Final 2 part

8 0 1
                                    

Merhabalar.
Hüzünlüsünüz değil mi?
Bu bölümde Şebnemi hortlatacağım.
Evet, evet doğru okudunuz.
Zombie olarak hayata başlayacak ve Emreyide zombie yapacak ve tada mutlu son.
Âşk olsun
10 yaşındaki erkek çocukları için kitap mı?
Drama yazdım sonuna kadar drama olacak.😎

Kirpiklerinin sayısını bilirdim ben gözlerine nasıl baktığımı sen düşün..
Emre
Yataktan kalkıp uyuşuk uyuşuk telefonu elime aldım.
Aranan: Şebnem
Açmıyordu telefonu .
Merak ettim, ama uyumuşdur diye daha da aramadım.
Giyindim ve kahvaltımı yapıp dışarı çıktım.
Öyle kahvaltı ben yapmam havalarında değilim.( Akıllıdır benim başrölüm. )
Arabaya binip şirkete gittim.
★★★
Saat 11:00.
Ve ne işe geldi ne haber verdi.
Bu ne rahatlık.
Aradım ve bu sefer kapalı.
Haydee!
Bu kıza ne oldu.
Aranan:Kayınvalideciğim.
"Alo, Fatma teyze selamün-aleyküm."
"Aleyküm-selam oğlum" dedi telaşlı ve ağlamaklı çıkan sesiyle
"Ben Şebnemi arıyorumda ulaşamıyorum"
"Bizde sabahdan arıyoruz bulamıyoruz. Notda bırakmış. "Elveda. Size büyük bir yük bıraktım. Giden bir şey kayb etmez, kalanlar kalbinin yarısını kayb eder. Hakkınızı helal edin."diye. Çok endişeleniyorum onun için." dedi ve ağlamaya başladi.
"Tamam bende aramaya başlıyorum. Siz sakin olun. Bir gelişme olursa arayın."
"Tamam yavrum" dedi ve kapattı.
Çok endişeleniyordum.
Hakkınızı helal edin de ne!
O bensiz yapmazki?!
Bırakıp gidemez.
Biz giden kalan sohbetleri etmeyecektik.
Ne gideni ne kalanı be kara gözlüm.
Hayır hemen kötü düşünmeyeceğim.
Ama kalbimi sıkıştıran duygu beni öldürecekmiş gibiydi.
Hemen çıktım.
Gözlerim dolmuştu.
Her yeri karış karış arayacaktım.
Sahil!
Oraya gitmişdir ya!
Zaten nereye gider ki bensiz!
En son sahilde..
Yok, yok.
Öyle olamaz olmaz.
Arabaya bindim. Sahile sürdüm. Deli gibiydim. Her aklıma geldikçe ölüyordum. Olamaz, olamaz,olamaz....
"Ne olur Allahım Şebnem'e bi şey olmasın. Ne olur!"
Nefesim kesilecek gibiydi.
Boğazıma bir yumru tıkandı.
Düğüm gibi.
Gittikçe kördüğüm oluyordu.
Yutkunuyordum ama gitmiyordu.
Haykırıyordum.
Onunla evlenecektim.
İki kızım olacaktı.
Birinin gözü siyah birininki yeşil.
Benle oynayacaktılar.
Bırakamaz böyle bir zamanda yapamaz.
Ölürüm.
Yaşayan bir ölü olurum.
Kaç defa dreksiyona vurdum bilmiyorum.
Sonunda gelmiştim.
Her yeri didik didik aradım.
Yoktu.
Kafeler, kütüphaneler, barlara bile bakmıştım.
Yoktu.

Saat 22:00.
Her yeri aradım.
İstanbulun gitmediğim yeri kalmamıştı.
Sonda şirketin yolunu tutdum.
Belki gelmişdir değil mi şirkete?!
Ben onu o beni arıyordur.
Şirketin önüne geldiğimde yerde kağıt gördüm.
Açıp okumaya başladım.
"Şebnem kızım.
Sen bunu okuduğun zaman evli olacaksın

Ben senin annen değilim.

Sen benim aile dostumun kızıydın.
Annenle baban kazada öldüler.
Sen 4 yaşında küçük bir kızdın.
Annen seni bana emanet etti.
Bizde sana bakmak zorunda kaldık.
Bazen sana haksizlik ettik.
Bazen de kendi kızlarımızdan ayırdık.
Ama sen bizi affet Şebnemim.
Biliyorum anne babanı merak ediyorsun.
Alttaki resim onların.
Fatma teyze Şebnemin annesi değil mi?!
Yoksa bunun için mi gitmiş?
Olamaz.
Yine gözlerim dolmuştu.
Erkek adam ağlar evet.
Sevdiği içinse haykıra haykıra ağlar.
Asansöre binip çatıya çıktım.
Nefes almak için ağlamak için.
Gördüğüm görüntüyle kendimi kayb ettim.
Dizlerim titredi.
Yerle buluştu.
Şebnem.
Yere yatmışdı.
İn şa Allah sadece yatmışdır.
Asması tutmuşdur falan ne olur.
Allahım düşündüyüm gibi olmasın.
Ne olur!
Koşuyordum.
Diz çöktüm.
Gözleri kapalıydı.
"Şebnem. Şebnem kalk nolur Şebnem bırakma beni. "
Ağlamam daha da şiddetlenmişdi.
Çantasını aradim.
İlacını bulacaktım.
Ölmedi sadece asması yüzünden.
Ölemez.
Çantasını ararken bir kağıt buldum.
Artık bu kağıtları görmek istemiyorum.
Kağıtı açtım.
Emre. Canım. Özür dilerim. Beni affet.
Ben gidiyorum artık.
Dayanamadım bu hayata.
Dayanamadım.
Öldürdüm evet kendimi.
Ne annem çok üzülecek ne babam.
Sen üzüleceksin.
Kabullenmeyeceksin.
Unutmayacaksın.
Kalbinin bir köşesinde olacağım.
Evleneceksin, çocukların olacak.
Ama o kadını çok sev tamam mı?!
Çünki sen en iyilerine layıksın.
Unut beni.
Saklama aklında.
Her aklına geldiğimde üzeceğim seni biliyorum.
Unutdum onu deme.
Her unutdum dediğimde bir kez daha hatırlayacaksın.
Yılda bir gelirsin mezarıma belki de daha az.
"Bir kız vardı beni çok severdi. İlk ve son âşkıydım de!"
Belki de "sevseydi gitmezdi" diyeceksin.
Ama sevdiğim için gidiyorum.
Belki de " zaten gelip geçici âşktı" diyeceksin.
Haklısında hayatında 1 ay yerim oldu. Ne olacak ki?!
Rafet Elroman gibide "giden unutur kalan hep yanar" havalarına girme.
Sen yanma.
Senin canın yanmasın.
Seni sevdim.
Sana âşık olmadım sana âşık öldüm ben.
Bana vazgeç dediler senden, vazgeçemedim!
Kendimden vazgeçtim.
ÖTEKİ DÜNYADA BİLE YEŞİL GÖZLERİNİ UNUTMAYACAĞIM.SENDEN İKİ ŞEY İSTEYECEĞİM: BENİ UNUT VE AĞLAMA.KENDİNE ZARAR VERİRSEN EĞER HORTLAR ÖLDÜRÜRÜM SENİ.
ELVEDA.
Artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
Ölmüşdü.
Elim buz kesmiş bileğine gitti.
Nabız yoktu.
Elindeki silahı fark ettim.
Ve kafasındaki kanı.
Kafasından ateş etmişdi.
Ölmedi o.
Ölemez.
Hayır.
Beni neden vurmadın o gece.
Neden?!
Yalnız niye bıraktın beni.
Bu acı içinde niye bıraktın beni.
Telefonumun sesini duydum.
Aldırmadım.
1 defa 2 defa. Ve sonda telefonu açmaya karar verdim.
Arayan:Kayınvalideciğim.
Yeniden gözlerimden yaşlar düşmeye başladı.
Kayınvalidem olacaktı.
Telefonu açtım.
"Alo Fatma teyze."
"Alo oğlum. Bir şey buldun mu?! Ne olur yanımda de. Çekmecedeki silah da yok çok endişeleniyorum."
"Silah da yanımda. Şebnem de."
Bir anneye nasıl kızının öldüğü söylenilirdi.
Ama annesi de değildi ki.
"Nasıl yani. Buldun mu?!"
"Buldum."
"İyi mi?"
Cevap veremedim.
Ölü mü söyleyeyim.
Kendim bile kabullenmezken.
"Oğlum cevap versene. Bi şey mi oldu."
"Yeterince kötü."
"Emre doğru dürüst bi şey söylesene oğlum."
"Öldü. Bunu mu duymak istiyordunuz. Sizin ona evlendikten sonra vereceğiniz mektupu okumuş ve o lanet olası silahla öldürmüş kendini. Şimdi rahatlayın ölmüş aile dostunuzun kızına bakmayacaksın. "
Diye tüm zehrimi boşalttım.
Acılı bir anneye söylenmeyecek sözlerdi ama benim acım yok mu?!
mutsuz şekilde ölmeyı hak edecek en son insandı Şebnem.
Ve şimdi cansız şekilde karşımda duruyor.
Dün evlenme teklifi ettiğim kadın ölmemeliydi
En azından benim için.
Yoktu.
Bıraktı gitti.
Yapamazdı bunu.
Keşke o günkü gibi olsaydı.
Ben onu takip edip en sonunda kurtarsaydım.
O da Bay Kurtarıcı deseydi bana.
Amöb, beyinsiz, öküz deseydi.
Daha dün evleneceğimiz yeri düşünüyordum.
Nişanı, kınası.
Şimdi kırkını mı düşünecektim?!
Yine ağlamaya başladım.
Şimdi bir yas tutmalıyım.
Sonsuza kadar sürecek bir yas.
The End (son)
Yazarın tipini merak ediyormusunuz?!
Sizin gibi salya sümük ağlıyorum.
Hem kitap bittiği için hem de son için.
İlk kitabımı bitiriyorum boru değil ağlayacağım tabi.
Özel bölüm olacak.
Emre 6 ay sonra.
Bu adamıda acıların çocuğu yaptım. Yazık.
İçimede sinmedi bir türlü bu mutsuz son.
İnsanlar bu kadar dramayı nasıl yazıyor.
Vicdanı haykırmaz mı ki o kadar insan niye ağlatıyorsun diye.
Ama Şebnemin söylediği gib Mutlu son zaten Ölüm

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Oct 14, 2017 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Yarı Yol(tamamlandi)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin