⋆
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
⠀⠀
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Arabanın sallantısıyla başımı yasladığım camdan çektim. Başımı çarpmak istemiyordum. Dışarıda, geride bıraktığımız binalar, arabalar, trafikten başka bir şey yoktu. Birde arkamızdan ve yanımızdan gelen siyah arabalar hariç.
Şeytan diyordu atla arabadan ne olursa olsun ama canım tatlıydı benim. Ne gerek vardı öyle şeylere değil mi?
Uyandığımda yatağımda, üzerim ince bir yorgan örtülüydü. Benim de koltukta uyuduğumu sayarsak bunun kimin yaptığını anlamak çok da zor değildi. Turgay geleceğini söylemişti ve gelmişti, yatağa taşımış, üzerimi örtmüştü. O yüzden bunun farkındalığıyla güne hiç de güzel başlamamıştım.
İçten içe bunu tatlı bulduğum gerçeğini bastırmaya çalışıyordum.
Günüm berbat başlamış ve berbat devam ediyordu.
Uyandıktan kısa bir süre sonra kahvaltıda aynı masadaydık ve tabağımı bitirmem konusunda olan o ısrarı beni çileden çıkarmış, sinirle kalkmıştım oradan. Ciddi ciddi, sanki her şey normalmiş gibi önümdeki yemeğe karışmıştı ve bunun şoku hala üstümdeydi. Daha sonraysa odaya gelişi ve benim beni bırakmasını söyleyişlerimi, telefonumu isteyişlerimi es geçip görmezden gelmesine daha bir sinirlenmiş sinir krizinin eşiğinden dönmüştüm. Babalık taslıyordu kendince ve ben henüz ortada bir şey yokken bu tavırlarına deli oluyordum.
Bu adam beni hasta edecekti. Kesinlikle ben bir denektim ve Turgay adlı bu adam insanları ne kadar sinir edebiliyor hadi bakalım diyerek işe kalkışmış bilim insanlarının eline düşmüştüm.
Odaya gelişinin ardından öğlene doğruysa, benim odadan hiç çıkmadığımı öne sunarak ziyarete gelmiş, dna testi yapmak için hazırlanmamı söylemişti ve dün konuşmak istediği meselenin de bu olduğunu söylemişti. Buraya kadar sorun yoktu fakat annemi istediğimi söylemem, onun da gelmesini istemem, veya tekrar aynı şeyleri tekrar etmemden kaynaklı agresifleşmişti. O agresifleşince bende rahat duramamış ilk defa sesimi yükseltip bağırarak konuşmuştum. İlk kez ondan korkmadığımı, gerilmediğimi o an fark etmiştim.
Aslında aramız baya baya bir gerilmişti. Ve ben geri adım atmamıştım. Bunun sebebi ona alışıyor olmam değildi elbette. Sadece bana güven veriyordu ne kadar kabul etmek istemesemde. Bundan kaynaklı ona karşı artık daha rahat gibiydim. En azından bağırabiliyor, sesimi çıkarabiliyordum çekinmeden.
Sonuç olaraksa beni zorla arabaya bindirerek hastaneye götürüyordu. Tam şu an. Hayatımda gördüğüm ilk ve tek zorbaydı. Baba adı altında beni kafesliyormuş gibi hissediyordum ki sanırım bunun en büyük sebebi onun alışılmadık ilgisiydi.
Fazla ilgiliydi.
Şoför koltuğunda, yanımda oturmuş üzerinde her zamanki gibi beyaz gömlek ve koyu kahve pantolonla surat asıyordu. Kaşları çatık, büyük eli direksiyonda yolu izliyordu. Sinirliydi ama bence ben daha çok sinirli olmalıydım. O neden sinirleniyordu?
Sürekli tekrar ettiğim şeyler, gitmek istiyor olmam, annemle konuşmak istiyor olmam, beni burada zorla tutamayacak olmasını söylemem zoruna gidiyordu herhalde beyefendinin. Bana o şefkatli dokunuşlarıyla dokunmasına, bakmasına bile izin vermeyecektim bu saatten sonra.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LEYÂL
General FictionNe adam bir daha cebinde ezilmiş papatyalar buldu, ne de kız ezdiği papatyaları hatırladı. ❁
