"Bugün özel bir gün mü? Ne bu şıklık?"
Harry'nin hayran bakışlarına karşılık gülümsedim ve eteğimin havalanmasına sebep olacak şekilde etrafımda döndüm. Üzerimde kırmızı satenden diz hizamda biten bir etek ve siyah bir büstiyer vardı.
"Bir arkadaşımla dışarı çıkacağız hayatım. Güzel görünüyor muyum?"
Bana doğru birkaç adım attı ve ellerimi tuttu.
"Gitmesen olmaz mı? Bugün beraber takılırız diye düşünmüştüm. Kızlar gecesini sonra yaparsınız."
Uzanıp yanağına bir öpücük kondurdum.
"Maalesef kızlar gecesine gitmiyorum, iptal edemem."
Söylediğim karşısında Harry'nin kaşları çatılmıştı.
"Nereye gideceksin o zaman?"
Heyecanlı bir şekilde yerimde hafifçe zıpladım.
"Calum Hood beni oyuncu olabilmem için bazı tanıdıklarıyla tanıştıracak. Belki bağlantılar aracılığıyla bir rol kaparım."
Harry o anda ellerimi bıraktı. Sevinmiş durmuyordu.
"Calum Hood kim?"
Omuz silktim.
"Ünlü bir pop müzik grubunun üyesi. Benim butikte devamlı müşterim, oradan tanıyorum. Senaryo çalıştığımı görünce böyle bir teklifte bulundu."
"Hailee, elin Amerikalı aptal popçusuyla senin ne işin var?"
"Avustralyalı."
"Ne sikimse."
Moralimi bozmaya başlamıştı. Suratım düşse de bozuntuya vermedim ve tekrar ellerini tuttum.
"Harry, yapma böyle. O çok kibar ve centilmen bir adam. Sadece yardım etmek istiyor. Lütfen sorun çıkartma."
Söylediklerime ben bile inanmazken Harry tekrar ellerimi bırakıp benden bir adım uzaklaştı.
"Ben mi sorun çıkartıyorum? Hailee, yeteneğin yoksa bunu kabullen. Tanıdık bulmaya çalışmak falan, çok basit hareketler bunlar."
O bu cümleyi kurduğunda aklıma geçen hafta Madison'ın söyledikleri gelmişti. Harry gerçekten beni desteklemiyordu. Sadece başarısız olacağımı bildiği için gönlümü hoş tutuyordu.
Ben tam ona cevap verecekken telefonumum çalmasıyla duraksadım.
Calum Hood'un numarasıydı bu.
Beni bugün olacak olan partiye davet etmek için aradığında kaydetmiştim.
Tam cevap verecekken Harry telefonu elimden çekti ve ekrandaki isme bakarak alayla gülmeye başladı.
Bunu yaptığına inanamıyordum.
"Harry, ver şunu!"
Almak için uzandığımda telefonu benden uzaklaştırdı.
"Çocuk gibi davranıyorsun!"
Aramayı sonlandırıp telefonumu cebine attı ve salona doğru ilerlemeye başladı.
"Bitti. Bundan sonra oyunculuk falan duymak istemiyorum. İyice saçmaladın."
Söyledikleriyle deliye dönmüştüm. Sadece birkaç günde bu kadar değişmesi çok üzücüydü. Peşinden salona ilerledim ve hiç düşünmeden kelimelerin ağzımdan dökülmesine izin verdim.
"Harry beni zorlama. Hayallerim için senden bir kez vazgeçtim, bir daha yapmaktan hiç çekinmem."
Harry bana öylece baktı. Sonra telefonumu yavaşça cebinden çıkartıp koltuğun üzerine attı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Boutique | C.H.
FanfictionCalum Hood en sevdiği butiğe gittiğinde, bu sefer ilgisini kıyafetlerden daha çok çeken bir şey vardı. Hailee.
