SERKAN
Onu öldürecektim..Öldürecektim! Nasıl benim karıma ve oğluma işkence eder ya..Canına susadı artık bu adam yeter.. Cemre hemen herkese haber vermiş zaten! Herkes başıma üşüştü..
Defne: ya Serkan Eylül nerde hı Bulut nerde..Of onlara bişey olursa var ya!
Serkan: ya sus Defne suus! Bişey olmayacak onlara!
Cemre: Defne sakin kal..Zaten Serkan mahvoldu..
Songül: ulan ben böyle işin.!
Güney: abi ne yapacağız? Böyle beklemeyi düşünmüyosunuz herhalde?
Kader: ya daha Bulut bebek..Babam böyle bir şeyi nasıl yapar yaa! Abi..nolur kurtar onları lütfen.
Serkan: Kader tamam..sapasağlam burda olacaklar..Ama o herif..tahtalı köyü boylayacak!
EYLÜL
Kollarım yanıyordu...bu adam ne istiyor ya benden..Yere küçük küçük damlalar akıyordu..Kan damlaları! Koluma jilet ile çizikler atmışlardı...Ama daha çok içim parçalanıyordu..Neden mi? Bulut..oğlum ne hâlde..çığlıkları kulağıma geliyor oğlumun.. Sesi kısılmaya başlamıştı anlıyordum...İçeriye Tevfik girdi!
Tevfik: ahh..ee Eylül Acar..ah ah pardoon Özgün...Eylül Özgün. Nasıl gidiyor hayat?
Eylül: bak bana Serkan bizi bulacak! Bizi kurtaracak..Seni de cehenneme gönderecek..Bundan emin ol!
Tevfik: o zamana dek belki siz ölmüş olursunuz kim bilir.?
Eylül: ya bak nolur...Bari oğlumu bırak ya..O daha küçücük bi bebek..ona kıyamazsın..
Tevfik: çok güzel bi bebek evet..Aynı Serkan'ın küçüklüğü..gözleri..elleri..burnu..tıpkı babası..
Eylül: bu yüzden ona kıyma nolur...babasına benziyor evet..Sen oğluna kıyabilir misin?
Tevfik: bu yüzden o bebekten nefret ediyorum ya zaten aptal! Aynı babası gibi salak olacak o da!
Eylül: ya düzgün konuş be gerizekalı!
Tevfik: terbiyeni bozma sana yakışmıyor güzellik..
Eylül: Bulut'u bırak!
Beni dinlemeyip ayağa kalktı ve odadan dışarı çıktı...Bense arkasından baka kaldım..Sadece bağırıyordum..oğlumu bırakmasu için...Bir süre sonra içeriye tekrardan girdi..Kucağında da Bulut!
Eylül: Bulut.. Dokunma o pis ellerinle oğluma!
Tevfik: dedeciği onu seviyor annesi.
Eylül: bırak onu ya..zarar verme ona..bak beni öldür ama ona dokunma yaa..!
Tevfik: neyi var bunun zırlayıp duruyor?
Eylül: bilmiyorum..acıkmıştır..altı kirlenmiştir belki...sancısı vardır...
Tevfik: amma söylendin haa..çözün şunun ellerini de doyursun şunun karnını...Yoksa susmayacak bu!
Adamlar gelip ellerimi çözmüşlerdi...Bu fırsatı değerlendirmek isterdim ama..Ne gücüm vardı..ne de adamlara karşı gelebilirdim! Bulut'u kucağıma verdiklerinde..onu öpüp kokladım...ağlamaktan boğazı kızarmıştı yavrumun.!
SERKAN
Böyle durdukça kafayı yiyecektim..en sonunda polise gitme kararı aldık...Karakola geldiğimizde..Herşeyşi anlattım komisere...Birşeyler yapıp geldiler yanımıza geri..
Serkan: ne oldu hı?
Komiser: karınızın ve oğlunuzun yerini tespit ettik bey efendi...Merak etmeyin ekibimiz yola çıkıyor..
Serkan: tamam hadi gidelim..Eylül geliyorum sevgilim..
Komiser: bey efendi sizin gelmeniz doğru olmaz.
Serkan: hayır bende geliyorum!
Komiser: bakın tehlikeli olabilir..
Serkan: ne! Ya saçmalamayın nolur? Karım ve oğlum söz konusu..
Komiser: zaten gerek yo-
Serkan: bakın anlamıyorsunuz!! Siz beni burda bıraksanız ben takip eder yine gelirim!
Meral: gelir vallaha..
Songül: komiser bizde geliyoruz...yoksa Serkan'ın dediği gibi geliriz.
Güney: yürüyün hadi!
Cemre: hadi Kader gel..
Polis arabalarına atlayıp tespit edilen yere doğru yola çıktık..Onları kurtaracaktım..Az kaldı Bulut'um az kaldı oğlumm...Eylül geliyorum! Arkadan Kader konuşmaya başladı.
Kader: birşey olmamıştır demi abi onlara?
Serkan: kes Kader hayır!
Kader: korkuyorum..
Serkan: korkma abicim bişey olmayacak..
Sonunda gelmiştik...arabadan hızla indim eve doğru gidiyordum ki polis durdurdu...arabası burdaydı ihtiyarın!
Polis: bekleyin hey!
Serkan: ama Eylül!
Polis: bekleyin dedim..siz arkadan dolaşın çocuklar..biz de burdan kuşatın evi..
Cemre: hadi bizde girelim.
Serkan: tamam tamam...
Kapının önünde iki adamı polisler yere indirmişlerdi..Biri arkasını dönüktü gidip boğazına yapıştım!
Serkan: bana bak lan! Nerde karım ile oğlum.!!!?
Adam: bilmi-
Serkan: nerde dediim!
Adam: içerde
Adamı orada bırakıp içeri daldım..Eylül'ün elleri bağlı bir biçimde ağlıyordu...Bulut'u da götürüyorlardı...Polis adamı yakalayıp Bulut'u aldı..Diğer polisye ihtiyarı yakaladı...Eylül'ün yanına koştum ellerini çözdüm hemen...Nefes alıp verişi hızlanmıştı...
Eylül: Serkan? Bul-Bulut onu kurtar ne olur..
Serkan: tamam o iyi...Sen iyi misin meleğim..geçti tamam mı! Ben yanındayım..yanındayım senin!
Eylül: gitme..Bırakma bırakma...bırakma beni asla..
Serkan: aslaa aslaa...Bırakmam bırakmayacağım..hadi al iç şu suyu..
Suyu içince biraz kendine gelmişti..Onu sardım iyice kendime..kollarını belimde birleştirmeye çalışıyordu ama..gücü kalmamıştı..Canı yanıyordu biliyorum! Kolları...ahh...kolunu tutup çektim kendime..
Serkan: ç-çok acıyor mu?
Eylül: biraz..ama üzülme sen..
Serkan: özür dilerim ben geç kaldımm..
Eylül: hayır hayır nolur böyle düşünme...sen iyi ki geldin...çok korktum Serkan...
Polis: Eylül hanım...Oğlunuz..
Bulut'u Eylül'ün kucağına vermişlerdi..öpüp kokladı iyice onu...sardı sarmaladı iyice kendine...Bende sarıldım ikisine de...Bu sırada..ihtiyar yanımızdan geçiyordu elleri kelepçeli bir şekilde! Eylül titremeye başladı görünce..Nasıl korkmuş biriciğim..
Tevfik: bu kurtuldunuz anlmına gelmez Eylül ÖZGÜNCÜK!
Serkan: kes lan...Seni öldürürüm!
Polis: tamam hadi...
Polisler bizi arabalarına bindirip evimize kadar bırakacaklardı...Arabaya bindik..birbirimize sarıldık evimize doğru ilerliyorduk....
Selam arkadaşlar....bir bölümün daha sonuna gelmiş bulunuyoruz...kısa oldu ama affedin..aslında hafta sonu yayımlayacaktım ama vaktim olmadı aşırı yoğundum eve giremedim bile..Neyse beğenmişsinizdir inşallar bölümü...Eylül ve Bulut kurtuldu...hadi bakalım yorumları bekliyorum...Sizi Seviyorum...EySer'li Kalııın...❤❤⭐⭐
-Ezgii
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ACI AŞK
FanfictionAnnesinin ölümünden çocuğunu sorumlu tutan bir baba...bunun için soğuk bir evlat...başarılı olmak için çok çalışmış bir genç adam....sadece sevdiği kişilere karşı sıcak........ Zenginlikten,gösterişten,cemiyetten,şöhretten sıkılmış bir genç kız..ark...
