He told me sweet lies of sweet loves..
"Ya yine kavga ederlerse, öleceğim meraktan " dedim odanın içinde 5. turumu atarken.
Hinata yayıldığı yatağımdan doğrulup başını Kageyama 'nın omzuna yasladı.
"Kaç defa diyeceğiz Iwa abi var yanlarında hem Akaashi ve Oikawa konuşmuş o davar abinle" dedi oflayarak.
"Öyle mi diyorsun ya .. ama bu sessizlik geriyor beni sizde anca oturuyorsunuz yani."
"Bizde meraklı değiliz bu daracık yerde kös kös oturmaya " dedi Kageyama telefondan başını kaldırırken.
"Öyle mi sütçü çocuk, seni abinin yanına alalım o zaman." dedim ve telaşla pencerenin önündeki pufa oturdum. Ne yapsam yapayım sakinleşemiyordum bir türlü.
"Aman aman kalsın araya falan kaynarım şimdi." dedi Kageyama bir elini Hinata'nin omzuna atarken.
"Salak seni " demişti Hinata kıkırdayarak. Benim burda içim içimi yerken bunlar gülüşüyorlardı.. Hayat hiç adil değildi gerçekten.
"Ya gülmesenize şurada ciddi bi s-" camdan gelen takırtıyla sözüm yarıda kalmıştı. Akşam saatleri olduğu için biraz ürpermiştim, kim olabilirdi ki bu saatte?
"Geri çekilin siz, ben bakarım " dedi Kageyama eliyle bize geride durmamızı işaret ederek.
"Davar.." dedim dişlerimin arasından.
"Aynı abisi" dedi Hinata bu dediğime. Kıkırdayıp belini dürttüm.
O sırada Kageyama masamdaki lambayı eline almış yavaşça cama doğru yaklaşıyordu. Kabul etmek istemesem de bu cesareti aynı abisiydi.
Her bir adımı yavaş attığından ortamdaki gergin havayı daha çok körlüyor, daha bir aksiyon yaratıyordu. Biz ise yatağın arkasına geçmiş kafamızı hafif kaldırarak Kageyama'nın hareketlerini izliyorduk.
"Hadi artık ağaç olduk" dedi Hinata fısıldayarak.
"Şşş.. eğin başınızı dedim." dedi öfkeyle. Belli etmese de o da korkuyordu anlaşılan. Sonunda hızlıca cami açıp yangın merdivenine doğru yüksek sesle bağırdı.
"Kim var lan orda,"
"Abiye lan denir mi oğlum, böyle mi öğrettim sana" dedi camın dışından gelen iri ve bir o kadar da tanıdık ses.
Omi..
Onun sesini duymamla yatağın altından hızla fırladım. Üstüme çeki düzen verip yalandan sarı saçlarımı düzelttim.
Kafasını eğerek yavaşça camdan içeri girdi. Güzel kokusu burnuma geldiğinde demir tozlarının mıknatısa anında yapıştığı gibi üstüne atlamak istiyordum bende.
Üstüne tam oturan deri ceketinin omuzlarını çırpıp saçlarını karıştırdıktan sonra derin gözlerini üstüme dikti. Yoğun bakışlarla beni hızlıca süzdükten sonra boğazını temizledi.
Sonunda gözlerini benden çekip Kageyama'ya baktığında içimden derin bir Oh çektim.
"Sen miydin abi başkası sandık bizde" dedi Kageyama elindeki lambayı tekrar masamın üstüne koyarak.
"Sürpriz yapayım dedim de siz napiyorsunuz burda?" dedi siyah gözlerini Hinata ve ikisinde gezdirerek.
Hinata durumu anlayıp hızla yanımdan ayrıldı ve Kageyama'ya doğru ilerledi.
"Bizde tam aşağı iniyorduk dizimiz başladı başlayacak Sakusa abi, değil mi Kageyama" dedi Kageyamaya iğneli bir bakış atarak.
Kageyama bir abisine bir Hinataya bakıp Hinatanın elini tuttu. Yavaşça kapıya doğru ilerlerken konuştu.
" Evet abi niye tutuyorsun bizi diziyi kaçıracağız"
Göz açıp kapayıncaya kadar odadan çıkıp aşağı inmişlerdi bile. İşte şimdi nefes kesici kokusuyla bayılmak üzere olduğum adam ve ben baş başaydık.
Camı kapatıp hemen yanındaki yumuşak pufuma eğildi. Uzun bacaklarını yana doğru açarak oturmuş gözlerini yeniden bana dikmişti. Ardından iki eliyle bacağının üstüne vurup yavaşça sırıttı.
"Ee.. gelmeyecek misin ?"
Duyduğum cümleyle hafif şoka uğrasam da ben dünden hazırdım oraya oturmaya.. Uzun bacaklarında bir kedi gibi sürtünüp ellerimi kasıklarında oyalamaya.. Kollarımı boynuna dolayıp kalçamı kucağında oynatmaya..
"Atsumu? .." kıkırdadı. "Yine daldın bakıyorum" dedi sesindeki neşeyle.
DUR!! KAC DAKIKADIR OYLECE DURUYORUM BEN?!?!
Utançtan kırmızıya boyanan yüzümü boşverip yavaşça yanına doğru ilerledim. Artık onun da bu yüze alıştığını sanıyorum..
Bacağının tekine oturduğumda siyah gözleri parlamıştı. Hemen sonra elini belime dolayıp yavaşça sarmaladıktan sonra diğer eliyle de bacaklarımdan tutup beni tamamen kucağına yerleştirdi.
Parmaklarını sarı saçlarımdan geçirip çukurunda ölmek istediğim gamzelerini gösterdi.
"Abinle olan konuşmamızı sormayacak mısın?"
Abim.. Heyecandan asıl meseleyi unutmuştum resmen. Harbi.. abim nasıl hala gelip bizi basmamıştı..
"Yoksa.. Bir dakika gerçekten mi?!" dedim yüksek sesle. Eğer gerçekten abim izin verdiyse şu an ölebilirdim.
Verdiğim tepkiye gülümseyip sıkıca sarılmıştı. Kollarını belimden ayırmadan başını omzuma yasladı.
"Evet Atsu, gerçekten.. Hem sana söz vermiştim unuttun mu?"
Mutluluktan dolan gözlerimi saklamaya çalışırken dünkü verdiği sözü hatırladım. Bugün birlikte uyuyacaktık!!
Kendimi geriye atarak yüz yüze gelmemizi sağladım.
Hala inanamiyordum şu an yaşanılana."Omi emin misin buna abimin izin verdiğine, hani benim abim bildiğin abim?.. Miya Osamu??"
"Eminim güzelim daha yeni konuştuk işte bizim çocukların yanından geliyorum bende." dedi ellerimi okşayarak.
"Nasıl yani beraber mi uyuyacağız şimdi?" dedim hala inanamayarak.
Başını eğip çeneme küçük bir öpücük bıraktı. Ardından kulaklarıma doğru yanaşarak tok sesiyle mırıldandı.
"Bütün gece uyumayıp başka ne yapacağız ki.."
Sesi tenime değdiğinde sanki bütün hücrelerim uyarılmış, damarımda akan kan durmuştu.
Kızaran yüzüme aldırmayıp gözlerimi beyaz, kemikli yüzünde gezdirmeye başladım.
Onu onun asla tahmin edemeyeceği kadar istiyordum.
Aniden duyduğum kapı tıklatma sesiyle olduğum yerde donakalmıştım.
"Abi, Suna abigil geldi tatlı yapmışlar sizi de çağırıyolar"
Elimle ağzımı kapatarak hafifçe öksürdükten sonra yavaşça kucağından kalktım. O da söylenerek puftan kalkmıştı. Kaşlarını öfkeyle çatıp oldukça yüksek sesle bağırdı.
"Geliyoruz abicim sen in aşağı"
Seslice güldüğümde şaşkınca bana bakmıştı.
"Abicim mi? Omi iyi olduğuna emin misin,""Aslında bende şaşırmadım değil kendime" dedi o da gülmeye başlayarak.
Odadan çıkarken kolunu belime atıp beni kendisine çekti ve beraber aşağı inmeye başladık..
●●●
ALLAHIM DUNYANIN EN IYI CIFTI OLUYORLAR
KAVUSTULAR SUKUR AGLICAM SIMDIDevam edecek..
Oylamayı unutmayınXoxo

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Balkona Çık | sakuatsu
FanfictionYıllarca doğru sandığım yanlış yüzüme kaynar su gibi çarpmıştı. Aynı anda şaşkınlık ve mutluluğu kalbim algılamıyor sadece ellerimdeki bilekliğe bakıyordum. Yaprakları ve sapı zümrüt , çiçeği çeşitli pembe elmaslarla süslenmiş lale motifli bilekliğe...