○Üçüncü Bölüm○

74 25 6
                                    

''Bundan sonrası avuntuydu. Avuttum kendimi.

Ne konuşmayı becerebiliyorum ne de susmayı...

Bana ayrılan sürenin bitmesini bekliyorum sadece.

Hepsi bu...


Bu sabah,annesini ne kadar çok özlediğini far etti. Herkesin annesi hayattayken onunkinin olmaması haksızlıktı.

İz, kendini kötü hissettiği zamanlarda hep gittiği bir yer vardı. '' Yeryüzündeki Cennetim'' derdi orası için. Saat daha çok erkendi ama o buna aldırış etmedi. Evden çıktı. Bu sefer elinde, sürekli bir şeyler yazdığı ajandası tek vardı.

Güneşin doğmasına yakın zamanları çok severdi İz. O ana denk gelmişti. Sırtını bir ağaca dayayıp izleme başladı etrafını. Derin bir iç çekti. Düşündü de;

''Acaba annem ve babam hayatta olsalardı nasıl bir hayatım olurdu?

Nasıl uyanırdım mesela her sabah?''

Gözleri buğulanmaya başladı. Yorulana dek yazdı.

***

'' Her sabah aynı olur muydu?

Hani şu ''rutin hayat''dediklerinden.

Ama huzurlu olsun. Mutlu uyanalım.

Çok hayalimiz olmasın mesela. Çok ümit etmeyelim ama vazgeçmeyelim de.

Bir çocuk mutlu olsun her sabah.

Annem olsun ya.

Dizlerinde uyuya kalayım öylece.

Hiç yalnız kalmayayım. Hiç akşam olmasın mesela.

Yağmur yağsın hep.

Her mevsim 'Sonbahar' olsun.

Sanki hiç kötülük yokmuş gibi, öyle berduş yaşayalım hayatı.''

***

''Nereye kaçarsan kaç, kendi vicdanından kaçamıyorsun işte.''

Daha fazla yazamadı İz. Yazdıkları neden bu kadar ağır geliyordu? Anlamadı.

Sonra babasına hayallerinde hiç yer vermediğini far etti. Ama bunu pekte önemsememişti.

Hayatında hiç olmamış birini hayallerine nasıl yerleştirebilirdi ki?

Derin bir nefes aldıktan sonra gökyüzüne baktı. Gün çoktan doğmuştu.

Yerinden kalktı. Ağır ağır yürümeye başladı. Bir şeyler mırıldandı.


''Düşlediğim hayatı özlüyorum.''

PAYİZ(Ara Verildi)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin