Merhabalar umarım bölümü beğenirsiniz. İyi okumalar:)
⭐⭐
Son olarak parfümümü de sıktığımda tamamen hazırdım. Üstüme siyah kare yaka bir bluz, altıma ise siyah yırtmaçlı bir etek giymiştim. Hava soğuk olduğu için uzun kahverengi rugan çizmelerim ve kabanımda kombinime eşlik etmişti. Ve tabii ki de bir sürü takı takmıştım. Aynada son kez kendime baktığımda güzel duruyordum. Alp'in isteği üzerine arkadaşlarıyla buluşmaya gidiyordum. Onlarla tanışmamı istemiş, aynı zamanda kafamın dağılmasını umut etmişti.
Benim ne kadar buna inancım olmasa da, Alp inanıyordu işte.
Venem düşündüğümden çok farklıydı. Dürüst olmak gerekirse, buranın çok farklı bir havası olduğunu ve etrafımda herkesin tehlikeli kişiler olduğunu düşünüyordum. Ama gerçek tam tersiydi. Burada ki herkes bana oldukça sıcak davranıyordu. Özellikle de kraliçeyle, Ekin. Kraliçeye hala teyzem diyemiyordum. Bunun içten içe istesem de içimde bir şeyler engel oluyordu. İç çektim ve çantamı omzuma taktım.
Ekin'le aramızdaki buzlar ise yavaş yavaş çözülüyordu. Ne zaman bahsedilen bir konu hakkında fikir sahibi olmasam, yani Venem'e ait bir şey olsa, bana hemen tercümanlık yapıyordu. Durum hakkında beni bilgilendiriyor, yabancılık çekmememi sağlıyordu. Bu ona karşı olan ön yargımı yıkmış, yerine daha samimi bir şeyler inşa etmişti. Ama gördüğüm rüyayı da unutmuş değildim. Evet, Ekin kötü biri değildi ama sırları vardı. Ve ben kontrol edemediğim, bilinmezliklerle dolu birine koşulsuz güvenecek kadar salak değildim. Evet belki bir gün hepsini sevebilirdim hatta kader benden yanaysa bu karşılıklı olurdu. Ama güven? Asla. Bu içimde ki küçük kız çocuğuna ve V'ye haksızlık olurdu.
Her geçen gün Ekin hakkında ki düşüncelerim olumlu şekilde değişirken, Gizem ise hala aynı noktada duruyordu. O benim için hala kapalı bir kutuydu. Ve dürüst olmak gerekirse o kutuyu kırmak istiyordum. Her şeyin istediğim gibi gitmesi için onun etkisine ihtiyacım vardı.
Krallığın koruyucularının bir lideri olmasa da, her zaman son sözü söyleyen biri oluyordu. Bu kişinin başta Arkın olduğunu düşünmüştüm. Ama bu konuda yanıldığımı anlamak uzun sürmemişti. Gizem bir adım geride durarak bir iz bırakmadıklarından, sırtlarına efsunlu veya zehirli bir hançer yemeyeceklerinden emin oluyordu. Gizem krallığın koruyucularının da koruyucusuydu.
Bu onu gözümde daha ulaşılmaz bir yere çıkarıyordu. Bu oyun oynama arzumu parlatıyordu ama planımın sınırlarından dışarı çıkmayacaktım. Sakin ve sağduyulu olmalıydım. Yıllardır, haftalardır yaptığım gibi.
SUS krallığı hakkında en sinirimi bozan şey ise, saraydan çıkmak için yetkili birinin iznine ihtiyacım olması gerektiğiydi. Birkaç kere bu kurala uymaya çalışmıştım ama yapamayınca kuralları bir kenara itmiştim. Güvenliklere ve kameralara gözükmeden çıkmanın bir yolunu bulmuştum. Yangın merdivenlerini kullanarak giriş katına indim. Kameralar yangın merdiveninde bulunmuyordu. Bu değerli bilgiyi de tatlı sohbetime dalıp ağzından kaçıran bir çalışandan öğrenmiştim. Kapıyı açtım ve gölgelerime etrafı kontrol etmelerine izin verdim. Herhangi bir canlı izi yoktu.
Muhtemelen devriye değişimi saatlerine denk gelmiştim.
Sonrasında ise çıkmak çok kolay oldu. Gölgelerimi bir paravan olarak kullanarak dışarı çıktım. Henüz bir arabam yoktu, bundan dolayı saraydan çıktıktan bir kaç yüz metre yürüdükten sonra Alp'in beni almak için geldiği arabayı gördüm. Siyah bir Audi'ye benziyordu. Ama markası neydi tabi ki bilmiyordum.
Buraya alışmaktan daha zor olan bir şey varsa, burayı tanımaktı.
Arabaya soluk soluğa bindim. Kızgın ama alaylı bir tonlamayla konuştum. " Alp beni restoranda bekleseydin ya. Hiç gelmeye zahmet etmeseydin! " Kesinlikle haklıydım. Topuklularla kim bilir kaç yüz metre yürümüştüm!
Alp yüzünde tedirgin bir ifadeyle etrafa bakınırken konuştu. " Abartma Saye. " dedi. Söylediklerine göz devirirken çoktan yola çıkmıştık. " Semtihe'den niye bu kadar korkuyorsun anlayamıyorum." diye mırıldandım. Cevap vermedi ama homurdandığını duydum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
VENEM ( İLK BÖLÜMLER DÜZENLENECEK)
FantasyVenem 11/01/1672: Yıllar yıllar önce Venem'e bir kar tanesi düştü. Uzun süredir beklenen kış, kendini şimdi gösteriyordu. Tüm Venem halkı bu durumun uğur olduğunu düşünmüştü. Lakin durum öyle değildi. Bu kar tanesi değişimin ve başlangıcın belir...
