Herkese merhaba.İlk olarak söylemek istediğim bir şey var.İlk bölüm kesinlikle içime sinmedi.Onun için bu bölümün ondan çok daha iyi olacağına inannıyorum.Umarım beğenirsiniz.
Multimedya Mavi.
**********
Yataktan başımı kaldırmadan elime aldığım alarmı duvara fırlattım.
Alarm duvara çarptıktan sonra parçalara ayrılıp yere düşerken kafa yastığa tekrar bıraktım.
Bir kaç saniye sonra tekrar kalktım.Al işte! Bir kere uyandım mı,tekrar uyuyamamanın lanetini yaşıyordum.
Yatakta oturur pozisyona gelip ellerimle yüzümü sıvazladım.
Bileğimdeki tokayla saçlarımı gevşekçe toplarken ayaklarımı yere bastım.Telefondan saate bakıp tuvalete girdim.
Üzerime şort ve tişört geçirip spor ayakkabılarımın siyah bağcıklarını bağladım.
Kulaklığımı telefona takarken telefonumdan.İmagine Drogons-Radioactive açıp kulaklıkları kulağıma takıp evden çıktım.
Kordona kadar yürüdükten sonra koşmaya başladım.
Bir yanımda deniz,diğer yanımda gereksiz bir amaç uğruna koşuşturan gereksiz insanlar.
Ortada ise ben,düşüncelerim ve kulağımda müziğim vardı.Neden? Diye sordum kendi kendime.
Neden herkes ne kadar boş olduğunu bile bile bu amaçlar uğruna böylesine bir rekabete girer ki?Çünkü ihtiyaçları var.İnsanlar zavallıdır.İhtiyaçları var.İnanmaya.
Kendi soruma kendi kendime cevap verdiğimde deliliğime güldüm.
Ne saçma ne gereksizdi her şey.
İnanmak.Neye?
Herhangi bir şeye.Kendine,sevdiğine,Ailesine,Allah'a.
Kaşlarım çatılınca düşündüm.Ben bile güvenmiyor muydum?
Kendime.Kafamı iki yana sallayıp tekrar güldüm.Kesinlikle delirmiştim.Kafamı kaldırıp etrafıma baktım.
Vapur iskelesine kadar koşmuştum.
Şaşırarak geriye dönüp eve doğru koşmaya başladım.Eve geldiğimde ayakkabılarımdan kurtulup duşa girdim.
Rahatlatıcı bir duşun ardından üzerimi değiştirip telefonumu elime aldım.
Saat neredeyse 12.30 olmuştu ve babam hala uyuyordu.
Tek kaşım şaşkınlıkla havaya kalkarken mırıldandım.
''Her sabah 5,5'ta kalkıp arka bahçede dövüş çalışan adam şimdi uyuyor mu?''
Evimizin ön bahçesi yoktu ama arka bahçesi vardı.Ve salonumuzda arkaya bahçeye bakan duvar yerine tamamıyle cam olduğu için eğer çalışıyor olsaydı ben görürdüm.
Ayrıca kum torbasına birkaç yumruk atmadan bırakmazdım.Ağzıma bir şeyler tıkıştırıp arka bahçeye çıktım.
Elime eldivenleri geçirip kum torbasın yumruklarımı geçirmeye başladım.
Acayip sıcaktı ve ben daha şimdiden terlemeye başlamıştım.
Yarım saat kadar yumruk ve tekme çalıştıktan sonra şınav ve mekike geçicektim ki evin kapısı açıldı ve babamın sesi geldi.
''Mavi,misafirlerimiz var!''
Elime havluyu alarak içeri girdim.Dayımı görünce büyüyen gülümsemem büyürken konuştum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sorunlu Mavi.
Random"ACI SENİ GÜÇLÜ YAPAR. KORKU DAHA CESUR, KIRIK BİR KALP İSE DAHA AKILLI.'' ●Bu bir Bad Girl hikayesi değil;Bu çaresiz bir kızın yaşama tutunmayı farklı bir şekilde denemesinin hikayesi...● ♧Bu Hikayede Yaşanan Herşey Gerçektir. Sadece Henüz Yaşanmad...