Son bir gün kalmıştı.Okula beraber geldik.Selinle ben okul bahçesine girerken ilerden hızla Çağatay bize doğru yöneldi.
"Size büyük bombalarım var"
Selin duyar duymaz omzuna vurdu." Çatlatmasana be!"
Çağatay sırıtarak söze girdi " bak aramızda ama he!"
Hafif sorgulayan ve yılışık ifade ile suratımıza baktı
Homurdanmaya başlar başlamaz da koridorda sonunda söyledi " ilk üçe girenleri Bursa'ya Uludağ'a kayak merkezine götüreceklermiş hemde üç günlük bi tatil kalmalı"
Selin elini sevinçle ağzına götürdü ve " Sen şaka yapıyosuuunnn"
Ağzını yarım karış açtı " harbi kızım bi de herkes bi tane arkadaşını da getirebiliyor"
Selin bi hışımla bana döndü ve yakama yapıştı " Ay kankaaağğğğğğ"
Nevrim dönünce artık sıyrıldım " Selin az yavaş beynim sarsıldı zaten sensiz olmaz ki yani"
Hafif sırıttım " belki yağmur da ister şimdi bilemedim ki"
Selinin bakışları hızla değişti ve yapmacık şekilde suratını astı. Bende göz kırptım.
Sınıfa girince zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım ay bi de ders kimya şaka gibiydi.Mert yerinden kalktı ve sanki kör gözüm varmış gibi bi de dürttü " knk bi gelsene benle"
Böm böm baktım. O da dayanamadı çekti beni.
Dayanamayıp " Ayy şiddet var! Hep beni itip kalkıyorlar" dedim ağlamaklı ve hafif gülerek.
Merdivenlerden aşağı inerken bir de baktım ne göreyim.İti de anmadık ki yani görelim.Bulut bey karşıma çıktı.
Tam hızla arkamı dönüp olay yerinden bu tuzaktan kaçacaktım ki hızla aradan sıvışan merti gördüm arkasından "bedelini ödicen kanka" diye tehtidvari arkasından çığırdım.
Bu duruma Bulut hafif gülümsedi ve söze girdi kol kaslarını gözüme gözüme sokuyor zalimin oğlu " demek erkeklerde beni beğeniyor?"
Önceki itirafım olan mesaja basa basa geliyordu.Hayır yani gay'lik de koymamış sadece erkeklerin de ondan hoşlanması ayrıca hoşuna gitmiş herhalde.Ben o mesajlarda ağladım zırladım tabii haberi yok.En çok sen BULUT EN ÇOK SEN KOÇUM!! Düşüncelerimden sıyrıldım.
Boğazımı temizledim "Hı öyle olmuş öyle diyorlar"
Kahkaha attı bende somurttum. " Hayır yani anlamıyorum o mesajları atarken iyi,benim karşımdayken mi kötü oluyorsun hanfendi?"
"Evet" diyip yapıştırdım direkt lafı. Hafif bocaladı ama çokta oralı olmadı.
" Yarışmadan sonra diyorum ki sahile gitsek bi kahve mi içsek deniz?"
Aniden hikaye uydurdum hep sinirimden bunlar Napim kinciyim sürteceksin o burnu ellerimi çok bilmiş nidasıyla havaya kaldırarak " Beniö bir sürü işim var ayrıca başkasına sözüm var canım" dedim.
Aniden koridora baktım ve dediğimin şokunu ben yaşarken inandırıcı olsun diye de çaktırmadan devam ettim " başkalarına şans verme kararı aldım en azından yalancı olmayanlara" üstüne basa basa söyledim.
Bunun üzerine Hafif sinirli bir şekilde " Yalancı burda ben mi oluyorum deniz?"
Başımı onaylar şekilde aşağı yukarı salladım. Çenemden tuttu ve " Ya benimsin ya kara toprağın mı diyeyim yani anlamadım hanımefendi?"
Ben ciddiyete devam etmeliydim yoksa tavrım da cümlelerim de yalan olacaktı.Kendime 'yürü beee!' Dedim adeta Seda Sayan tavrıyla
Ben role iyice girdim " galiba duymadın beni başkasına sözüm var diyorum!"
Bu sefer geröekten sorgular bi tavırla " hangi şube kim neci bu hayırdır?" Sonunda o gözlerini ciddiyetle bana odaklamıştı ben ise Aniden sesli gülmeye başladım " Allah Allah bak sen bulut bey'e senin duyguların var mıydı ya? Yaşıyo musun aloooooo?!!" İşaret parmağım ile Bulut'un kafasına kafasına dürterek oradaki beynin varlığından şüphelendim.
Söylerken ise Sesli bir şekilde bağırdım.Biraz fazla sesli olmuş olacak ki Koridordaki hocayla göz göze gelince bakışlarımı kaçırdım ve kalorifer tarafına doğru yürüdüm oradaki koltuklar çok rahattı.Kendimi komple koltuğa bıraktım.Arkamdakini unutma kararı aldım.
Erkekler böule anca kaale alırdı insanı.Bok gibi davranavaksın ki anca kıymete binelim.Yani ne gerek var taktiksiz de yürümüyo bu işler en acısı da o valla.
Düşüncelerimi şimdilik itip yere bakakadım.Karşıma dikilmiş Bulut hala dikkat kesilmiş beni izliyordu bende sustum. Arka cebimden telefonu çıkardım Ardından seline 'help' yazan bi mesaj attım iki bilemedin bi dk ya burda olurdu.
Konuşmayacağımı anlamış olsa gerek sonunda varlığını ortaya koymak istercesine,Bulut boğazını temizledi ve söze girdi " Özür dilerim deniz daha ne kadar özür dilemem lazım senden?pişmanım işte diyorum. O yaptığım gereksizdi evet ama ben nerden bileyim o fake hesabın senin olduğunu o sıra ben senin karşına nasıl çıkacağım onu düşünüyordum.Bi de güvercin posta falan bi şeyler yazıyordu"
Sinirle karışık halbuki posta güvercini de epey koydu da bana neyse! " aaa sen empati yapabiliyor muydun ya " kaşlarımı havaya kaldırmış pür dikkat buluta kesilirken,O sırada Selin geldi ve ortamı tartar şekilde baktı sonra ben yine vazgeçip söze girdim " Ya bulut madem öyleydi sen neden düzgünce bi kere benim suratıma bakmadın ya? Hı söylesene bana?"
Bulut camdan dışarı baktı ve yutkundu çenesini sıktıktan sonra gözlerini camdan çekip bana baktı
" Korkuyordum"
Selin duyduklarını şaşkınlığıyla gizleyemediği gözlerini açtı bende dediklerine bakakaldım. " Ya deniz o gün ben o şarkıyı seni düşünürken dinliyordum" ani bir itirafı hiç ama hiç beklemiyordum.
Kalbim aniden hızla atmaya başladı.Ne olduğunu anlayamadan hızla kalktım daha doğrusu kaçma kararı aldım.Selini kolundan çekiştirerek kantine doğru hızlayürüdüm.
Selin susuyor ve sabırla beni bekliyordu.Ben ise sadece bakmakla yetindim.Bize soda aldım ve masaya oturdum. Selin halimi anlamış olacak ki o söze girdi " Biraz zamana bırak bence hem kırgınsın o yüzden de böyle davranıyorsun biliyorum o yüzden biraz sal en iyisi akışa bırak"
Ellerini elime sardı ve şefkatle " Hem kötü mü oldu telefonunu karıştırdığı en azından hoşlandığı kişiyle konuşmuş olduğunu öğrendi.Zaten ondan önce şu yağmur olayı... Kuzenler işte ya o da onun salaklığı maksat 'denizin gözüne gireyim bi şekil' olayı yani."
Derin bi iç çektim " Orası öyle ama canım yandı ne yapayım?" Kabullenişim biraz canımı yaksada dediklerim konusunda doğruydum.
Ellerini geri çekti ve sonra cebine koydu " Hem şu an senin de ondan farklı bi halin yok"
İyice beni süzdü " Hem baksana" gözlerimi yerden çekip ona odaklandım "Bence bitir artık burada ne dersin?"
Tam başımı kabullenmiş bir şekilde sallayacaktım ki
aklıma gelen parlak fikir ile öne atıldım ve önce sodamdan bi yudum aldım. " Selin aklıma parlak bi fikir geldi"
Selin sorgulayan bakışlarla bana bakıyordu. Bende hareketlenip ağzımdaki lokmayı çıkarıp işte o sözü dile getirdim" Date'e çıkıyoruz!"
————————————-
Ay uzun aradan sonra bu hikayeyi güncelledim ve yeni bölümü atıyorum.Bölüme yıldız atıp yorum atmayı unutmayıınnnnn🫶🏻
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Posta Güvercini Mi?
Teen FictionBen kendini bile unutan bir çocuğa aşık olmuştum.Soğuk nevale! hatta Gribin tam kendisiydi. 05******-Pişt kendinden bile haberin olmazken ben senden neden bir haber bekliyorum ki? Posta güvercini miyim ben? Ben çocuğa ilk mesaj olarak posta güverci...
