MİLLET! UZUN ZAMANDIR YAZMADIĞIMIN FARKINDAYIM. BUNUN İÇİN ÖZÜR DİLERİM :) VE BU BÖLÜMÜ TELEFONDAN YAZDIĞIM İÇİN YAZIM HATALARIM ÇOK FAZLA KUSURA BAKMAYIN TEKRAR :) İYİ OKUMALARR
Merdivenden gelen ayak sesleriyle hepimiz irkildik.Matt şırıngayı cebine attı ve eliyle bana sus işareti yaptı. O kapıya doğru ilerlerken kapı açıldı.
"Bensiz parti mi yapıyorsunuz yoksa" dedi Adam. Birden hepimiz ciddileşmiştik.Adam resmen bizi yakalamıştı.Ne diyceğimizi bilmiyorduk.Adam gözünü Robert'a çevirdi.
"Ölmediğini biliyordum bizi kandırman bu kadar kolay değil" dedi.
"Biz derken kimden bahsediyorsun?" dedim.
"Bilirsin arkadaşlar." dedi matt alaycı bir ifade ile.
"Arkadaşlarının biz olduğunu sanıyordum" dedim konuyu dağıtmak istercesine.
"Biliyor musun Claire, seninle uğraşcak hiç vaktim yok."
MATT'İN GÖZÜNDEN
Claire'a olan bağlılığım günden güne artıyordu. Bu değişimimde en sevdiğim yanım hislerimi belli etmememdi.Yoksa herkes anlardı neler döndüğünü.
Robert'ın ölmediğini çoktan biliyordum.Dedikodular çabuk yayılır.Zaten yeni gruba ilk girişimde anlatmışlardı bana bunları.
"Burada işimiz bitti." dedi Robert. Birşeyler sakladıkları kalp atışlarından belliydi.Tek tek kapıya yürüyüp çıktılar. Claire bana son kez dönüp baktı. O bakışı içime en derinlerime işlemişti. Onu çok seviyordum.Günden güne bu his daha da artıyordu.Onun benden vazgeçmesini istemiyordum.Onunla konuşmalıydım ama konuşursam onunda bizden biri olması gerekiyordu bunu ona yapamazdım.
Samantha'nın GÖZÜNDEN
Dar uzun ince bir sokak karşımda beliriverdi. Üzerimde bitmek bilmeyen bir yorgunlukla sokakta yürümeye başladım.Vücudumun her yanı sızlıyordu.Ellerimde çiziklerle doluydu.Karanlık çoktan çökmüştü.Nedenini bilmeden sadece yürüyordum.Yerdeki yapraklar birden gözüme takıldı.Yapraklar gittikçe çoğalıyordu.Ve sanki belli bir yönü gösteriyordu.Sanki hansel ile gratel taş değilde yaprak koymuştu.Yaprakları takip ettiğimde en sonda bir çift sarı göz parladı .Eğilip baktığımda bunun bir kedi oldugunu farkettim.Koca tombul bir kediydi.Beyaz tüyleri pislikten grileşmişti. Kedi beni bir yerlere götürmek istercesine miyavlayıp ilerledi. Mecburen kediyi takip ettim.Dar sokaklardan sonra bir apartmanın önüne gelmiş olduğumu farkettim.Kapılar sonuna kadar açıldı.Kedi birden bire kayboldu.Kapıdan içeri girdiğimde uzunca bir koridor karşımda duruyordu.Merdivenlere hafif hafif basarak ilerledim.En sonunda karşımda bir kapı duruyordu.İliklerime kadar korkuyordum.Kapıyı hafifçe araladigimda pencereye bakan sırtı bana dönük birini farkettim.
'Kimsin' diye tısladı. Sesi tanıdık idi. Bu ses Adam'ındi.
'Şükürler olsun Adam senmişsin.Ben samantha dedim'
Adam yavaşça yüzünü bana döndü. Gözleri hariç Adam'a benziyordu.Ama gözleri ... Gözlerinin içi kipkirmiziydi ve damarları belirginleşmişti.
'Üzgünüm' dedi. Ve hızla yanıma geldi. Hatırladığım tek şey boynuma yapışmasıydı.
Gerisi karanlık.. Zaman kavramı nedir bilmeden karanlık kendini belirsizliğe bıraktı. Belli belirsiz bir şeyler görüyordum.Bir şırınga ve Adam. Gözlerim kapaniyordu.Her ne kadar gözlerimi açık tutmak istesem de göz kapagim çok şiddetli bir baskı yapiyordu. Başım zonkluyordu.Sanirim kanamada vardı. Yere düşmüş olmaliydim.Elimle kafamı tuttum ve son enerjimle ayağa kalktim.Elime kan geldi. Adam şırıngayı çoktan masaya bırakmistı . Bana doğru yürümeye başladı.Bense kapiya doğru yürüdüm. Ama daha fazla kaçacak halim yoktu.
Belirsizlik kendini karanlığa bıraktı yine.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karanlık Okul
خيالYA OKUDUGUNUZ OKULDA FARKLI BİR ŞEYLER DÖNDÜĞÜNÜ ANLARSANIZ VE KAÇAMAZSANIZ ?
