Hastanenin önünde öylece saatlerdir oturmuş bekliyorum. Hayır kızım komadan çıktın hayatını yaşasana! Takıldın bi rüyaya gibi laflara aldırış etmedim. Ama dürüst olmak gerekirsee ki bu iç sesimin cümleleri... korkuyorum. Bunu içimden geçirirken bile yutkundum. Ya o cidden..
"Elisaa!" Kafamın dibinde bağıran melikeye döndüm.
"Sağır mıyım niye bağırıyosun!"
"Sağırsın. İki saattir sesleniyorum sana salak!"
"Öyle mii?" Mahcup bi suratla kafamı kaşırken hastaneye yeniden döndüm. Melike de benimle birlikte oraya odaklandı.
"Pekalaaa? Planımız ne ortak?" Lafıyla birlikte ona doğru döndüm. Bi adım geri çekilip süzmeye başladım ve kahkahayı bastım!!
"Aah! Aman Allah' ım bende diyorum ki bu kız niye böyle giyinmiiiş!!" Kahkaha atarken siyah tayt üstüne siyah sporcu atleti ve gözlükleriyle oldukça gizemli duruyordu(!)
"Ya kızım şurda bi rolümüze girmeye çalışıyoruz heralde dimi!"
"Şapşirellam böle çok dikkat çekmez mi ajanlığımız ama aaa!" Allah' ım hayatımda her şey mi abartılı! Bir şeyler sıradan olsa olmaz mı!
"Ya dalga geçmesenee zaten sıcak yanıyorum!" Hastaneye ilerlerken yakınıyordu.
"Bu havada tayt ve siyah! Giyersen böle olur tabi Allah' ım yaa! Akıllısı bizi niye bulmuyo acaba hayır yani ne suç işledim been!"
"Sen bana mı diyosun akılsız diye! İçerde arkadaşı olan benim canım bence benle iyi geçin!" Diyip gözlüklerini kafasına yerleştirdi.
Anlamıyorum o saçlarına koyunca acayip havalı oluyo ben koyunca kafamda ekstradan göz çıkmış gibi hissediyorum. Uzaylı gözü!
"Tamam tamam! Ee nerde bu arkadaşın?"
"Mesaj attım gelicekmiş." Biz beklerken önümüzden bissürü insan geçiyordu.
Telaşlı telaşlı elindeki kağıtları yetiştirmeye çalışan insanlar, çocuğunu kucağında uyutmaya çalışan bi anne, koluna genç bi oğlan girmiş yaşlı bir amca.. sanki burası dışarıdan ayrı bi dünya gibi değil mi?
"Elisa?" Kafamı melikeye çevirdim. Ayağa kalkmış yanındaki güzel hemşireyle konuşuyordu.
"Meraba." Elimi uzatınca kızda bana elini uzattı. Bu yeni nesil dehşet güzel!
"Meraba Elisa. Ben Buse. Hastayken de görmüştüm seni. Gerçi o halinle bile güzeldin ama şimdi bi utandım daha da güzelsin." Yok artık! Ahah! Karşımda Miranda çakması kız bana iltifat mı ediyo!
"Şeyy.. teşekkür ederim ama sen kendine bakıyor musun? Çok güzelsin. Doktorlar çok şanslı olsa gerek!" Diyip gülüşmeye başladık.
"Peki tamam birbirinize iltifatlarınız bittiyse artık olaya dönebilir miyiz?"
"Tamamdır. Beni takip edin." Göz kırpıp ilerlemeye başlayınca melikeyle ona eşlik ettik. Bende yolları dikkatlice inceliyorum. Kaçmamız gerekirse bulabiliyim. Yani ne olur ne olmaz dimi ama!
Bi odanın kapısını açtı ve biz girince kapattı. "Şu gömlekleri giyin. Siz de staj için burdaymışsınız gibi davranıcaksınız tamam mı! Birazdan senin katındaki Ebru ablaya gidicez (o anlatırken bizde beyaz kısa önlükleri giyiyorduk) ardından ona sorucaz çocuğu.. tam olarak ne zaman hastanede yattığını biliyor musun?"
Düşünmeye başladım. Hayır! "Benim kaydıma baksak önce o zaman?" Bana sersemmişim gibi bakınca ne var şeklinde ikisine de kafamı salladım.
