Avcıyken Av Olmak

264 15 4
                                        

Leo beni görünce gülümsedi. Ben de karşılık verdim ve hızlı adımlarla Leo’nun yanına geldim.

“Sorun ne dostum.” dedim

“Uzun mesele.” dedi, “ama az sonra şunların hepsi bir güzel dayak yiyecek.”

“Delirdin mi sen Leo.” dedim, “en az 50 kişiler.”

Leo ciddi bir tavırla yüzüme baktı. “Ne o David korktun mu ?”

Leo’nun arkasında duran çocuklara baktım. Hepsi de sağlam çocuklara benziyorlardı. Diğer tarafa baktığımda ise ufak tefek çocukları görünce kendime bir güven hissi geldi. Belki de hepsini haklayabilirdik.

“Tamam.” dedim. James’e baktım. Hazır gibi duruyordu. Tam James’e seslenecekken arkadan bir haykırış sesi duydum. Arkamı döndüğümde Leo’nun karşısındaki çocuğa yumruk attığını görünce ben de kavganın arasına girdim. 5 senedir dövüş dersleri gördüğümden dolayı daha şanslıydım. Toz içinde kime vurduğumu göremiyordum. Leo’nun sesini duydum. Ona doğru döndüğümde zor durumda olduğunu gördüm. Arkasından bir kişi kollarını tutmuş iki kişi ise karnını yumrukluyordu. Hemen oraya doğru koşarken birinin ayağıma vurduğunu hissettim ve kendimi yerde buldum. Arkamı döndüğümde tahminen beni düşüren kişi gülüyordu. Hızlı bir hareketle yerden toz alıp suratına fırlattım. Şaşkınlıkla gözlerini ovalarken karnına bir yumruk attım. Dövüş derslerinde nerenin en zayıf olduğunu öğrendiğim için o bölgeye sertçe vurdum ve iki büklüm olarak yere düştü. Arkamı döndüğümde Leo ve James’in yüzünde bir gülümseme vardı. 50 kişiden en az 40’ı kaçmış ve diğerleri de yavaş yavaş uzaklaşıyordu. James’in yanına gittiğimde rahatlamış görünüyordu.

“En azından stres attık.” dedi gülerek.

“Hey Leo dayak yediğini gördüm.” dedim.

“Dalga geçme David. Seninde üstüne 5 kişi gelse sen de dayak yerdin.”

James’in kahkaha attığını duydum.

“Hayır hayır ne 5 kişisi, ben geldiğimde Leo 10 kişiyi haklamıştı.” deyince bütün grup gülmeye başladı. Leo’da gülmeye başlamıştı.

“Hadi çocuklar eve gidelim.” dedim.

Leo arkadaşlarına sağolun dercesine bir selam çaktıktan sonra yanımıza geldi ve eve doğru yürümeye başladık.

“Bu kadar çabuk geleceğinizi düşünmemiştim.”

“Aramadan önce nereye gideceğimizi bilmiyorduk. James en mantıklı yer okulun orası diyince koşarak buraya geldik. Sen de arayınca kendimizi kavganın içinde bulduk.” dedim ve eve gidene kadar konuşmadık. Leo yolda arkadaşını görüp konuşmaya başladı. Sonra aklıma evden hızlıca çıktığımız ve paraları yerde bıraktığımız aklıma gelince James’e fısıldadım.

“James paralar.”

“Ne parası ?” dedi.

“Çaldığımız paralar.” dedim, “telefon gelince evden aceleyle çıktık ve paraları toplamadık.” deyince James’in gözleri büyüdü.

“Ben koşarak eve gideceğim sen de bir yalan uydurursun.” dedi ve koşarak eve gitti. Leo’da arkadaşıyla konuşmasını bitirip şaşkınlıkla yanıma geldi.

“James nerede ?”

“Bir arkadaşıyla buluşmaya geç kalmış oraya gitti.” dedim. Yalan konusunda çok ustayımdır. Anında binlerce yalan üretebilirim. Yolda James’e zaman kazandırmak için yavaş yürüyordum. Leo şüphelenmişti.

“Neden yavaş yürüyorsun David ?”

“Galiba kavga da ayağımı burktum.” dedim.

Leo tamam dercesine başını salladı ve yürümeye devam ettik.  Eve geldiğimizde heyecanlanmıştım çünkü kapı açıktı. Ayakkabılarımı çıkarıp hemen eve girdim ve James’in oturduğunu gördüm. Geldiğimi görünce sinirli ve telaşlı bir yüz ifadesi vardı.

“Paralar yok David ?”

“Ne ?” dedim, “nasıl yok ?”

“Yok işte her yere baktım ama yok. Eve gelirken birinin koşarak kaçtığını gördüm. Kapınız ise açıktı. Ya çıkarken kapıyı kapatmayı unuttuk ya da kapıyı zorlayarak açtılar ve paralarımızı çaldılar.” dedi.

“Polise haber versek.” dedim.

“Ne diyeceğiz David.” dedi gülerek. “Biz marketten para çaldık ve birisi de bizden çalmış lütfen bize yardım edin.”

Haklıydı ama inanamıyordum. İnanmak istemiyordum. Az kalsın polislere yakalanacakken çaldığımız paraları şimdi bir başkası bizden çalmıştı. Çaresizce James’e baktım. O da bana bakıyordu. Düşüncelere dalmışken Leo’nun sesiyle irkildim.

“Neler oluyor ?” dedi Leo. Geldiğini fark etmemiştim bile. Ya Leo’ya her şeyi anlatacaktım ya da yine yalanlarımdan birini söyleyecektim. Tam yalan söyleyecekken konuşmaları duymuş olabileceği ihtimali aklıma geldi. James’e baktım. Hadi bir şey uydur der gibi bana bakıyordu. Bir karar vermem lazımdı ve bu karar hepimiz için iyi şekilde sonuçlanması gerekiyordu.

Özel AdamHistórias para pegar e não largar. Descubra agora