quattro

1.6K 60 45
                                        

selam...lansman content'i sonrası bol bol su içip dehidre olmamayı unutmayalım kızlar

tarihlere dikkat edelim, bazı sahnelerin arasında haftalar var


5 Eylül 2022

Arin'e "Ben Alper ile çiğ köfte denemeye gidiyorum." Dediğimde yalnızca tek kaşını kaldırarak "Barış'la?" dedi. İkinci ismini kullanmamın samimiyetine yemek yemeye gidiyor olmamızdan daha çok şaşırdığı anladım. "Sonra anlatırım." Dedim sadece.

Alper hemen kapının önüne çekmişti arabayı, bindiğimde gülümsedi. "Isıtmaya çalıştım zaten üşüyorum dediğin için, iyi mi şu an içerisi?" diye sordu.

"İyi bence." Diye omuz silktim.

"Arkası biraz dağınık kusura bakma, antrenmanlara falan giderken kıyafet taşıyoruz hepsi birikti." Dedi mahcup bir şekilde.

Hafifçe kafamı çevirip baktım, birkaç hırka falan vardı. Acaba bir kadının eşyaları vardı da üstünü kapatmaya mı çalışıyor bir şeylerin diye düşünmeden edemedim. Sahi Alper'in belki de sevgilisi vardı. Bilmiyordum ki.

"Sıkıntı yok saçmalama." Dedim sadece kısa kesmek için. Başıyla onaylayıp konumu açtı ve arabayı sürmeye başladı.

"Şarkı açalım mı?" diye sordum. Bir anda gergin bir sessizlik olmuştu, uzamadan müdahale etmek en iyisi olur gibi hissettim.

"Tabii." deyince telefonumu bağlamadan direkt tuşa basarak radyoyu açtım. Bir şey bulurdum illaki.

Ne dilde olduğunu anlamadığım yüksek tempolu bir müzik başladı. En son bu istasyonu dinlemişti, ne tür müziklerden hoşlanıyordu acaba?

"Hangi dilde bu?" diye sordum.

Kafamı döndürüp baktığında gözlerimden kaçındığını fark ettim, utanmıştı yine.

"Şey," dedi. "Türkçe işte."

"Nasıl Türkçe, ben anlamıyorum?"

"Karadeniz ağzıyla söylüyor."

"O ne ki?"

"Aksan gibi. Kelimeleri farklı söylüyor. Ama Karadeniz'de Lazca konuşup şarkı söyleyenler de var." Diye açıkladı.

"Ama bu Türkçe mi?" şaşırmıştım, anlayamadığıma da biraz sinirim bozulmuştu.

"Evet Türkçe, anlamaya çalış istersen."

Sesi hafifçe açıp sözlere odaklanmaya çalıştım.

Giydum elbiseleri
Hep yamali yamali
Yeni bir sevda ettum
Uzaktan kumandali

"Yani elbise diyor, sevda diyor bir de uzaktan kumanda diyor. Aralarda ne diyor anlamadım hiç." Dedim biraz dinledikten sonra.

Alper'i kahkahaya boğdu bu yanıtım. Çok içten ve sesli bir şekilde güldü ancak ben karşılık veremiyordum. Dil öğrenmek konusunda çok hırslıydım sürekli taşındığımız için, Türkçem de gayet iyiydi. Birazcık bozulmuştum.

Ben gülmeyince anladı hemen. Yine de gülümsemeyi bırakamadan açıkladı kendini: "Pardon Aden'cim boşluğuma geldi. Çok tatlı yorumladın da."

"Açıklasana." Dedim. Eğlenecek bir tarafı varsa ben de bilmek istiyordum.

"Yani doğru anladın çoğunu zaten, adam diyor ki giydiğim elbiseler hep yamalı. Eski püskü yani. Yeni bir sevdam var, o da uzaktan kumandalı." Diye anlattı gözlerini bir yola bir bana çevirerek.

escapismHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin