Biliyorum evlisin,
Seni bekliyor yuvan.
*
Draco'nun anlatımıyla
Günler geçiyor mu? Evet. Hala ölüm yiyen işleri devam ediyor mu? Evet. Klara'nın resmi olarak ölüm yiyen dövmesini almasına az kaldı mı? Evet. Alice'i unuttum mu? Hayır. -hiçbir zaman olamayacak o şey-
Kısacası pek bir şey değişmedi.
Şu sıra Klara ve ben birbirimize çok destek oluyoruz. Küçük anlarla mutlu olmaya çalışıyoruz, kimseye belli etmeden.
Benim doğum günümü bile kutladık kendi aramızda.
Tabii bu doğum günü yaşanırken, Alice'in bana yaptığı sürpriz doğum gününü aklımdan çıkaramadım.
Onu unutamıyorum. Babamın zorlamaları yüzünden Astoria ile birlikteyim ama tabii ki ona karşı hiçbir şey hissetmiyorum, hissetmem de.
Sürekli yanaşmaya çalışıyor, iğrenç.
Büyük Salon'da Klara'yla yemeğimizi yerken kısa kısa gülüşüyorduk. Arada böyle nadir, küçük anlar iyi geliyordu.
Küçük mutlu anımızı aptal bir fazlalık bozdu. Rahat durmuyor.
Astoria, sinirle bakıyordu.
Astoria: Dray, neden başkalarıyla gülüyorsun? Senin sevgilin benim!
Klara göz devirdi, başka tarafa baktı. Belli ki Astoriayla muhattap olmak istemiyordu, masanın başka tarafına çekti kendini bu yüzden.
Ben sinirle gözlerimi kapattım, sonra açtım. Ayağa kalktım.
Draco: Sana yüzlerce kez söylediğim gibi, tekrar söylüyorum. Bana "Dray" demeyi kes, bunu sadece yakınlarım diyebilir. Senin sevgilin değilim, bu sadece babamın saçma sapan kurduğu bir şey. Klara benim vaftiz kardeşim, tabii onla gülüşeceğim, ne saçmalıyorsun sen?
Kaşlarımı çatmıştım.
Astoria üzgün üzgün oturdu. Ben de daha fazla diretmeyip oturdum. Ben yakın olmamaya dikkt etsem de Astoria inatla yanaşıyordu.
Alice'in anlatımıyla
Abim, Ron, Matthew ve ben Büyük Salon'da kahvaltımızı ediyorduk. Matthew benim tam yanımda oturuyor, yemek yemekle pek ilgilenmiyor, onun yerine saçlarımla oynuyordu. Abim de Ron'a her zamanki gibi "Malfoy ve Ölüm Yiyen Teorisi" konusundan bahsediyordu. Tanrım, asla vazgeçmeyecek.
Matthew benim saçlarımla oynarken zorla biraz gülümsüyor, kahvaltıma devam ediyordum.
Gözlerim salonun diğer ucundaki masaya, Slytherin köşesine ilişti. Her zamanki gibi.
Draco'yu gördüm. Ne zaman o tarafa baksam, gözlerim istemsizce onu arardı.
Ona baktım. O da bana baktı. Kafamı çevirdim. Ama hala bakmak istiyordum.
Birbirimize duygulu gözlerle bakmıştık, ikimizde farkındaydık. Ama en sonunda, gözlerine daha fazla bakmaya cesaret edemeyip önüme döndüm.
Matthew fark etmişti. Doğrusu, hep bir şeyleri fark ediyor ancak belli etmiyordu, devam ediyordu.
Gün boyu normal rutinimle devam ettim. Dersler, abimlerle konuşmalar. Matthew'dan gelen küçük iltifatlar derken gün neredeyse bitmişti.
Birkaç kitaba ihtiyacım vardı. Tılsım ödevimi bitirmem gerekiyordu ve o kitaplar şarttı. Bu yüzden kütüphaneye doğru yürüdüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐅𝐨𝐫 𝐚 𝐏𝐨𝐭𝐭𝐞𝐫 𝐆𝐢𝐫𝐥 | 𝐃𝐫𝐚𝐜𝐨 𝐌𝐚𝐥𝐟𝐨𝐲
Фанфикшн❝O halde sen de benim yıldızım olur musun Alice?❞ Draco nefret ettiği Harry Potter'ın kardeşine tutulunca, gözleri açılmıştı sanki. Kendini neresi olduğunu anlamadığı bir yerde bulmuştu. Yeşil gözlü kızın kalbinde. Şimdi ise belki de babasını ve ail...
