11 - ❁

6.3K 350 66
                                        

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
⠀⠀

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ


Büyük, koca ve lüks alan, kısık jazz müzikle yankılanıyordu. Barmen elindeki bezle bardakları silerek yerleştiriyor, tek tük etrafta oturan insanlar içkilerini, kokteyllerini midelerine gönderiyor sessizlik içinde konuşuyorlardı. Bazıları kendi halinde kumara dalmışken, etraftaki kadınlar kumar masasının etrafında eğlenerek gülüşüyorlardı. Fakat bu koca binanın alt katı buranın tam zıttıydı.

Koca ve aydınlık alanın kenarında olan demir gri kapıdan içeri girdiğinizde sizi tek karşılayacak şey önünüzü zar zor göreceğiniz kırmızı ışık ve dik merdivenler. Alışık olan hiç kimse pek zorlanmazdı buradan aşağıya inerken. Yeni gelenler için fazlasıyla zorlayıcı bir girişti. Aşağıya indiğiniz anda ise önünüze koca bir alan ve kapının önünde duran iki bodyguard çıkacaktı. Uzun süre yüzlerindeki ifadesizlikle, kulaklarında ki kulaklık ve iri bedenlerini saran takım elbiseleriyle ürkütücü göründüğünü söyleyebilirdiniz.

Tam o alanın ortasında ve içeride, yukarı katın aksine bangır bangır çalan ve kulak çınlatan yüksek müzik, bağıran ve gülüşün insanlar, alkol, büyük kumarlar, silahlar, uyuşturucular, sigaralar görürdünüz. Sonra burnunuza berbat bir koku dolardı ve bu alanda bir süre kaldığınızda burnunuz bu kokuyu umursamazdı.

"Hay siktiğimin çocuğu. İşi doğru düzgün yapamıyor ki amına koyayım. Başka işe verelim yemin ederim ben uğraşamam." Sitemle sesini yükseltmek için bağıran ve elindeki tekilayı midesine gönderen Sinan arkasına yaslandı. Sıfır kollu siyah tişörtünden kollarını kaplayan karışık dövmeler, boynuna kadar uzanıyordu. Keskin yüz hatları, hafif kemikli burnu ve şekilli dudakları, kaslı bedeniyle ortamdaki bir çok kadının ilgisini çekiyordu her zamanki gibi.

Koray ağzındaki uyuşturucu dolu sigarayı dudaklarına götürüp masanın üzerindeki şişeden kendine doldurmaya başladı. Parmağını saran gümüş yüzükleri gördüğünüzde yüzükleri fazlasıyla sevdiğini söyleyebilirdiniz. "Çocuk yeni başladı, ve bu Ardınç iti de bize verdi eğitelim diye. Girmiyor mu aklına oğlum?" Koray ince kaşları çatık, iri gözleriyle bakındı Sinan'a. Tüm bedenini kaplayan lacivert bir tişört dirseklerine kadar uzanıyordu. Simsiyah saçları geriye yatırılmıştı fakat ortamda fazla bulunduğundan ve gelen geçen her kızı kucağına çektiğinden dağılmıştı saçları.

"Sizde yeniydiniz bir zamanlar."

Eli kaçıncı olduğunu bilmediği sigarasında, gözleri kısık etrafta ve her zamanki yerinde, koltuğa yaslanmış koca beden gözlerini gezdirdi etrafta. Herkes yarınları yok gibi içiyor, paraları bitmezmiş gibi kumar oynuyor, dans ediyor, bağırarak gülüşüyorlardı.

Sinan, Ardınç'ın söylediği cümleyr karşılık gözlerini devirdi ve elindeki bardağı dikti kafasına.

"Yahu kardeşim yeniydik yeni olmasına da, geri de kalmadı mı o günler. Amele miyiz biz? Her yeni gelenle biz mu uğraşacağız amına koyayım." Her zamanki şikayetçi hâlleri, sert ses tonuyla kahve tonlarındaki uzun saçlarını elindeki tokayla topladı. Kulağının hafif altına gelen saçlarının ona yakıştığını düşünüyordu Koray'ın aksine. Koray'ın ne düşündüğü sikinde değildi gerçi.

"Doğru diyor." diye mırıldandı Koray dudaklarındaki sigarayı titreyen parmaklarının arasına alarak.

"Yapabileceğim bir şey var mı sence? Babam işte. Uğraşıyor." Sinirle, kaşlarını çatarak karşısındaki adamlara bakan Ardınç onlardan bir cevap gelmeyince önüne döndü tekrar.

LEYÂL  Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin