"Ah babam ah." diye geçiriyorum içimden. Babam da sarılmaya, özlem gidermeye devam ediyor. Babam büyük ihtimal Mark'ın gittiğinden habersiz. Onunla oturup 5-10 dakika konuşmak zorunda kaldım. Hayatının güzel gittiğini söylüyordu. Odasında birkaç resim vardı, gözüm takılmıştı. Benim bir iki fotoğrafım vardı. Ne kadar güzeldi o günler diye geçirdim gene içimden. Ama içimdeki ateş daha çok körüklüyor beni. İntikam ateşi! Neyse ki babamın odasından tuvaletim geldi diyerek çıktım. Mark'ın odasına gittim. Odası düzenliydi. Masanın üstünde kalemler, defterler ve bir köşede de laptobu duruyordu. Koşarak laptobu kaptım. İnternetten bir e-posta açtım ve babama bir e-mail attım.
*e-mail*
Merhaba Mr. David
Ben gizli bir hayran. Hakkında seni üzecek şeyler biliyorum. Bunları yaymamı ve Mr. Mark'la beraber işten atılmanı istemiyorsan dediklerimi harfiyen yapacaksın. Aksi takdirde olacaklardan sorumlu değilim.
Sevgiler;
-Muck
Yazdım. Laptobu kapatıp babamın yanına geçtiğimde babamın e-maili okuyor olduğunu gördüm. Çok korktuğu gözlerinden belliydi. Terlemiş ve kravatını hafif açmıştı. Sanırım bu yaptığım şey onun zevkini kursağında bırakmıştı. Ne mutlu bana! Babam "Çok acil işlerim çıktı." deyip laptobunu eline alıp binadan hızlı adımlarla ayrıldı. Bende koşarak babamı takip etmeye başladım. Bir karakola girdi. E-postanın geliş yerine bakacağı çok açıktı. Ve asıl plan burada devreye giriyordu. Çünkü e-posta sahibi Mr. Mark'tı. Sanırım Mark'la babamın arası biraz açılacak..
Şimdi sırada ikinci bir plan vardı. Babamı arayıp onunla zaman geçirmek istediğimi söyledim. Oda tamam bu akşam 8'de hazır ol seni alacağım dedi.
2. plan devrede...
Eve gidiyordum. Otobüsün arka taraflarında 4-5 çocuk vardı. Sesi çok yüksek müzik dinleyip önde oturan kadına laf atıyorlardı.
"Bu gece bize gidelim mi bebek? Hadi ama gelmiyor musun? Bak lolipopum seni zevke getirir! Dört kişiyi alamıycam diye korkma!"
Bu laflar çok sinirime gitmişti. Çocukların yanına gidip,
"Şu müziği kapatır mısın ve tabi çeneni" dedim. Yanında oturan diğer abaza "Noldu güzelim rahatsız mı oldun?" dedi. "Ben seninle konuşmuyorum." diye cevap verince "Ama ben seninle konuşuyorum." dedi. Sinirimden patlayacaktım. Ve elimi kaldırarak suratına güzel bir şaplağı yapıştırdım. Yanındakiler "Ooo" falan demeye başladılar, gittim yerime oturdum. Sesleri kesilmişti artık. Eve yaklaşınca otobüsten inecektim ki tam inerken tokat attığım çocuk yanıma önüme geçip elime bir kağıt verdi ve gitti. Kağıtta "Bir şey lazım olursa ara 0088 533 45 45" yazıyordu. Sanırım bugün bu çocuk işimi görebilirdi. İkinci plandaki yerini ona da anlatmam gerekiyordu.
Ah zavallı babacım kızı tarafından tehdit ediliyor. En acısı bu olsa gerek..

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BABAM BIR GAY!
Teen Fiction16 yaşındaki Mira'nın babası hakkında öğrendiği gerçekler ve babasına bulunduğu tehditleri Ümitcan AYDIN'ın kaleminden anlatan bir hikaye.