14-

574 42 39
                                        

Yazarın(benim) gözünden;

Taehyung son 24 saattir oturduğu yerden hiç kalkmadan bekliyordu. Ve son 24 saattir hissettiği duygular çok karışıktı.

Korku, endişe, sinir, nefret, kin ve aşk..

İlk defa endişeliydi Taehyung. İlk defa birisini kaybetme korkusu yaşıyordu. İlk defa bu bilinmemezliğe lanetler okuyordu.

Çünkü ilk defa aşk denilen duyguyu hissetmişti.

Aslında olanlar çok garipti. Kimse bir şey anlayamadan onlarca duygu ile tanışmışlardı.

En başından düşünmek gerekirse, Bay Jeon yani Jungkook'un babası ileri gelen bir mafya lideriydi. Tabii onun kadar iyi olan diğer lider de Bay Kim.

İkisi sürekli yarış halindeydiler. Birbirlerine verdiği zararların haddi hesabı yoktu. Ve burada iyi mafya ve kötü mafya vardı.

Mafyanın iyisi mi olur demeyin hiç. Bay Kim asla kadına ve çocuğa zarar vermezdi. Haksız yere kimseye zarar vermezdi. Gerçekten hak edenler cezasını çekerdi.

Ama Bay Jeon öyle miydi? Çok hırslı birisiydi. Kendisi yoktan var olmuştu resmen. İlk başlarda ki yoksulluğunu milyonlara, milyarlara, trilyonlara katlamıştı. Eh sonuç olarak bu servet için yapamayacağı şey kalmıyordu.

Bay Jeon ise asla akla gelmeyecek şeyi yaptı. Bay Kim'i katletti. Ve bunun intikamını en iyi şekilde alacak oğlu Kim Taehyung'tu.

Kim Taehyung intikamını almıştı, onları büyük bir iflasa sürüklemişti. Ama bu ona yetmemişti. Kim ailesinin öfkesi geçmiyordu.

Bir de Taehyung'un sevgilisi Sun Hee. İşin aslına gelirsek Sun Hee Taehyung'u yalnızca ilgi kaynağı olarak görüyordu. Aşık değildi, farklı kişiler ile yatıyordu. Yani Taehyung'u aldatıyordu. Ama Taehyung hem zengindi, hem de ilgisini veriyordu.

Eh Taehyung da bunu aşk sanıyordu. Ta ki Jungkook ile tanışana kadar. Jungkook ufakken kaza ile Sun Hee'nin ölümüne sebep olmuştu. Ve Taehyung eski sevgilisinin intikamı için Jungkook'un büyümesini bekliyordu.

Bu sayede hem babasının hem de eski sevgilisinin intikamını alacaktı.

Ama işler istediği gibi gitmemişti. O gün okulda Jungkook'u öldürtmek istemişti. Onlarca adamını topladı ve silahlar hazırlattı. İlk vuruşta yanlış bir çocuğu vurmuşlardı. Çocuk yaşıyordu ve tüm masraflarını Taehyung ödemişti.

Daha sonrasında Jungkook'u görmüştü. Ve eş zamanlı olarak ona doğrultulan silahı. İçini anlamayamadığı bir duygu kaplamıştı. O an hiç bir şey düşünmeden atlamıştı kurşunun önüne.

Ne oldu ise sonrasında oldu zaten.

Taehyung bu sefer Jungkook'u üzereki intikam almak istedi. Bu yüzden onu intikam için kullanacaktı. Ama unuttuğu şey ise, çoktan Jungkook'a tutulduğuydu.

Bunu son iki aydır, Jungkook onu terk ettiği gün anlamıştı. O hiç Sun Hee'nin kokusunu özlemedi. Hiç bir saniye sesini duyabilmek için kapısının önünde sabahlamadı ve ya hiç babası ile karşılaşmasın diye Sun Hee'yi takip etmedi.

O hiç Sun Hee'yi sevmedi, Jungkook'u sevdiği gibi.

Ve uzun zamandır Jungkook'a kendisini nasıl affettirmesi gerektiğini düşünüyordu. Dünkü olay olmasaydı gerçekten ona gitmeyi düşünüyordu.

Ama asla aklına bunlar gelmemişti.

Şimdi ise Jungkook'un o odadan kalbi atmaya devam ederken çıkmasını umuyordu.

Kim Taehyung Jeon Jungkook'a gerçekten aşık olmuştu. Yalnızca bunun geç farkına varmıştı.

"Taehyung." Taehyung duyduğu ses ile yılların anılarından sıyrılıp seslenen kişiye döndü. Roseydi.

 Fancy Man Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin