Tuğra'nın ağzından bir bölüm olucak bu sefer. Zaman atlatmalarım olucak biraz.. Keyifli okumalar... Umarım zevk alarak okuduğunuz bir bölüm olur. Yorum ve Votelerinizi eksik etmeyin....
~~~~Düğün gününden devam~~~~~
Kaç yıl geçti eski anılarımızın üzerinden bilmiyorum. Ama Buğlem'in bana verdiği sözü unuttuğunu biliyorum. Nasıl unutmazdı ki... Onca acının üzerine bir sözü hatırlayamazdı. Önceleri aşk değildi ona karşı hislerim. Sadece meraktı bir kaç gün gördüğüm konuştuğum insanı tanımak istemiştim. Yaşımın ihanetiydi bu bana. Merak ederek öğrenme çağındaydım. Merak etmiştim işte ne yapabilirdim ki. Bu merakımın aşka döneceğini bilemezdim. Seviyorum demeyi öğrendiğimde onun karşısına çıkmadan önce babamın karşısına çıkmıştım. Sevmeyi layıkıyla yapar mıyım bilmiyorum ama seviyorum demiştim. Babamın gözlerin de ilk defa o gün acıyı görmüştüm. Bana acımıştı. Kızamazdım bana acıdığı için o da haklıydı. Bilemezdi yıllar sonra sevdiğim kişiyle bir şekilde evleneceğimi. Evleniyordum işte. Biraz sonra Allah katında eşim olucaktı. Erkek evladımız olmadan resmi nikah yapılmazdı ama onunla kayıt üzerinde de evli olmayı istiyordum. Ailesinin ona zarar vermesinden korkuyordum açıkcası. Babama bu konuyu açınca olumlu yaklaşınca başlattım nikah işlemlerini. Sadece bir kaç saat vardı artık önümde. Bir kaç oda ileride benim için hazırlanıyordu. Şimdiden özlemiştim onu.
" Bir bahaneyle odaya girsem olur mu? "
diye abime sormadan duramadım. Murat abi omzumu sıktı.
" Tuğra'm.... Az heyecan yap. Gideceksin yoksa kalpten Allah korusun. "
Yağız abi odaya girince yanıma gelip sarıldı.
" Küçük kardeş büyümüş damat olmuş"
Sanırım kız tarafı olduklarını düşünüyorlardı. Tam bir şey söylemek için ağzımı açtım ki Murat boğazını temizleyip yüzüme baktı.
" Tuğra'm.... Bak ben senin abin olduğum kadar bir kaç oda ileride hazırlanan kızın da abisiyim. Onu üzersen, geçmişin hesabını sorarsan, ilk karşında göreceğin kişi benim. Yıllarca kızın çevresinde mecnun gibi dolandın. Böyle bir oyun oynattın bize. Bu ortaya çıkarsa halimiz ne olur sen düşün. Ve o kızı kendinden bile çok sev. Yoksa boşanma yok diye umut etme. Sizi boşayan ben olurum. "
Abimin sesinde ki karar ve kızgınlık elle tutulur türdendi. Sesimi çıkarmayıp başımla onayladım. Yağız abim sırtımı sıvazladı.
" Buğlem bizim için de değerli. Yekta abinin bu tutumu o yüzden. O bizi, biz onu her zaman daha iyi anlarız. İkimizde yarımız çünkü. Şimdi saat geldi. Hadi gidelim artık. "
Birlikte odadan çıkıp aşağı avluya indik. Babamlar da buradaydı. Yanlarına gittiğimizde Vedat bey yanıma geldi.
" Biraz konuşalım mı? "
Abimler yanımızdan ayrılınca mecbur tamam demek zorunda kaldım. Konağın arkasına doğru yürümeye başladık.
" Bazı şeyleri değiştirmem imkansız o yüzden Buğlem ile yaşadıklarımı değiştiremem. Uzun uzun anlatamam sana yaşadıklarımızı. Sana tek söyleyeceğim yıllarca omuzlarımda taşıdığım bir sır. Buğlem.... "
~~~~~~ Bir kaç dakika sonra~~~~~
Hâlâ aklımda Vedat beyin sözleri vardı. Şimdilik bunu düşünmeyecektim. Buğlem'i üzmeye hakkım yoktu. Herşeyi kenara bırakıp merdivenlerden inen Buğlem'e baktım. Melekleri kıskandıracak kadar güzel olmuştu. Belki de gelinlik en çok ona bu kadar yakışmıştı. Duvağının üzerinde ki kırmızı örtü bile kapatamamıştı gözlerinin güzelliğini. Merdivenlerin sonunda Buğra kuşağını bağladı. Babamların elini öpüp yanıma geldi. Koluma girince hep birlikte çıktık konaktan. Arabaya bindiğimizde aracı Yekta abim kullanıyordu. Yan koltuğunda da Murat abim vardı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KORKMAMAYI ÖĞRET (BUĞLEM)
ChickLitSırlarla dolu acı bir hayat... Tüm gerçeklerin kendinden saklandığı hâlâ bir yanı büyüyememiş bir kız... Her gün daha çok büyüyen intikam hırsı.. Bir tarihte takılı kalmış bir kız çocuğunun hikayesi... Var ile yok arasında, geçmiş ile geleceğin en b...