1.BÖLÜM: İLK ADIM

597 104 7
                                    

Uçağın camından etrafı izlerken hayatımın belirli kesitleri sanki film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu.Hayatımın çok kolay geçtiği söylenemezdi aslında.Karadeniz'in küçük bir kasabasında büyüdüğüm için büyük bir şehirde yaşayacak olmam, hemde üniversiteye gidecek olmam benim için bir mucizeydi.Ailemi bunun için razı etmem elbetteki hiç de kolay olmamıştı.Babam bunun için canla başla uğraşsa da biraz demagoji,biraz ajitasyon birde üstüne üstlük yeme içmeden kesilmem onu çaresiz üniversiteye gitmem için ikna etmişti çok şükür.Uçağımın az sonra Adnan Menderes hava alanına inmek üzere olduğunu tabi ki de pilotun o kışkırtıcı sesinden öğrenmiştim.İzmir başkaları için gavur İzmir diye adlandırılsa da benim için içinde bir çok anlamı barındıran şehirdi.Bavullarımı hatırı sayılır süre bekledikten sonra okuldan tanıdığım kız arkadaşım ile paylaşacağım kiralık evin yolunu tutmuştum bile. Ege üniversitesi Eczacılık fakültesine kaydımı babamla beraber geldiğimde yaptırmıştım arkadaşım da psikoloji de 1. sınıf da okuyordu.Taksi evin önüne gelmişti bile.Kapıyı açan Sema benden de heyecanlıydı.

-Hoşgeldin Duygucuğum

-Hoş buldum canım ne çok özlemişim seni.

o kadar sıkı kucaklaşmıştık ki taksicinin:

-Daha çok bekleyecek miyim? hanımlar keyfiniz yerine geldiyse ben paramı alıp buradan sıvışayım yavaştan.

-Ayyy pardon unuttum ben seni

-Unutmayaydın iyiydi dedi gülümseyerek.

Taksiciye de yol verdikten sonra Sema bana odamı gösterdi.Hemen eşyalarımı yerleştirmek istiyordum.Benim bir evim vardı sadece benim bunu düşünmek bile kalbimin ritmini değiştirmek için yetiyordu.Semanın sesi birden irkilmeme sebep olmuştu.

-Kızım acelen ne ev kaçmıyor ki daha 4 yıl buradasın merak etme hatta yeni kanun onaylanırsa beş bile olabilir.

-Benim için sorun yok vallahi sen bana dayanabilecek misin?ona bakmak lazım

-Ehhh deneyeceğiz bakalım olmadı, bavulun ile anında  geldiğin yere postalarım seni.

Gayet ciddi söylemeye çalışsa da ardından attığı kahkaha onu hemencecik ele vermişti bile.

Sema memlekette aynı okulda benden bir üst sınıftaydı.Çok güzel gözleri vardı.Ona her baktığımda sapsarı saçları her nedense ayçiçeği tarlasını anımsatıyordu bana.

-Hadi bırak bavulu mavulu da Küçük parka gidelim hem bir şeyler yeriz,hem de İzmir de ki ilk gününün hakkını vermiş oluruz.

Peki dedim.Üzerimi değiştireyim de çıkalım.kotumun üzerine bir gömlek ile tarz gibi de olmuştum hani.Beyaz tenli yeşil gözlüydüm saçlarım uzun ve açık kahverengiydi.Uzun boyluydum ve zaten her giydiğimde üzerimde tarz duruyordu.

Evden çıkmıştık ve etrafta nereye bakacağımı şaşırıyordum.Semanın Küçük Park dediği yer etrafta bir çok gencin çoğunlukta olduğu birçok cafe nin bulunduğu bir sokaktı. O kadar kalabalıktı ki her yer hınca hınç doluydu.Sema

-Yemek saati ya üşüşmüşler her taraf da akbabalar

-Akbaba derken?

-Bize mal gibi bakan abazaları diom görmüyor musun? acaba Duygu

-Ben etrafa öyle dalmışım ki bana kim bakmış nereme bakmış ilgilenmedim vallahi.

-Oho işimiz var senle gör bunları gör akıllım alışana kadar ben hallederim ama sende bunlarla mecbur baş etmeyi öğreneceksin.

-Tamam sen öğretirsin.Ne de olsa benden kıdemli sin dedim.Oda :

-Yaniii bi hale yola sokcaz elbet dedi kıkırdayarak.

Sonunda yemek yiyebileceğimiz bir yer bulabilmiştik.Masadan bir yere kalkacak olsak yerimizi anında kapmak için sinsice ayakta bekleyen national geographic den fırlamış yırtıcılar gibi bize bakan bir kız gurubu avını bekler gibi bekliyordu girişte.

Menüden izmir köfte söyledik birer porsiyon o kadar değişik isimli şeyler vardı ki çoğunun ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu aslına bakarsanız.Kumru,boyoz,ıslak hamburger ayvalık tost vb...

Siparişi almaya gelen çocukla bir kaç saniye göz göze geldik.Çocuk bana sinirli sinirli baktı bunu Sema da fark etmiş olacak ki;

-Alooo abim sen hayırdır bir durum mu var?

-Ne durumu olacak be asıl sana hayırdır?

Kavga çıkması an meselesiydi yahu bir şey de yapmadım bunun derdi neydi acaba?anlam verememiştim.Semayı dürterek boş ver, tadımız kaçmasın dedim ilk günün hatırı var yoksa ben ona bilirdim yapacağımı dedi. Sema

Yemeği başka biri getirdi neyse ki yemeğimizi yeyip çıktık.kolumdaki çantamdan telefonumu çıkaracakken arkama döndüğümde bir anda ne tuhaftır ki az önceki çocuğun hala kızgın kızgın arkamdan baktığını gördüm.

KAYBOLMUŞ DİĞER YARIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin