6 - ❁

7.1K 368 36
                                        

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
⠀⠀

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

"Yanlış eve mi geldin?" diye bir mırıltı kaçtı ağzımdan. Çünkü yani belki de yanlış eve geldiğinden ve beni kendi evi sandığı evde görmesinden dolayı sinirli, öfkeliydi. O yüzden ittirmiş olabilir miydi? Çok mu sarhoştu acaba? Dışarıdaki adamlara söylemeli miydim?

Tedirgindim karşımdaki adam yüzünden. Ne yalan söyleyeyim tırsmıştım.

Karşımdakiyse eli iki yanında, kaşları çatık, gözleri öfke doluyken kaşları sorgulayıcı bir ifadeyle çatılı hâlde bana bakıyor duruyordu direkt. Üzerime atlayıp bir yerinden bıçak çıkarıp bana saplamasının ihtimali yüzde kaçtı?

"Kimsin dedim?" Sürekli bu ses tonuyla konuşursa eğer yukarı kaçacaktım galiba. Hem o kimdi de bana kim olduğumu soruyordu ya? O kimdi asıl?

"Sen kimsin asıl?" diye sordum kendime engel olamayarak, kaşlarım çatılı.

Oysa sanki ben burada horon tepsem bile ifadesini bozmayacak gibiydi cidden. Asla mimikleri değişmiyordu. Beni duyduğundan bile şüpheliydim. Kafası içkiden gidik desem, o kadar dik duruyordu ki sarhoş diyemezdim ilk halini görmeseydim. Üzerime doğru adımlar atmasıyla çatılı kaşlarım düzeldi ve anlaşmaya geçtim hemen.

"Adım Leyal benim. Hiç kimse değilim ben, gidiyordum şimdi. Siz keyfinize bakın cidden, oturun." Saçmaladığımı bile bile yavaşça adama doğru yürüyüp elimle salondaki koltuğu gösterdim. Hızlıca yanından koşarak geçer, kapıdan çıkardım. Sonrası.. gelirdi işte.

Kafamdaki yarım yamalak planım kolumun sertçe tutulmasıyla ve çekiştirilmemle son buldu. Dudaklarım aralandı.

"Adın Leyal mi?"

Yüz yüze geldiğimizde kaşlarım çatıldı. Bu soruyu sorması için çekiştirmesine gerek var mıydı? Kolumu hafifçe oynatarak dokunuşundan kurtulmaya çalıştım ama bırakmadı.

Kaşları çatık değildi bu sefer. Şaşkın göründüğünü bile söyleyebilirdim hatta. Sadece tereddütlüydü, belliydi. Gözleri hafif büyümüştü ve göz rengini netçe görebiliyordum. Koyu kahveydi.

"Evet," diyerek kolumu sertçe geriye çektim. "bir daha dokunma bana." Geriye doğru adımlar attığımda engel bile olmadı. Duraksayan, şaşkın ifadesini garipsedim. Beni birisiyle mi karıştırıyordu? Tuhaf davranıyordu.

Bu kimdi ki şimdi? Ben bununla mı uğraşacaktım birde? Seslice ofladım rahatsızlığımı belirtmek için. Direkt kapıdan çıkıp koşamazdım, dışarıdaki adamlar izin vermezdi. Gizli planımın içine etmişti bu kimse.

Bir anda durdu. Baştan aşağı süzdü beni. Kaşları çatıldı. Sarhoş değil miydi bu?

"Ne işin var burada?" Sorgu tonlu cümlesiyle duraksadım. Ne diyecektim? Evin sahibi beni kaçırdı falan mı? Hiçbir şey demeyecek ve koşarak bahçeden çıkacaktım.

Sonra da yakalanacaktın Leyal. Aferin.

Bu Turgay adamı neredeydi? Dişlerimi dudağıma geçirerek kollarımı göğsümde bağladım. Gergin hissediyordum.

LEYÂL  Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin