Chapter Sixty One - ❝Hogwarts War • Part 2❞

266 19 21
                                        

"My Strong Darling"

: Legends Never Die - League of Legends

"Alice!"

Sesi tanımıştım. Korkuyla o yöne baktım. Fred. Duvara yaslanmış şekilde yerde duruyor, asası yere düşmüş. Önünde bir Ölüm Yiyen.

Gözlerim dehşetle açılmıştı. Draco'ya hızlı bir bakış atıp onu bıraktım ve hiç düşünmeden Ölüm Yiyen ve Fred'in olduğu yere doğru koştum. Draco korkuyla beni durdurmaya çalışsa da, sevdiğim bir insanı ölüme terk edmezdim, hemen Fred'i kurtarmak için koştum.

Yerde duran, asası düşmüş savunmasız Fred'in önüne geçtim ve onun için savaştım. Ölüm Yiyene sayısız lanet gönderdim, büyü konusunda ondan daha kapsamlıydım ancak onun fiziksel gücü beni aşıyordu.

Draco'nun arkamdaki varlığını hissettim, benle beraber büyüler yolluyordu Ölüm Yiyene.

En sonunda, son bir patlamayla Ölüm Yiyeni yere sermeyi başardım. Ölü bedeni gözden kaybolunca nefes nefese kendimi yere bıraktım, dizlerim üstünde duruyordum. Ellerim fazlasıyla kirlenmiş, bedenim fazla çabalamaktan ağrıyordu. Üstelik vücumdaki yaraların acısı da artıyordu.

Draco hemen yanıma geldi, beni kollarının arasına aldı. Saçlarımı elleriyle geriye taradı, başımın üstünü öptü.

Draco: Güzelim iyi misin... Çok korktum...

Nefesim düzene girip, kafamı hareket ettirecek gücü bulduğumda Draco'nun yüzüne baktım.

Draco: Neden yaptın, her zaman kendini tehlikeye atıyorsun.

Alice: Fred'in öylece ölmesine izin veremezdim.

Draco: Ben de veremezdim, ama eğer sana bir şey olsaydı, yaşayamazdım, anlıyor musun? Bu yüzden bana bırakmalıydın.

Alice: Yine de yardım ettin. Senin büyülerin olmasa bir şey yapamazdım.

Draco: Saçmalama. Onu sen öldürdün. Kendi gücünle yaptın bunu. Güçlü sevgilim benim.

Gülümsedim. Kollarından ayrıldım ve Fred'e bakmak için yavaşça yerde durduğu tarafa gittim, eğildim. Draco da arkamdan geldi.

Alice: Fred, iyisin, değil mi?

Fred biraz fiziksel acıyla, bir gözü tozdan kapalı bir şekilde yüzüme bakıp sırıttı.

Fred: Her zamankinden çok daha iyiyim.

Elini tuttum ve ona destek vererek kaldırdım. Sarıldım.

Alice: Sana bir şey olmadığı için çok mutluyum.

Fred: Beni sen kurtardın. Teşekkür ederim, Küçük Potter.

Geri çekilip gülümsedim. Draco desteklercesine elimi tuttu.

Fred yerden asasını aldı. Şükür ki hala sağlamdı, yürüyebiliyordu. Tam bize veda edip gidecekken birbirine kenetlenmiş ellerimizi gördü ve sırıttı. Barıştığımızı anlamıştı. Draco'ya yaklaşıp omzunu patpatladı.

Fred: İyi kızı kaptın, kaybetmedin. Akıllı çocuksun, çıkmaya başladığınız ilk zamandan anlamıştım.

Draco da gülümsedi ve başıyla teşekkür etti. Ardından Fred gitti ve biz yine baş başa kaldık. Draco önüme geçti ve bana baktı.

Draco: İyisin, değil mi? Yürüyebilirsin.

Alice: Sadece biraz yaralandım. Devam edebilirim.

Eğilip dudaklarımı kısaca öptü ve elimi tekrar tuttu. Birlikte önümüze gelen Ölüm Yiyenleri savurmaya devam ettik.

𝐅𝐨𝐫 𝐚 𝐏𝐨𝐭𝐭𝐞𝐫 𝐆𝐢𝐫𝐥 | 𝐃𝐫𝐚𝐜𝐨 𝐌𝐚𝐥𝐟𝐨𝐲Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin