7

8 8 0
                                        

Merhabalar. Umarım bölümü beğenirsiniz. İyi okumalar:))



O akşamın şüphe tohumları Saye'nin zihnine de kazındı. Defalarca yapbozu bozdu, bir araya getirdi. Ama hiçbirinde sonuca ulaşamadı. En sonunda yapboz da bir parçanın eksik olduğunu fark etti. Bu parçanın kim veya ne olduğunu bilmiyordu. Ama bilen birileri vardı. Saye artık o parçanın da peşindeydi. Notta yazan şeyi çözüp, emin olmalıydı. Emin olmalıydı çünkü kazanmak istiyordu.
Emin olmalıydı çünkü alınması gereken bir intikam vardı.

Emin olmalıydı çünkü... Çünkü artık onunla konuşmanın zamanı gelmişti.

Dakikalardır oturduğum yerden kalktım. Arkın gittiğinden beri eski evin salonunun ortasına oturuyordum. Ama daha fazla burada kalırsam, anılarım ve düşüncelerim beni bitirecekti. Bu aşikardı. Daha fazla düşünmeden motorumun kaskını başıma geçirip, gaza yüklendim. Bir süredir ertelediğim bu işi, artık halletmeliydim.

Eğer mesai saatleri uysaydı, ofisine giderdim. Mesai saati dışında ofiste pek takılmazdı. Tabi bu rahatlığı ofis onun olduğu içindi. O zaman geriye tek bir seçenek kalıyordu.

Düşünüp karar vermem sadece 10 saniye sürdü.
Eninde sonunda yanına geleceğimi biliyordu. Her hareketim onun merceği altındaydı. Aslında sadece benim değil, krallıklarında hareketlerinden haberdardı. Size daha önce de bahsettiğim o büyük tanıdık, birazdan karşınızda olacaktı.
Gideceğim yer için GPS'e ihtiyacım yoktu. Yıllardır konumunu hiç unutamamıştım zaten.

Normalde 40 dakika sürmesi gereken yol, benim için 25 dakika sürmüştü.
Yolda giderken yediğim küfürlerin hiç biri unrumda değildi. İstediğim tek şey, bu günün sonlanması ve evimin aydınlık huzuruna kavuşmaktı. Tabi kabuslarımın sahibi rahat verirse mümkün olurdu bu isteğim.

Terk edilmiş bir gökdelenin en üst katında bekliyordu. Burada olma sebebini sizin için bir hikayeyle taçlandırayım.

_________
02.05.2016

Yaş 15 dinle, beni en çok sen dinle. Öğle yemeği vaktinde gizli gizli kaçıp geldiğin sığınak karşında. Bu gökdelen senin kaç çığlığına, kaç tane yara izine şahit oldu?

Sayamayacak kadar çok olduğunu biliyorum. Dinle 15 yaş, bu zaferi en çok senin için kazanacağım.

Günlerden bir gün, bir öğle yemeği arası yine kaçmıştım.
Nedendir bilmem, bu gökdelen bana her zaman çok huzurlu gelmiştir. Halbuki buranın hissettirmesi gereken son his, huzurdu. Burası terk edilmiş bir gökdelen olduğundan bir sürü pis iş burada yapılıyormuş. Güldüm. Pis iş? pis iş dedikleri kendi saçmalıklarından başka bir şey değil halbuki. Ama akademide ki diğer çocuklar buna inanıyorlar.
Neyse, çokta umurumda değiller zaten. Neye inanıyorsalar inansınlar.
Üstümde ki lacivert kapüşonlunun cebinde ki kolye ile, biraz daha oynadım. Bu kolye annemindi. Bu o lanet geceden kurtarabildiğim tek şeydi.
Bu, içimdeki öfkeyi daha da ateşlendirdi.
Boş olan elimi yumruk haline getirdim.
Gözlerimi kapattım, kolyeyi sıktım ondan güç almak istermişçesine.

Bir kaç dakika sonra arkamda bir çift ayakkabı sesi duydum. Bu sesin kime ait olduğunu biliyordum. Yumruk olan elimi serbest bıraktım. Derin bir nefes aldım. Gözlerimi açıp manzaradan hiç ayırmadan, "Yine bulmuşsun beni. " dedim.
Tam yanımda durdu. Üstünde siyah kolları kıvrılmış bir gömlek, altında aynı renk bir pantolon vardı.
Ellerini cebine soktu. O da gözlerini manzaraya dikti.

" Seni her zaman bulurum Saye. Bunu biliyorsun. "
Haklıydı bunu biliyordum. Onu aradığım ve yardım istediğim gün, kaderimi belirlemiştim. Bu tabii ki de onun fikriydi. Benim düşüncelerim onun ki kadar kesinlik ve netlik içermiyordu.
Başımı olumsuz anlamda iki yana salladım.
" Hayır yanılıyorsun V. Kader zamanla değişiklik gösterir. "
Görmedim ama gülümsediğine emindim.
" Kader yaptığın her seçimle yeniden şekillenir, bu doğru. Ama yaptığın hiç bir seçim sonuçları değiştirmez. Güç yönetir Saye. Ama kaderi değiştiremez."
Kaşlarımı çattım. Ve daha fazla dayanamayıp V'ye döndüm. " Kader belliyse ve değişmiyorsa, biz neyin peşinde koşuyoruz V? '

VENEM ( İLK BÖLÜMLER DÜZENLENECEK)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin