Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınız💚
İyi Okumalar🃏
...
"Arkaya doğru ilerleyebilir miyiz lütfen." Şoför beyin kalın ve sert sesi beni daha çok delirtirken omzumdan düşmek üzere olan siyah çizim çantamı daha sıkı kavrayıp sinirle ofladım.
"Arka yok, arka doldu, arka bitti, arkası yüz kişi oldu. Otuz tane koltuk var aldınız da aldınız ya! Ay of!" Arkamdaki yaşlı teyze beni hala öne doğru iterken otobüsün demir koluna tutundum. 'Ah Azra tutunmadın yapıştın!'
"Ya siz de bir çeker misiniz kolunuzu? Sıkıştım burda ben. Bak teyzecim önde otoban yok. Biraz daha zorlarsan demir çubukla ilişkiye giricem burda. Ufak ufak benden hoşlanmaya başladı kendisi zaten."
Teyzenın 'tövbe yarabbim' deyişine etraftan 'bu ne biçim kız' diyenlerin sesi de eklenmişti. 'Azra nefessizlikten ölmeye son beş saniye bilgin olsun.'
"Abla bak orda boş yer var kay şöyle hadi." Saçlarında daha yeni beyazlar çıkmaya başlamış olan kadın bana gözlerini devirerek baktı. Bende kadını kalçamla ittirmeye başladım. 'Rezil oluyorsun Azra.'
"Kay kız! Kız kaysana!" Herkesin homurtuları artarken terden alnıma yapışan saçlarımı geriye attım.
Tam önümde oturmuş telefonuyla oyalanan adama gözlerim değince sinirle nefesimi dışarıya verdim.
"Maşallah hiç kalkmadı ya. Otur Allah otur. Kaldı böyle. Oohhoo..." ben sinirle söylenirken bir anda bakışlarıyla sözlerimi yarıda kesti. Önce gözlerimi kaçırsamda sinirli bakışlarını üstümde hissedebiliyordum. O kimdi de bana sinirli bakıyordu? Yüzümü tam ona doğru dönüp konuşmaya başladım. 'Hayır Azra bağırmaya başladın!'
"Hep siz mi oturacaksınız beyfendi! Azıcık kalkında ben oturayım ya. Yarım saattir ayaktayım burada."
Herkes bize pardon bana bakarken elindeki ekranı açık telefonu kapatıp ceketinin iç cebine koydu. Üzerindeki gri kareli takım elbise daha yeni dikkatimi çekerken böyle bir adamın otobüste ne işi olacagını düşünmeye başladım. Taaa ki o sinirini bastırmaya çalıştığı sesini duyuna kadar.
"Alla alla. Durağım gelince inicem. Hem yeter bindiğinden beri susmadın. Bi sus!"
İşaret parmağını dudağının üzerine getirip hastanelerdeki hemşire itemiyle bana baktı. Ben gözlerimi devirip bakışlarımı etrafta gezdirmeye başlayınca o da önüne döndü.
Sağ elimi havaya kaldırıp bağırmaya başladım. Sanırım bugün delirmiştim.
"Adalet mi bu? Eeey ayaktakiler! Enayi miyiz biz? Biz sonradan bindik diye hep böyle ayakta mı gidicez?" Elimi ileriye doğru sallarken, gözlerim tam karşımda asla bana bakmayan adamdaydı.
"Siz oturanlar, bu koltuklar babanızın malı mı canım. Kalkın azıcıkta biz oturalım. Noldu ne baktın?"
Kafasını bana çevirmiş gözleriyle beni inceleyen o adam bezmişcesine bana bakıyordu. 'Bende bezdim Azra sussan mı artık?'
"Deli misin!" Gözlerimi kısarak sinirle gözlerimi adama diksemde hiç oralı olmadan önüne döndü.
"Sırayla bu işler. Nerede adalet? Hani nerede? Öyle çevirme kafanı. Gözlerimin içine baksana sen. Noldu niye cevap vermiyorsun? Bir de erkeksin. Erkek olcaksın orda burda bak bir sürü kadın var. Hiç yakıştıramadım."
Kınarmışcasına gözlerimi devirip yüzümü büzerken sabır çekerek bana döndü. Ama bu sefer sinirini gizlemeye çalışmıyordu.
"Anca işinize gelince biz kadınız oluyor zaten. Hani eşittik biz. Noldu?" Bal rengi gözünü kırparak bana bakan adama uçan tekme atmak istiyordum. 'Adam haklı Azra.'
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARADUT
Novela JuvenilNefesimi dışarıya verip gelinliğimin kenarlarından tutup havaya kaldırdım ve aramızdaki mesafeyi dördüncü adımımda kapattım. Buz gibi bakışlarını bir an olsun benden ayırmıyordu. Gözyaşlarıma inat iğrenircesine suratına bakıp gülümsedim. "Bıçağı dok...
