Okula gelmiştik.
Herkes Taehyun ve bana bakıyordu. Sevgili olduğumuzu öğrenmişti herkes ama ikimizin de umrunda değildi.
Yaklaşık bir ay geçmişti. Yaşadığımız şeyleri atlatıp hayatımıza devam etmeye çalışıyorduk. Herkes kendi halindeydi artık. Yine beraber takılıyorduk ama herkesin çalışması gereken vizeler olduğu için çok fazla birlikte vakit geçirmek mümkün olmuyordu.
Taehyun ile beraber kantinde oturuyorduk. Ders arasıydı. Kolu omzundaydı ve başım göğsündeydi. Huzurlu hissediyordum. Bana ilk defa güzel hisleri o tattırmıştı. Onu ciddi anlamda çok seviyordum. Her şeyimdi.
Bana karşı o kadar ilgiliydi ki. Alıp göğsüme sokmak istiyordum onu.
"Selam kanka."
Masaya gelip bir sandalye çekerek oturan Huening'e bakmış ve gülümsemiştim. Taehyun da benim gibi hafifçe gülümsedi ve selam vermişti.
"Siz olmuşsunuz iyice."
Dediği şey ile hafif utanmıştım. Taehyun benim aksime gayet rahat bir tavırla saçlarımdan öptü.
"Olduk."
Aniden kantine giren ikili ile herkesin bakışları onlara döndü. Hasiktir bunlar ne ara bu kadar yakın olmuşlardı?
"Selam."
Yeonjun ve soobin beraber masaya oturduklarında sessizlik oluştu. Hepimiz şaşkın şaşkın ikisine bakıyorduk.
Bu okulda cidden kimin kiminle ne olacağı hiç belli olmuyordu. Bu ikisinde de vardı bir şeyler.
"Selam size de."
Taehyun, soobin'in verdiği selama karşılık selam verdiğinde bakışları yeonjun'a dönmüştü.
"Nasılsın?"
Yeonjun, Taehyun'un sorusuna karşılık umursamaz bir şekilde "stabil." Demişti.
Hâlâ bize karşı mesafeliydi. Bu masaya Soobin'in zoru ile oturduğuna emindim.
Yine de artık bir aradaydık. Bu yeterliydi.
"Gel. "
Sunoo, yanında duran jongsungg'un kolundan çekiştirerek masaya oturttuğunda çocuk gülmüştü.
"Siz bayağı yakın oldunuz bakıyorum da."
Soobin'in söylediği şeye karşılık sunoo güldü. "Evet, en yakın ikinci arkadaşım artık." Jongsungg'un omzunu sıkarak söylediği şey ile huening öksürmeye başlamıştı.
"Birincisi sensin tabi, aptal."
Huening, bu cevaba karşılık hafifçe gülerek jongsungg'a bakmıştı. "Taht hâlâ bende. Ayağını denk al." Demişti.
Bu dediğine hepimiz seslice gülmüştük. Soobin ve Yeonjun asla sohbete dahil olmuyor, kendi aralarında bir şeyler konuşuyorlardı.
Sevgili mi arkadaş mı olduklarını bilmiyordum ama tatlılardı. Yeonjun'un yüzündeki yaralar iyileşmişti tamamen.
***
"Siktir."
Dudaklarını ısıran çocuğa karşılık seslice inleyerek kucağındaki bedenin kalçasını sıktı.
Nefes nefese birbirlerini öpmeye devam ediyorlardı. Yeonjun, kucağında oturduğu bedenin kasıklarına doğru kendisini bastırdığı zaman Soobin tekrardan inlemişti.
Soobin'in evinde, onun odasındaydılar.
Okulda doğru düzgün hiç vakit geçiremiyorlardı. Bu yüzden birbirlerine olan özlemleri artmıştı. Acısını çıkartıyorlardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Espresso | Taegyu
FanfictionTaehyun kızlardan hoşlanıyordu. Yani öyle olduğunu düşünüyordu. -Minific-
