---Damla---
Geçirdiğim güzel ve bir o kadar da karmaşık günün sonuna gelmiştik. Hilmi Cem beni eve getirmişti.
"Sen de gelsene." dedim ve dünden razı bir şekilde eve girdi.
Mutfağa gidip kaselere atıştırmalık doldurup yanıma da iki içecek aldım. Hilmi Cem'in yanına döndüğümde uyuduğunu gördüm. Bu nasıl bir uykuculuktur ya?
"Hilmi Cem kalk. Bak bir saattir uğraşıyorum şu yiyeceklerle. Emeğe saygı biraz yaa." dedim.
Uyanmıyordu. Son çare olarak yaklaşıp dudaklarına bir buse kondurdum. Tam çekileceğim sırada beklemediğim bir şey oldu ve bir saat konuşmama rağmen uyanmayan çocuk onu öpünce uyanmıştı. Sırıtarak beni öpmeye devam ediyordu. Onu yavaşça ittim.
"Hey! Dur bakalım. Konuşmamız lazım." dedim.
"Konuş."
"Kim o sürtük yaaa?" diye çemkirdim. Resmen kaç gündür bu anı bekliyordum.
"Kim sürtük?" diye sordu masumca.
"Var ya sürekli senin peşinde dolanan, sarışın, arizona kertenkelesi yutmuş uzaylı boku." dedim.
"Haaa. Selin mi?" diye sordu.
"Her ne boksa. Anlat kim o?"
Hilmi Cem, Selin denen o kızı anlatmıştı. Ve Hilmi Cem' e büyük bir haksızlık yaptığımı anladım. Ama 'aşkım' dedi yani. Ne anlayabilirdim ki?
"Sen sevgilim var diyordun?" diye sordu.
"O olay çok karışık." diye başlayarak anlattım her şeyi.
O sırada aklımdan kaçan bir şey vardı. Yağmur... Yağmur'u Hilmi'nin evinde unutmuştum.
Telefonuma atlayıp Yağmur'u aradım hemen.
Yağmur: Bu saatten sonra en yakınıma bile güvenmeyeceğim.
Damla: Ya abartma. Alt tarafı seni unuttum. Kızma bana.
Yağmur: Yok canım ne kızması. Çok haklısın. Kim olsa unuturdu. Peki.
Damla: Iyy hiç trip atma. Almaya gelelim mi seni?
Yağmur: Siz gittiğiniz için Hilmi'nin evini toplama işi Murat ve bana kaldı. Çok naziksiniz gerçekten. İşim bitince taksiye binip geleceğim. Görüşürüz hain dost.
Arama sonlandırıldı.
"Ne olmuş?" diye sordu Hilmi.
"Evi toplama işi onlara kalmış. Yağmur çok titiz bir kızdır. Evin pırıl pırıl olacak." dedim ve güldüm.
"Çok uykum var uyuyalım mı?" diye sordu.
"Yok artık Hilmi Cem ya!"
"Ne yapayım kızım uykum var işte." diye homurdanmaya başladı.
Hilmi'nin elinden tuttum ve odama çıkardım. Yatağa yerleştik, Hilmi Cem bana sarılarak uyumaya başladı. Uzun bir süre Hilmi Cem'i izledim. Sonra ben de uykuya daldım.
****
"Allah'ım! Başıma bu da mı gelecekti?" diye bağırarak uyandırdı beni bir ses.
Bir dakika, bir dakika. Bu... Bu annemdi.
----Son----
