14

84 4 9
                                        

Şarkı bulamadım idare edin

...

Hyunjin 180 ile gidiyordu arkadaşını almak için. Fakat o çok iyi bir sürücüydü -hem arabada hem yatakta 😛- ve kaza yapması mümkün değildi. Trafikteki arabaların yanından teğet geçiyordu.

"Biraz daha hızlı giderse bana çarpacak herhalde..."

Kapısının önünde bekleyen Jeongin kendi kendine konuşmuştu. Neyse ki araba tam önünde durmuştu.

"Geç mi kaldım?"

...

İkili şirkete girmişti. Jeongin şirkete aşina olduğu için çoğu kişiyi tanıyordu. Şirket mutfağından geçtiler. Mutfakta Seungmin kendine kahve yapıyordu. Jeongin'i görür görmez, gözleri büyüdü.

"Jeongin? Ne yapıyorsun burada?"

"Arkadaşımın iş yerine geldim, n'olmuş?"

"Ben de getirirdim seni. Hyunjin Bey'i yormasaydın."

Bunları söylerken Hyunjin'e bakıp gülümsemişti Seungmin.

"Pfff... Geldim işte, boşver."

"Gıcık."

Anlayacağınız üzere, Seungmin Jeongin'in abisiydi. Seungmin'in Hyunjin'e çok büyük bir saygısı vardı, Jeongin'i o götürse daha uygun olacağını düşünüyordu. Hyunjin ile Jeongin'in en  yakın arkadaş olmalarını göz önünde bulundurmamıştı.
 
...

Üçü Hyunjin'in odasında oturmuş, sohbet etneye başlamıştı. Laf ortasında Jeongin Hyunjin'e  kafasına takılan, unuttuğu, o an tekrar aklına gelen soruyu sormuştu.

"Bu arada, aklıma gelmişken, eski sevgilin kim? Şirkettendir herhalde di'mi?"

"Evet, evet. Şirketten."

"Felix'ten mi bahsediyorsunuz?"

Hyunjin kafasıyla onaylamıştı Seungmin'i.

"Felix mi? Koreli değil herhalde."

"Avustralyalı."

...

Üçlü sohbete dalıp gitmişken birden Hyunjin'in telefonu çaldı. Arayan Minho'ydu. Telefonu hiç bekletmeden açtı.

"Efendim."

"Felix geldi."

Fısıldayarak konuşmuştu Minho.

"Süper. Sağol"

"Manipülatif herif..."

...

Çalışan Felix ve Jisung'un odasına giren Jeongin, onları biraz süzmüştü. Kapı açılma sesini duyan Felix ile Jisung şaşkınlıkla Jeongin'in sırıtan suratına bakmıştı. Jeongin'in arkasından Hyunjin de girip konuşmaya başlamıştı.

"Ah, sana buraya gelme demedim mi, güzelim? Galiba şirketi keşfetmek için çok heyecanlısın."

"Güzelim" mi?  "Güzelim"...
Bu kelime sadece Felix için değil miydi? Neden? Neden başka birisine bu kelimeyle hitap ediyordu?

"Ayy... Özür dilerim bebeğimm! Biraz merak ettim, o kadar!"

"Gidelim meleğim... Size iyi çalışmalar."

Felix iki uzun adamın odadan çıkmasını izledi. Meleğim... Meleğim de demişti Hyunjin ona. Hani melek Felix idi? Neden? Neden..?

"N-Nasıl?"

"Ne nasıl? Sevgilisi işte."

"Ama..."

"Ama ne? Senin için doğru olan kişi o değil... Anla artık."

Jisung'un laflarının karşısında dili tutulan Felix kalbinin parçalandığını hissediyordu. Evet, kendi isteğiyle ayrılmıştı Hyunjin'den. Ama hâlâ seviyordu onu ve kendisi de neden ilişkilerini kendi öz iradesiyle bitirdiğini sorgular olmuştu

...

Hyunjin sinsi gülüşlerle odasında, tekerlekli sandalyesinde dönüp duruyordu. Bu işten gerçekten zevk alıyordu, Jeongin'in aksine. Hyunjin'in bu şerefsiz davranışı içten içe midesini bulandırıyordu. Gerçi neden ve nasıl ayrıldıklarını bilmese de Hyunjin'e asla hak vermiyordu. Ondan soğumuştu.

rrring rrring rrring

Bu ses Hyunjin'in son model telefonundan geliyordu. Arayan Changbin'di. Hyunjin'in sabahtan beri üst üste aramalarına daha yeni cevap veriyordu.

"Alo?"

"Hyunjin... Ah... Kafam çok ağrıyordu. Daha yeni ayılabildim..."

"Ne yaptın da bu kadar ağrıyor sanki?"

Changbin bu soruya kurnaz bir kıkırdama eşliğinde yanıt verdi.

"Sadece 'eğlenceli' bir gece geçirdim diyelim..."

Hyunjin bu yanıta sırıtmadan edememişti.

"Escortcu pislik..."

"Yok, escort değil de..."

"Ne?"

"...Jigolo mu desem ki?.."

"..."

"..."

"Of tamam kapat şu konuyu, gel sadece."

...

Birkaç saat sonra Changbin gelmişti. Şirket kapısından içeri girdi. Hızlıca Hyunjin'in odasına daldı. Jeongin meraklı gözlerini kocaman açıp Changbin'e baktı ve bir süre sonra meraklı gözlerin yerini tilki gibi sinsi gözleri aldı.

"Changbin Bey~"

Ayağa kalkıp Changbin'in dibine giren Jeongin sormuştu;

"Nasıl oldunuz? Dün gece bayağı bir yorgundunuz ben giderken..."

"Tanıyamadım?.."

"Ahh... Nasıl olur da unutursunuz?"

Jeongin gözleri görünecek şekilde elleriyle yüzünün üst kısmını kapattı. Artık Changbin'in hafızasında Jeongin'in yüzü oturmuştu. Yanakları nar gibi kızardı.

"Bu şirin tilki gözlerimi nasıl olur da hatırlamazsınız?~"

...

Arkişlar ben lgs öğrencisiyim atamıyom çok prdn

Boss/Hyunlix Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin