Medya: Evren KARACA
Issızdı heryer , bi o kadarda sessiz... Yeşil gözlü cebinden telefonunu çıkartıp en yakın arkadaşı hira'yı aradı. Çaldı çaldı.... Hira büyük bir şaşkınlıkla gelen aramaya kitlendi gözleri büyüdü ağzı bir karış açıldı sonra kendine gelerek yeşil tuşa bastı titreyerek telefonu kulağına götürdü. İçindeki heyacanı bastıramayarak,
-"Yeşil gözlü"?
Genç kız ise soğuk bir sesle,
-"Nerdesin."
Hira şaşkınlıkla,
-'Dışarıdayım noldu" ?
Yeşil göz sessizce mırıldandı,
-"Sana ihtiyacım var , her zamanki yere gel" diyerek telefonu cebinin arkasına koydu. Montunun cebinden bir sigara çıkartıp çakmağıyla o çok sevdiği ışık haznesini yarattı genç kız.
Yürümeye başladı gideceği yöne doğru yeşil göz. Yaklaşık 5 dakika sonra yolun sonuna gelmişti genç kız yavaşça eğilerek kayanın dibine oturdu. Her zaman yaptığı gibi düşüncelere daldı yeşil gözlü. Genç kız bundan 4 yıl önce hem taciz hemde tecavüze uğramıştı. Ailesi ise 1 yıl önce genç kızın gözlerinin önünde acımasızca öldürülmüştü. Kimin yaptığını bilmiyordu yeşil göz ama neden yaptıklarını çok iyi biliyordu. Bütün bu yaşananlar gözünün önüne gelince ayağa kalktı genç kız. Uçurumun hemen önündeydi, aşağısı ise sonsuzluk...Kollarını açtı sonsuzluğa atlamak istercesine, hiç birşey yoktu sanki o saniye beyin sonsuzluk istiyor , kalp ise durmuştu. Ta ki belinden biri çekip onu yere atıncaya kadar. Kalp yeniden atmaya beyin ise tekrar işlevine döndü. Yeşil gözlü silkelendi ve sinirle hira'ya baktı. Hira'nın gözlerindeki kırgınlığı ve kızgınlığı anlamamak mümkün değildi. Genç kız bu ortamı sevmedi gözlerini çekti ve ayağa kalktı.
Yeniden kayalıklara ilerleyecekken kolunun sert bi şekilde tutulmasıyla sendeledi. Genç kız sinirlendi ama belli etmedi can dostuna onun yerine umursamaz dolu bir sesle,
-"Ne istiyosun ?" dedi. Hira'nın gözlerinden bir an şaşkınlık geçti ama yerini hemen kızgınlığa bıraktı. Öfke dolu bir sesle,
-"Ne istiyosun mu ? Gerçekten bunu mu soruyosun bana ! Asıl sen ne istiyosun evren ! Şu haline bir bak. Beni çağırıyosun gel diye , geliyorum bi bakıyorum evren intihar ediyor. Bu kaçıncı evren kendine gel artık. Çok özledim seni lanet olsun gel buraya" diyerek yeşil göze sıkıca sarıldı. Genç kız bir müddet müsade etti hira'nın ona sarılmasına sonra aniden itti. Ardından kayalıklara gidip oturdu. Sevmiyorduki sarılma denen saçma şeyi ama kıyamıyordu can dostuna onun için herşeye katlanırdı.
Hira bu durumu bildiği için evrenin yanına gelip oturdu. Sakin ve samimi bir sesle ,
-"Anlat" dedi.
Genç kızda bunu bekliyormuş gibi derin bir nefes aldı. Elini yumruk haline getirdi sanki kendine güç verircesine sonra başladı onca yılın yükünü anlatmaya....
-"Dayanamıyorum. Yaşadığım şeyleri rüyamda görmekten bıktım. Tecavüz edildiğim zamanı an be an görmekten yoruldum. Ailem için yaşıyordum. Onlar için ayakta kaldım ben ama onlar naptılar kendi hataları yüzünden beni bırakıp gittiler. Hiç birşey bilmeden , çektiğim acıları görmeden gittiler. Ailem öldürüldükten sonra yurt dışına çıkacağım söylendi dimi. Ama gideceğim yer akıl hastanesi idi. Delirdim normal olarak. 1 sene sonra iyi olduğuma kanaat getirerek gün yüzüne çıkardılar." Bir an durdu genç kız , devam etti sonra soğuk bir sesle , 'bitti' diyerek.
Bu kadar bilmesi yeterdi hira'nın daha başka şeyleri zamanı gelince öğrenecekti zaten. Hira şaşkınlıkla evrene bakakaldı. Tamam tecavüz edildiğini ve ailesinin öldüğünü biliyordu ama akıl hastanesi nasıl dayanmıştı ki dostu ? 1 sene dile kolay. Yanında olmadığı için bir kez daha küfretti kendine .
Derin bir nefes alarak suçluluk dolu sesiyle,
-"Özür dilerim evren."
Yeşil gözlü düz bir tınıyla,
-"Ne için" ?
Hira çaresizlikle,
-"Senin yanında olmadığım için , seni yanlız bıraktığım için. Lanet olsun özür dilerim ben ben çok üzgünüm diyerek ağlamaya başladı."
Yeşil gözlünün dudaklarını acı bir tebessüm aldı. Ardından sert bir sesle,
-"Gözümün önünde ağlamayı kes. Senin hiç bir şeyden haberin yoktu . Olsaydı gelirdin bunu biliyorum."
Hira eliyle göz yaşlarını silerek yeşil gözlünün elini tuttu güven verircesine.
-"Ben burdayım. Gerçekten hiç bir zaman seni yanlız bırakmıycam."Yeşil gözlü içinde tuttuğu nefesi bıraktı hira'ya sıkıntı dolu bir sesle,
-"Ben çok değiştim hira. Bana katlanamazsın. Sana zarar veririm."
Ama hira'nın cevabı netti,
-"Beni kendi ellerinle öldürsen bile asla bırakmıycam seni yeşil gözlüm."
Yeşil gözlünün dudakları samimi bir gülüş sergiledi ortaya.
Sahi en son ne zaman içten gülmüştü ki ?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
❄LAVİNİA❄
ChickLitSadece intikam istiyordu genç kız. Ölmek için yaşıyordu Evren. Ölüm çiçeğiydi o. Herkesin imrendiği, ona benzemek istediği ilâhi bir çiçek. Kendini değil başkalarını öldürmekle görevlendirilmişti.