Chapter Sixty - ❝Hogwarts War • Part 1❞

277 19 6
                                        

"It's nice to see you, Potter."

"It's nice to see you, Malfoy."

Her bitiş,

Sana yeniden başlamak için bir bahanedir.

: Skyfall - Adele, Mey - Model (bu şarkıyı sonda açmanızı tavsiye ederim.)

Adel'in doğum günüydü. 2 Mayıs 1998.
Sabah kalktığımızda önceden benim ve Cedric'inkine yaptığımız gibi kendi aramızda küçük bir pastayla kutlayacağımızı sanıyorduk.

Ancak gece saatlerinde -sabah olmasına az bir zaman vardı- abim, Hermione ve Ron'un gizlice Hogwarts'a girdiğini öğrenince hepimizin kalbi duracak gibi oldu. Savaşın geldiğini hissettik.

Neville haberi hepimize ulaştırmıştı. O, muhtemelen abimlerin yanındaydı.

Ben, Adel, Cedric, Ginny ve diğerleri hep birlikte koşarak onların olduğu yere, İhtiyaç Odasına gittik.

Delikten geçtiğimiz anda ilk abimi gördüm. Neville'la konuşuyordu. Önemli bir şey konuşabilecekleri aklımın ucundan geçmişti fakat o an ona olan özlemim, bu düşünceyi ezip geçti.

Gözlerim dolu bir şekilde koşarak abimin boynuna atladım, kollarımı ona sımsıkı doladım.

Alice: Abi!

Harry: Sakin ol, vaktimiz yok zaten.

Alice: Sizsiz çok zordu..

Abim acıyla gülümsedi. Belli ki kafasında çok şey dönüyordu ve şu anda onlarla ilgilenmek, gelecek birkaç saati planlamak çok daha önemliydi - hepimizin iyiliği için.

Hermione ve Ron'a da kısaca sarıldıktan sonra geriye çekilip konuşulanları dinlemeye başladım.

George: Ee, plan nedir?

Abim bizim bir anda burada belirmemizden dolayı sersemlemişti, kaşlarını bir anlık çattı ve George'a bakıp cevap verdi:

Harry: Plan yok.

Fred: Demek ayaküstü bir şeyler uyduracağız, ha? En sevdiğim türden.

Harry: Yeter artık!

Abim Neville'a doğru bakıp kükredi.

Harry: Niye çağırdın ki hepsini? Delilik bu -

Abim elbette her zamanki gibi kendimizi onun için tehlikeye atmamamız gerektiğini savunuyor, her şeyi kendi başına halletmesi gerektiğine inanıyordu.

Üçünün aralarında fısıldaşmasından sonra abim Ron ve Hermione'ye son bir şey söyleyip başını salladı ve bize dönüp "Peki," diye bağırdı. Anlaşılan ikna olmuştu ve bize yapılacakları anlatacaktı.

Harry: Bulmamız gereken bir şey var. Bu - bu şey Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen'i alaşağı etmemize yardımcı olacak. Burada, Hogwarts'ta bir yerde olduğunu biliyoruz. Eskiden Ravenclaw'a ait bir şey olabilir. Kimse böyle bir nesne duydu mu? Kimse üzerinde onun kartalının bulunduğu bir şeye rastladı mı mesela?

Kısa bir sessizlikten sonra cevap Luna'dan geldi:

Luna: Eh, kayıp diadem var ya. Sana anlatmıştım, unuttun mu Harry? Ravenclaw'un kayıp diademi. Babam bir süredir taklidini yapmaya çalışıyor.

Kayıp diademin kayıp olması hakkında bir süre tartışıldıktan sonra, abim, Lunayla birlikte diademin neye benzediğini görmek için Ravenclaw'un heykeline bakmaya gitti. Biz de gruplara ayrılıp hep birlikte çıktık. Ben, Adel'le birlikteydim.

𝐅𝐨𝐫 𝐚 𝐏𝐨𝐭𝐭𝐞𝐫 𝐆𝐢𝐫𝐥 | 𝐃𝐫𝐚𝐜𝐨 𝐌𝐚𝐥𝐟𝐨𝐲Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin