dodici

1.6K 74 46
                                        

Yorum istemişim yapmamışsınız küsecek değiliz rkmkmgkrk canınız sağolsun. Öptüm hepinizi <3

21 Kasım 2022

O akşam yataktan önceki rutinini gerçekleştirirken her zamankinden mutluydu Alper. Normalde de depresif sayılmazdı, sürekli geleceği hayal eden optimist bir yapısı vardı ancak son aylarda kariyeri dışında düşünmekten mutluluk duyduğu tek şey Aden'di. Yarın da yanına gitme fırsatı geçmişti eline, keyfine diyecek yoktu. Dişlerini fırçaladıktan sonra kapı zilinin çaldığını duyar gibi oldu, şaşırdı. Babası daha dün dönmüştü sakatlığının bitiminde. Menajeri ya da arkadaşları haber vermeden gelmezlerdi. Saat de neredeyse gece yarısıydı. Kaşlarını çatarak kapıya yöneldi, delikten kontrol ettiğinde gelenin Zehra olduğunu gördü. Hem şaşırdı hem de bütün modu düştü bir anda. Kız son bir aydır yazmıyordu, sonunda bittiğini kabullendiğini düşünmüştü. Hem takımla da çalışmıyordu artık, kızın kendini başka bir yere transfer ettirdiğini tahmin etmişti.

Açmamayı düşünse de gecenin bu saatinde belki de başına bir iş geldiğini düşünerek uzandı kapı koluna. Bir şey söylemesine fırsat vermedi kız, "Son kez konuşmak istiyorum Barış, lütfen içeri geçeyim. Bir daha görmeyeceksin beni." Dedi tek nefeste.

Bu lafları kızdan ilk kez duymuyordu, çattı kaşlarını. Yine de tepkisizliğini davet olarak alıp yanından salona doğru ilerleyen Zehra'ya bir şey demedi. Kızın yıllardır değiştirmediği parfümü yayılmıştı saçlarından, gidip koltuğuna rahatça oturduğunda sanki hep geldiği bir evmişçesine rahattı. Bir buçuk yıldır bu kapıdan girmemişti, evde yaptığı tüm değişimleri de görmezden geliyor gibiydi. Bakmadı hiç değişen mobilyalara ya da tablolara, Alper'den ayırmadı gözlerini.

"Ne söylemek istiyorsun, konuşmadığımız ne kaldı? Aynı hikayeyi baştan dinlemek istemiyorum." Dedi çocuk baştan kesip atarak. Sabah erken kalkacaktı, çantasını bile hazırlamıştı. Huzurla uyumak istiyordu sadece, kafasının karışmasını değil.

İmzası olan kırmızı ruj bu saatte bile dudaklarında Zehra'nın, sanki hazırlanıp gelmişti bu yüzleşmeye. Uzun zamandır alışık olduğu yalvaran, ricacı bakışları yerini soğuk bir ifadeye bırakmıştı. "Sen o hikayeyi sikip attın zaten Barış." Dedi sesini yükselterek.

Çocuğun boş boş baktığını gördüğünde devam etti, "Yanıt verecek yüzün bile yok değil mi? Bu kadar alçalacağını ben bile hayal edemezdim. Gelip yüzüme seni görmek istemiyorum bile diyemedin mi? Hocana mı koştun şikayet etmeye giden çocuklar gibi? Senin için burada olduğumu biliyordun, bir kere bile yüzüme bakmadın. Ben de vakit verdim sana, ne yaptım antrenmanda rahatsız mı ettim? Bekledim sadece. Buna da mı katlanamadın? Hiç mi sevmedin beni ki kariyerimi bile baltalamak istedin? Ben altyapı takımında çalışmak zorunda kaldım ya! Bu mu bana layık gördüğün? Ben sana destek olurken sen de en iyi takımlarda çalışacaksın güzelim demek iyiydi? Sonra bir ton ben yalancı değilim, bana neden güvenmiyorsun masalı dinledim senden. Neden güvenmiyorum acaba. Aşağılık adamın tekisin."

Kız daha devam ederdi tiradına ama Alper hiçbir şey anlamıyordu. İtham edildiği şeyle alakası bile yoktu. "Ne anlatıyorsun sen? Ben seninle alakalı kimseyle konuşmadım. Sadece sana mesajla rahatsız olduğumu söyledim, kendin vazgeçip gittin sandım." Diye böldü kızın lafını.

Bu sefer şaşkınlıkla bakma sırası Zehra'daydı. "Okan hoca söyledi bir oyuncunun benden rahatsız olduğunu Barış. Saklamaya çalışma bari." Diye son kozunu oynadı.

"Ben konuşmadım diyorum. Zaten ayrılmışız bitmiş, bitirmek isteyen benim. Neden yalan söyleyeyim sana?" Alper'in sesi bıkkındı. Kızın kafasında kurduğu ve onu itham ettiği ilk senaryo değildi bu ne de olsa.

escapismHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin