Orada, Draco'nun yanında kaldığım süre boyunca hiç hareket etmedi, konuşmadı. Uyudu. Sadece uyudu. Fakat o uyurken, hep elim elinin üstündeydi.
Saatlerce orada oturup, elini tutup onu izledim. Yüzünü tamamen ezberlemiştim, sanki daha önce hiç görmemişim gibi.
Saat kaçtı bilmiyorum, ama Madam Pomfrey'nin ayak seslerini duyduğum anda yerimde zıpladım.
Draco'yu uyandırmamak için toparlandım, yavaşça elimi çektim. Yerimden kalktım, Madam Pomfrey'e gözükmeden hızlı ama sessiz adımlarla arka kapıdan çıktım.
Merlin'e şükür, beni görmemişti.
Arka kapıdan çıktıktan sonra kapıyı ardımdan kapattım, gözlerimi kapatıp rahatlamayla nefes verdim.
Fakat gözlerimi açtığımda, Hermione Jean Granger, kollarını bağlamış, başı yana yatık bir şekilde bana bakıyordu.
Gözlerim büyüdü, tam çığlık atacakken elimle ağzımı kapattım.
Alice: Herm, ne işin var burada!
Fısıldayarak söyledim.
Hermione: Bu soruyu önce ben sormalıyım!
Kollarını açıp, yanıma gelirken aynı şekilde fısıldadı Hermione.
Cevap veremedim, başımı öne eğdim.
Hermione: Her şeyi gördüm.
Kızardım, başım daha da eğildi.
Alice: Nı kıdırını girdnd..
Hermione: Ne?
Nefes verip başımı kaldırdım, yüzüne baktım.
Alice: Yani... ne zamandan beri oradasın, hangi andan itibaren gördün?
Hermione: Malfoy'un kolunu tutup "Gitme" dediğinden beri.
Alice: Tanrım.. yani...
Hermione: Evet, elini tuttun, onu da gördüm.
Bir şey diyemedim.
Alice: Ama nasıl...
Hermione: Şöyle ki, Harry'nin Ortak Salon'dan geçtiğini gördüm fakat seni göremedim. Haliyle cezanızın bittiğini, senin bir haltlar karıştırdığını anladım. Etrafta gezerken aklımda hep burası vardı, hatta emindim. Yine de yanıldığımı umarak kontrol etmeye geldim, ki düşündüğüm yerde, düşündüğüm kişinin yanındaymışsın.
Alice: Evet...
Hermione: Unutmadığın belliydi.
Alice: Cidden mi?
Hermione: Evet. Matthew seninle vakit geçirmeye çalışırken bile uzaklara dalıyordun.
Yine utandım. Sessiz kaldım.
Hermione: Alice, duygularına engel olamam. Ama umarım tekrar üzülmezsin.
Çaresizlikle yüzüne baktım.
Hermione: Ama bir şeyden eminim ki...
Kulağıma eğildi, fısıldadı.
Hermione: Hala seni seviyor.
Gözlerim büyüdü, diyecek bir şey bulamadım, zaten ben bir şey demeden Hermione kolunu omzuma attı, birlikte odamıza doğru gittik.
1 ay sonra - 30 Haziran 1997
5. Sınıfın son günü, Hermione, Ron ve ben Ortak Salon'da otururken, abimin koşa koşa yanımıza gelmesiyle aramızdaki sohbet kendiliğinden kapanmış, hepimiz dikkatimizi abime yöneltmiştik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐅𝐨𝐫 𝐚 𝐏𝐨𝐭𝐭𝐞𝐫 𝐆𝐢𝐫𝐥 | 𝐃𝐫𝐚𝐜𝐨 𝐌𝐚𝐥𝐟𝐨𝐲
Fiksi Penggemar❝O halde sen de benim yıldızım olur musun Alice?❞ Draco nefret ettiği Harry Potter'ın kardeşine tutulunca, gözleri açılmıştı sanki. Kendini neresi olduğunu anlamadığı bir yerde bulmuştu. Yeşil gözlü kızın kalbinde. Şimdi ise belki de babasını ve ail...
