düşünce

871 67 5
                                        

-

19:45

İndiği arabaya son kez bakmıştı küçük olan. Komutanının teklifini reddetmemişti. Mantıklı olan seçeneği seçtiğini düşünüyordu. Kızgınlık geçirebilmek için uygun ortamın olması lazımdı. Bir de Jungkook kurdunu tam tanıyamadığı için nasıl tepkiler verebileceğini kestiremiyordu.

Mesela cinsel isteği çok oluyor muydu? Ya da sadece feromon kokusu alınaca sakinleşebiliyor muydu? Uzun mu sürecekti kızgınlığı? Ya da sadece 1-2 gün mü sürecekti?

Bunlar şuanlık cevapsız sorulardı. Ama bunların cevabını merak etmeden duramıyordu Jungkook. Bu nedenle önde giden esmer bedeni takip ederek açılan dışkapıdan içeri girdi. Yüzüne vuran sıcaklık dalgası ile dudaklarını birbirine bastırmaktan geri durmadı.

Çekinir gibi bir hâli vardı lakin karşısındaki adam ona o kadar iyi davranıyordu ki tüm duvarlarını yıkmıştı. Jungkook hiçbir zaman bir yabancı tarafından bu kadar değer görmemişti. Fazla garip geliyordu bu.

Babasından bile bu kadar ilgiyi görmemişken daha aylar önce tanıdığı adamın evine gelmişti. Hem de bir deltanın. Yüzyılda bir gelen bu kişilerden biriyle tanıştığı için minnet duyuyordu tanrıya. Hep asabi ve sert sanırdı Deltaları. Çünkü çevresindeki çoğu alfa öyleydi ve deltaların daha kötü olabileceği kanısına varmıştı. Ama Taehyung onu yanıltmaya ant içmişti sanki.

Esmer bedenin açtığı kapıdan içeri sızmıştı küçük olan. Kapıyı ardından kapatmış ve önüne koyulan ev terliğini giymişti. Gözleri hemen etrafta dolaşmış ve evin sadeliği ile kamaşmıştı.

Taehyung'un konuşmasıyla bakışları tekrar deltaya dokundu "Güzelim istersen yemek yiyelim ya da duş almak istersen alabilirsin." Ilımlı tavrına karşın Jungkook'un gözleri hafiften sızlamıştı. Dudaklarını yalamış ve "Bana fark etmez... Ve şey, teşekkür ederim şimdiden."

Taehyung duyduğu cümle karşısında kaşlarının çatılmasına mana olamamıştı. Böyle sözleri duymak gururunu okşasa da karşısındaki Jungkook'tu. "Dudaklarını bir daha teşekkür etmek için aralama." Jungkook bakışlarını oynadığı ellerine düşürmüş ve beyaz pofuduk ev terliğine sabitlemişti gözlerini. Tıpkı öğretmeninden ceza alan çocuklar gibiydi.

Bu kadar ilgi ona iyi gelmiyordu. Bir de kızgınlık döneminde olduğu için fazlasıyla duygusaldı zaten. Bakışlarının Taehyung'a dönmesini sağlayan şey ise beline sarılan kollar olmuştu.

"Seni azarlamadım, yanlış anlamadın değil mi?" Jungkook ise sessizce kafasını olumlu anlamda sallamış ve esmer bedenin siyah gözlerinin en derinlerine bakmaya devam etmişti. Belindeki el yerini korurken hafifçe okşuyordu.

Gözleri esmer tenin yanaklarına inince orayı öpebilmek için yanıp tutuşan kiraz dudakları büzüldü hafiften. Teşekkür öpücüğü vermek istiyordu.

İstediğini de yapmıştı. Ayak parmaklarının ucuna çıkarak ağız sulandırıcı yanağa kısa bir öpücük bırakmıştı. Taehyung ise olanları algılamaya kalmadan yanağına değen küçük dudaklar ile yutkunarak adem elmasının oynamasına neden olmuştu.

Jungkook yine eski poziyonuna geçmiş, Taehyung'un tebessüm etmeye yüz tutmuş surat ifadesine bakmıştı. Taehyung ise kendine geldiği anda "Bu ne içindi bakalım?" diye cevabını merak ettiği soruyu sormuştu.

Yüzünde tembel ve afallamış bir tebessüm vardı.

"Teşekkür öpücüğü." demiş ve kızardığına emin olduğu yanaklarında hissettiği el ile nefesini tutmuştu istemeden. Taehyung omeganın yanağını içe doğru bastırmış ve dudaklarının büzülüp çıkmasına neden olmuştu.

WTF?!  | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin