Final
Final yazısı dikkatinizi çok çekmesin. Ekstra gelecek zaman bölümleri de yazacağım ama onların da çok uzun süreceğini sanmıyorum.
***
Harry, Ravenclaw ile olan maçtan sonra soyunma odasında bir süredir olduğu gibi dikkati çeken bir şey vardı. Aldrich ve Ignatius'un birbirlerini görünmez gibi görmeleri. Ne sabah ne de geceleri kavga ediyorlardı artık. Harry, Quidditch formasından tamamen kurtulup kendi kıyafetlerini giydi.
Aralarındaki şeyi ne kadar merak etse de karışmak istemeyip giyindikten sonra hemen odasına gitti. O ikisiyle gitmesi gerekirken ikisi de ortalıkta yoktu. Harry, odasına girmeden önce içeriden duyduğu kız sesiyle yerinde durdu. Kulağını kapıya dayadığında içerideki kişilerin konuştuklarını rahatlıkla duyabiliyordu. O kızın erkekler yatakhanesinde ne işi vardı?
"Hayır, Ron geri geleceğe falan gidemeyiz!"
"Hermione anlamıyor musun? Riddle ikimizden de şüpheleniyor diyorum. Peşini bırakacak gibi durmuyor. Öğrenirse daha beter olur. Ben Dumbledore ile de konuştum, o bile onayladı."
"Ne yani benden habersiz profesör ile mi konuştun bir de? İnanamıyorum Ron."
Harry, konuştuklarından bir şeyler çıkarmaya çalışıyor bir yandan da dinlemeye çabalıyordu.
"Hermione, burada zeki olan sen olmasın ama şu an hiç de öyle davranmıyorsun. Riddle mutlaka öğrenir ve başımız derde gider. O öğrenmeden kendi zamanımıza gitmeliyiz!"
Ron'un konuşmasından sonra odadan bir süre ses duyulmadı. Hermione, Ron'un dediklerini tartıyor, ne yapmaları gerektiğini düşünüyordu. Aslında Ron'u ne kadar haklı bulsa da görevi tamamlamadan geri gitmek istemiyordu.
"Zaman Döndürücüyü nereye koydun?"
"Şurada. En alt çekmecede."
"Gerçekten oraya mı sakladın, Ron?"
"Şu ana kadar kimse görmediğine göre sıkıntı yok. Gidiyoruz değil mi?"
Harry, Hermione cevap vermeden önce odaya dalıp kapıyı kapattı ve odaya ses geçirmeyen büyüyü uyguladı. Onların yapmayı unuttuğu büyüyü.
"Evet gidiyorsunuz." dedi Harry çekmeceye yaklaşırken. Kutunun içindeki Zaman Döndürücüyü alıp onlara uzattı. Onlara yardım etmemeliydi ama etmese içi hiç rahat etmeyecekti. Tom kadar vicdansız değildi ne de olsa.
Harry'e şok içinde bakan Hermione ve Ron'a başını salladı. "Evet her şeyi duydum. Gelecekten gelmişsiniz, bir göreviniz var ve büyük ihtimal Tom ile ilgili."
"Bunu... Tom'a söyleyeceksin değil mi?" dedi Hermione endişeyle.
Harry başını sağa sola salladı. "Hayır, söylemem ama gitmelisiniz, Hermione. Ron haklı. Tom öğrenirse ikinize de hoş olmayan şeyler yapar. Bunu deneyimlerimden biliyorum. Ayrıca, Hermione seni..."
"Beni ne?"
Harry, elini ensesine götürdü. "Taşlaştıracağı ilk kişi olarak seni seçmiş. Bu her an olabilir."
Ron ve Hermione'nin gözleri hem korku hem de şaşkınlıkla büyüdü. Korkuları Hermione'nin taşlaşacak olması değil, daha çok Tom'un Sırlar Odasını bulmuş olmasıydı.
"Ne yani Sırlar Odası'nı açtı mı? Merlin! Hermione bu ilk görevimizdi. Bunu bile başaramadık. Gitmeliyiz!"
Hermione, başını eğip salladı. Dumbledore'un ona verdiği görevi tamamlayamadığı için kendisinden utanıyordu. Artık hortkulukları bulmaya çalışacaklardı. Harry onlara yardım ediyorsa ondan başka şeyler öğrenebilir miydiler?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
new kid ;; tomarry
Fanfictionharry potter hiçbir zaman görev için geçmişe gitmiyor. 1943 yılında yaşayan ve ilvermorny'den transfer gelmiş sıradan birisi. abraxas malfoy'un dikkatini çektikten sonra tom riddle'ın da hayatında kolaylıkla yer ediniyor.
