6. BÖLÜM

125 12 14
                                    

Merhabalar yine ben geldim. Keyifli okumalar....

~~~~~~ Buğlem den~~~~~~

Çok uzun geçiyordu geceler artık. Neredeyse bir aydır Tuğra'dan uzaktım. Oysa özlemiştim onu. Çok kısa zamanda benimsemiş kendime can yapmışım Tuğra'yı. Şu an ruhum yokmuş gibi, aldığım nefes ciğerlerime ulaşmadan yok oluyormuş gibi hissediyordum. Bu işe kısa zamanda çözüm bulmalıydım. Çalan kapı ile boş kütüphanemden çıktım. Kapıyı açtığımda her zamanki gibi Murat abi ve Yekta abi gelmişti. Kapının kenarına geçtim. İçeri girip kapının önünde beklemeye başladılar. Kapıyı kapatıp önden salona geçtim. Koltuğun üzerinde örtüyü kaldırıp oturmaları için yer açtım. Kendim için de tekli koltuğun örtüsünü kaldırdım. Ben oturunca Murat abi öne doğru eğilip dirseklerini dizlerine dayadı.

" Kızım.... Daha ne kadar sürecek bu ayrılık. O orada yemiyor,içmiyor ,uyumuyor sen burada. İkiniz de ağzını bıçak açmıyor. Konuştuğunuz zamanda bizleri yıkıp geçiyorsunuz. Bir ay oldu. Belki daha fazla. Bulamadık işte size bunu yapanı. Ne bir kamera görüntüsü var ortada ne de bir ipucu.... "

" Boşa arıyorsunuz ipucunu bize bunu yapan Ahmet'ten başkası değildi "

Ayağa kalkınca ben Murat abi de ayağa kalktı. Sıkıca sarıldım abime. Tuğra'nın kokusunu aradım biraz yoktu. Tuğra ile bulduğum huzuru aradım yoktu. Tuğra'nın sıcak sarılışını aradım yoktu. Abisiydi ama ona benzemiyordu. Sıkı sarılıyor güven veriyordu. Bir baba bir abi şefkatiyle sarıyordu kollarını bana. Ama Tuğra öyle değildi. Ağladığımı hissedince ayrıldım.

" Abi... Tuğra nasıl? "

Murat abi elimden tutup yanına otutturdu.

" Yemek yemiyor... "

" Aç kalma yemek ye demiştim... "

" Uyku uyumuyor... "

" uyu demiştim.... "

" Buz gibi tüm bedeni ısınmıyor..."

" Üşütme sıkı giyin demiştim..."

" Önüne gelenden hırsını alıyor. Kimseyi dinlemiyor... "

" Bana olan hırsını başkalarından çıkarma demiştim... "

" Ruh gibi... Gülmüyor... "

" Bu haksızlık gülmek en çok ona yakışıyor. "

Canımdan vurmuştu Tuğra beni. Annemin gülüşüne benzeyen gülüşünü nasıl söndürürdü.

" Peki ya sen Buğlem.... Sen nasılsın?"

diyerek araya girdi Yekta abi. Bilmiyorum dercesine omuzlarımı yukarı kaldırdım.

" Yemek yiyor musun? "

" O olmadan boğazımdan geçmiyor. "

" Uyuyor musun? "

" O olmadan uyku tutmuyor. "

" Gülümsüyor musun? "

" O olmadan gülümsemek imkansız."

Yekta abi ayağa kalkıp yüzüme baktı.

" Hadi hazırlan gidiyoruz. "

Şaşkınlıkla yüzüne bakınca gülümsedi.

" Sen burda o orada perişan olup gideceksiniz. Hadi kalk hazırlan. "

" Abi... Gördünüz işte ben sizinleyken sadece bela oluyorum size. "

KORKMAMAYI ÖĞRET (BUĞLEM)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin