ventidue

1.1K 81 82
                                        

"Selam." Çocuğun bankta boş bıraktığı kısıtlı alana otururken kendi sesi yabancı geldi Aden'e. Halbuki eski bir arkadaşını selamlar gibi çıksın istemişti, düşmanlık izleri taşımasın. Başını kaldırdığında durgun yüzüne baktı Alper'in, özlediği dudaklarından onunkine karşılık bir şeyler çıkmasını bekledi.

"Teşekkür ederim." İronik olabilirdi. Umursamadı Aden. Uzanıp sarılası vardı boynuna, "Böyle durma." diyesi. "Soğuk durma artık bana. Kim olduğumu hatırlamıyor musun?"

Yalnızca konuyu açmasını bekleyebildi, üzerine geçirdiği ince bluzun kollarını çekiştirdi ellerine bakarak.

"Ben konuşmak istiyorum artık seninle. Olmuyor. Gidiyorsun, dönüp özür diliyorsun. Sonra beni sinirlendirmek için uğraşıp duruyorsun. İnadına yapıyorsun biliyorum. Gerçekten ne istediğini anlamıyorum Aden."

Tekdüzeydi Alper'in sesi, o yanına varmadan önce düşüncelerini belli bir sıraya koyup en kısa haliyle kafasında tekrarladığını anladı Aden. Zaman zaman yapardı bunu, en çok maçtan evvel verilen taktiklerle. Sıra sıra söylerdi ki aklından çıkmasın, ezberlerdi. Şans dilemek için aradığında telefonda bile söylerdi bir tur, onaylatırdı sanki. Kızın cevabını düşünmesine fırsat vermeden devam etti, demek ki bu kadar değildi ezberlediği acısı. Devamı vardı.

"Baştan beri anlamıyorum zaten. Arkadaş olduğumuzu söyledin, sonra diğer tüm arkadaşlarından ayırıp bir haber bile vermedin bana. Sonra birden konuşmak istiyorsun, merak ediyorsun beni. Oyuncak mıyım ben? Her istediğinde oynayacak mısın benimle?"

Çaresizce kafasını iki yana salladı Aden. Birkaç gün önce o parkta yine aynılarını söylemişti Alper. Kullanıldığını düşünmesine katlanamıyordu.

"Ben seni kullanmadım." dedi. "Yemin ederim. Neyin üzerine etmemi istersen."

Yan döndü, eline doğru uzanıp sıkacak oldu güvence verme çabasıyla ama durdurdu kendini. Çocuğun nefesinden hafif bir alkol kokusu yayılıyordu yüzüne. Söylediklerini anlayacak mıydı? Hatırlayacak mıydı ya da?

"Sarhoşsun, sinirlisin. Kendimi sana nasıl açıklamam gerektiğini bilmiyorum şu an." dediğininde sinirle geriye yaslandı Alper. "Kahve içtim çıkmadan. İyiyim ben. Anlat."

Bir dizini kırdı, vücudunu iyice ona döndürdü. Dikkatli seçmeye çalıştı kelimelerini. "O yazdan sonra, Lauren'den ayrıldıktan sonra yani, tutunacak hiçbir şeyim yoktu Alper. Arin için yapıyordum bir şeyleri, kızlar için. Durup düşündüğümde kafayı yiyordum. Gayet iyi biliyorsun benimle ben ne haldeyken tanıştığını."

Bir onay bekledi, duraksadı. Başını hafifçe salladı çocuk, kızın maskesinin altında nasıl bir enkaz sakladığını en yakından görenlerdendi. Bazı şeyleri o itiraf etmiş, bazı şeyleri gözlemlerinden anlamıştı. Ne olursa olsun, biliyordu aşamadığı bir sürü şey; sırtında bir türlü hafifletemediği bir yük olduğunu.

"Kendimle ilgili-" durdu, bacaklarına baktı bir an. "Alper kendimi okuduklarımdan ibaret görüyordum. Et parçası, yalnızca görüntüsü için katlanılan ya da istenilen biri. Sana bunu söylediğimde kızdın bana, haklıydın. Biz arkadaştık. En başından, biliyorum. Anlamaya çalıştın beni. Ama beni nasıl istediğine emin olamadım, korktum. Benden hoşlandığını kabul etsem bile sana ne sunabilirdim ki?" İki omzunu silkti çaresizliğini göstermek istercesine.

"Yerim yurdum yoktu, söyledim sana. Okula tutunmaya çalıştım en azından. Ama sana yemin ederim Alper, ben seni tanımamış olsam geçen sonbahar bambaşka bir kadın olurdum. Biraz olsun çabalayabildiysem sebebi sendin. Ya ben senin teşviğinle mideme bir şeyler soktum bazı günler. Bunun ne kadar saçma olduğunun farkında mısın? Ne kadar basit bir şeyi yapamadığımın? İnsan olmaya hazır değildim sanki."

escapismHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin