PAC ⚔ 7.Bölüm

837 111 68
                                        

İnsan gün gelir kan kusar yutkunur sessizce sevdiği için, gün gelir yutkunduğu için isyan eder ama bilir ki sevdiği her zaman onunladır.

PAC ⚔ 7.Bölüm

Saray Yoongi'nin etrafında dönüyordu. Muhafızlar, askerler hepsi daha önce komutanlarını bu denli sinirli görmemişti.

"YoonGi sakin ol!"

Yoongi kimseyi dinlemek istemiyordu sinirliydi en çokta Jimin'e onun yüzünden, kendi sebep olmuştu bunlara. Kimse tarafından işkence görmemesini diliyordu sadece odasında fark edildiği için zindana atılmasını istemişti. Eğer biri tarafından işkence görürse kendini tutamayacağını biliyordu.

Yoongi çabuk sinirlenmezdi ama biri onu çileden çıkartırsa işte o zaman karşısındaki kişi ölene kadar onunla savaşabilirdi. Bileklerini ovmaya başladı. Avuçlarının içini kaşınıyordu.

"Jungkook."

Küf kokmuş, karanlık, dar, uyumsuz taşlarla döşenmiş zindanların başından hızla ilerliyordu. Geçtiği her odayı inceliyor küçüğünü bulamadığı için daha fazla sinirleniyordu.

"Jungkook." sesi tüm zindanın kuytu köşelerinde gizlenen farelerin bile korkup yerinden kaçmasına neden olmuştu. Ama hala o istediği kişiyi bulamamıştı.

"Komutan Min! Seni burada görmeyeli uzun zaman olmuştu."

Yoongi çenesini gevşetti başında duran şapkayı çıkartıp saçlarına çeki düzen verdi.

"Birini mi arıyorsun..."

Genç adam paslanmış parmaklıklara dayanarak onun buraya düşmesine sebep olan kişiye odaklandı.

"YoonGi onu bulduk.."

"Lütfen gittiğin yerde üzüntülerimi sun böyle olmasını ben istemezdim son anda kaçmasına izin vermeliydim ama biliyorsun kalbim Jung Krallığına ihanet etmeye el vermedi."

Sustu. Hareket etmedi. Jungkook bu şerefsiz yüzünden acı çekmişti. Derin bir nefes vererek Jimin'in gitti yola doğru ilerledi. Bu yolun sonunu çok iyi biliyordu eskiden zamanın çoğu burada geçerdi fakat bir sorun vardı. Burası Jungkook'un olmasını isteyeceği son yerdi.

İri tahta yapılı kapının önüne geldiğinde açık ahşap kapıdan içeri girecek gücü kendisinde bulamadı. Küçüğünü acılar içinde görmek onun için ağır bir cezadan farksızdı.

Çekinerek iki adım attı ve bakışlarını yere indirdi sadece bir adımla içeride olacaktı. Kafasını kaldırdı ve soğuk duvarlara sırtını dayamış, ölmekten beter bir şekilde yarı baygınlıkla Jungkook'u kendine bakarken görmüştü.

Karamel saçlı içindeki acılara rağmen gülüyordu gözünden düşüp yeni yerler keşfeden damlalar gülüşüne engel olmak istede...

Jimin içeri girmedi.. İlk defa birinin haksız yere eziyet görmesi canını acıtmıştı, Jungkook'tan yaş olarak epey büyüktü sanki kendi çocuğu zarar görmüş gibi acıdı yüreği. Yoongi'nin burada bir çok mahkumu öldürecek dereceye getirmesi aklına gelmişti. Şimdi ise sevdiği o hala gelmişti.

Yoongi koşarak dizlerinin üzerine çöktü ve sulu gözlerle deli gibi gülüp ağlayan çocuğa odaklandı. Üzerindeki beyaz gömlek parçalanmış; bedeninin çoğu yerinde morluklar oluşmuş, dudağının kenarı ve kaşı patlamıştı.

"Sana söz veriyorum... Bunu sana yapanı yaşatmayacağım sevgilim."

Küçük olan arsızca kahkaha atıyordu. Canın yanması umurunda bile değildi ya da Yoongi'nin bin bir anlamlar yükleyip söylediği sevgi dolu cümlede. Zorlukla elini büyük olan bedenin dudaklarına sürtüp susması için işaret verdi.

Prince And CommanderHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin