok geniş çevresi olması lazım. Yoksa kimse yapamaz." Asir sıkıntılı bir nefes verip yanıma oturdu. "Benim düşündüğüm biri var fakat o olabilir mi bilemiyorum."

Dediğinde hızla kafamı ona çevirdim gözlerimi kısıp ona bakarken tekrar konuştu. "Ahmet Zorlu." Yavaşça açılan gözlerimle ona baktım. "Buna cesaret edebilir mi?"

Asir eliyle çenesini ovuştururken bana baktı. "O adamdan her şeyi beklerim, bizim şirketimizi almak istediği için kininden her şeyi yapabilir. İçimize sızdırdığı ajandan bilgi topluyor olabilir."

Yaşadığım aydınlanma ile hemen kafamı toparlayıp odaklanmaya çalıştım.

"İçimize sızan adamı gözetim altına al Asir, ne yapıyor nereye gidiyor her adımını bilmek istiyorum, ben bugün Ahmet Bey ile bir görüşme düzenleyeceğim."

Üzerime takım elbisemi giydim, koluma Saat'imi takıp ayakkabılarımı ayağıma geçirdim. Hızla arabaya binip Ahmet Bey'in şirketine doğru yol aldım. Eğer buna cüret edebilen oysa, çok sürmeden beynini akıtacağımdan da emin olmalıydı. Şirketlerinin önüne geldiğimde arabayı teslim edip içeri girdim. Ahmet Bey koridorda bir kaç adamla konuşuyordu. Beni görmüş olacak ki adamla konuşmalarını sonlandırıp direkt yanıma geldi. El sıkıştıktan sonra gülümsedi.

"Vay Aren Bey sizi buralarda görmek ne kadar güzel, hayırdır?"

Hayır hayır, çok büyük bir sevap işleyeceğim.

"Yolumun üstüydü, size de uğramak istedim." Ahmet Bey'in üzerinde tedirgin bir gülümseme oluşmuştu. Gerçi haklıydı, ben asla bu şirkete adımımı atmazdım sırf düşman şirket olduğu için, fakat şuan biraz daha temkinli hareket etmem gerekirdi.

"Benim şirketime çok fazla uğramazdın, gel şöyle oturalım." Eliyle gösterdiği masaya oturdum. "Dediğim gibi yolumun üzerinde olduğu için uğramak istedim, sonuçta iş yapıyoruz dimi." Yakıcı bakışlarımın karşısında tedirgin gözler vardı. "İşleriniz nasıl, duyuyorum başarılarınızı." Geriye yaslandım.

"Şuanlık iyi teşekkürler, sizin? Sizin nasıl gidiyor işleriniz?" Beni takip etme işleriniz mi, yoksa şirket işleriniz mi Ahmet Bey? "Şuanlık iyi, bir şekilde ilerliyoruz tabii sizinle ortaklığımızı ortaya koysak daha büyük işler başarabilir-"

"Hayır, size daha önce de dedim, bizim şirketimiz sizin şirketinize ortak olmayacak, bu konuyu neden açıyorsunuz? İnsanların işlerine burnunuzu sokmayın Ahmet Bey. Ardından işin içinden çıkamaz bütün oklar size dönerse, mahvolursunuz."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 28, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ŞahmatHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin