Bölüm bir buçuk bölüm uzunluğundadır, keyifli ve sevgiyle okumalar:))
-Evet Güneş'cim. Bizim hikaye uzun şimdilik burada noktalayalım. Daha geniş zamanda kaldığım yerden devam ederim.
-Tamam canım sen yine de kendini üzme hayırlısını iste her daim.
-Haklısın canım hakkımızda hayırlısı olsun.
Sevda çok üzgün, olanları unutmamaktan ziyade durum gittikçe kötüye gidiyordu. Ömer'in de kendisini çok sevdiğini biliyordu ama böyle yapmasına anlam veremiyordu. Zaman geçti günler gittikçe azalıyor düğün vakti yaklaşıyordu. Sevda bir yandan çeyiz hazırlıkları için çalışıyor,yoruluyor bir yandan kendini derslerine devam ediyor, öte yandan nasıl olacak düşüncesiyle kendini yiyip bitiriyordu. Korkuları vardı. Ya hep böyle devam ederse, ola ki beni döverse. Evet biliyorum bana kıyamaz ama sinirli anında insan her şeyi yapabilir. Ömer de çok sinirli. Sokakta bağırmalarını unutma.
Geçen üç yıl içerisinde sevgileri mi tükenmişti? Yoksa yolun sonuna mı varmışlardı? Bilinmez ama sevdiği adamın muhteşem değişimi Sevda'yı korkutuyordu. Ya da yeterince birbirlerini tanıyamamıştı. Düğüne son iki ay kaldı. Bazı şeyleri aşmak gerekirken bir türlü uzlaşamamıştı. Ama birbirlerini de seviyorlardı. Açıkçası kendinden ödün verilmiyordu. Ya da sadece Sevda ödün vermişti. Ve tek taraflı bir şeyleri başarmak zordu. Sevda derinden bir iç çekti. Çocukken arkadaşlarıyla aralarında geçen konuşmayı hatırladı . "4 arkadaş sokakta bir kilim üzerine oturmuşlar. Herkesin elinde bir oyuncak barbie bebek ve onlara gelinlik dikiyorlardı . Aralarında şöyle bir konuşma geçmişti. Merve; Çok güzel gelinlik dikelim. Ve büyüdüğümüzde de böyle bir gelinliğimiz olsun. Sevda; Ben çok güzel bir gelin olacağım. Dantelli arkası uzunca bir gelinliğim olacak. Başımı şöyle yapacağım diye heyecanlı bir şekilde anlatıyordu. Yanındaki arkadaşları ise; Şaşkın önce büyü ve de bunlar için de bir eş lazım tek başına giyemezsin..
Vazgeçtim kızlar ben evlenmeyeceğim" diye sinirlenip kızmıştı.
Zaman geçti ve büyüdük, kendimi hep çocukluğumdaki bebek gibi güzel mutlu bir gelin olacağım zannederdim. Yanılmışım!
İnsan büyüdüğünde dertleri de büyüyormuş. Çocukluğundaki gibi masum temiz olmuyormuş her şey.
20 yaşında genç bir kız'dı Sevda. Bu yaşına kadar gelen herkesi geri çevirmiş evlilik düşünmüyordu. Konusunu bile açan herkese kızardı. Ta ki Ömer ile karşılaşana kadar. Evet demişti. Bu benim nasibim ve çok sevmişti. Düğün hazırlıkları daha da hızlanıyor eşyalar bakılıyor, Sevda bir yandan eksiklerini tamamlamaya çalışıyordu.
Sevda izinli olduğu bir gün aradaki soğukluğun kalkması hemde hasret gidermek için hem de düğün hakkında istişare yapmak için Ömer'i kahvaltıya davet etmişti. Ömer'e gelirken laptop'ını getirmesini ve de cebinde bir gül ile gelmesini istemişti. Ama bu boşuna bir isteyişti. Tabi ki de getirmezdi. Sevdiğine bir çiçeği çok görüyordu. Sevda sabah erkenden kalkıp Ömer'in ne sevdiğini çok fazla aynı evde yaşayıp bilmediği için, poğaça, börek,kızartma kahvaltı ürünleri (yağlı peynir, burgu peynir, zeytin,reçel vs) burger, sucuklu yumurta hazırlayıp sofrayı titiz bir şekilde hazırladı. Saat 10.30 oldu. Birazdan gelir deyip pudra rengi eteği ve beyaz gömleğini giydi. Ve üzerine de şık bir eşarp takıp hazırlandı. Kendi de dahil her şey hazırdı. Ve o anda zil çaldı. Zamanlama süperdi. Yetiştirmişti her şeyi. Gelen Ömer'di.
'Hoş geldin' diyerek içeri aldı.
Hoş buldum!
Sıcak pide getirmişti. Gül yoktu tabi ki. Ömer'in alacağı ilk ve son çiçek isteme çiçeğiydi. Ömer'i yemek odasına aldı. Sofra hazırdı. Ömer sen otur ben de fırından börekleri alıp geliyorum. Anne sen de Ömer'in yanına geç yalnız kalmasın.
Elinde sıcak börek çöreklerle gelip masaya oturdu. Son bir kez attı. Evet her şey kusursuz görünüyordu.
Hoş sohbet eşliğinde güzel bir kahvaltı yaptılar.
Ömer kayın validesine 'annecim size bir şey danışmak istiyorum' dedi. Annesi; Buyur yavrum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Seni Bana Yazmamışlar
RomanceSevmelerin en güzeli kitap gibi ezberimsin deme şekli. Belki de satır satır aklımda senli anılarım, her sayfasında yaşadığım duygular gibisin biraz adrenalin, biraz hüzün, biraz heyecan, çokça da mutlu olduğum duygularımsın...