Sene:1984
Aylardan: Nisan
1977 yılından bu yana çok şeyler değişti. Gazi Mahallesinden gelen aile o aile değildi artık. Yıprandı ,yıkıma uğradı. Acılarla,dertlerle ateşlerde kora döndü.
İnsanlardan kaçar oldu, zamanla kabuğuna çekildi. Fakat yine de insanlara yüz çevirmedi.Umudu hep vardı. İçindeki sevgi hiç eksik olmadı.
Tüm zorluklara, imkansızlıklara onca çekilen çilelere, dertlere rağmen yine de dimdik, yıkılmadan ayakta kalmayı başardı.
Annemin sesiyle yatağımdan doğruldum.
"Nuray,haydi kızım okula geç kalacaksın. Daha kedinin sütünü vereceksin."
"Tamam anneciğim kalkıyorum."
Ne olurdu sanki biraz daha uyusaydım.Gönülsüz gönülsüz kalkıp doğruldum.
Bir titreme geldi üstüme.Aylardan Nisan olmasına rağmen hala kıştan arta kalan bir soğuk vardı.
Ankara'da bahar tüm ihtişamıyla gelmeye hazırlanıyor. Elma,erik,kiraz ağaçların dallarındaki tomurcuklar patlayıp yerini küçük yaprağa bırakacak.Bahar saklandığı yerden çıkacak bizleri sobeleyecek. Güneş en içten gülümsemesiyle baharı karşılayacak. Toprakta yaşayan canlılar bir bir saklandığı yerden çıkacak. Üzerine düşen ilk rahmet damlaları ile bereket fışkırtacak her karışında.Sonrasında her canlı nasibini alacak.
Sarı Çiğdemler şimdiden boy boy...
Tekercen otu,Yelmik otu,madımak ; beyaz sarı papatyalar,kırmızı gelincikler görücüye çıkmış bir genç kız edasıyla...
Etrafta uçuşan renk renk kelebekler...
Çiçekten çiçeğe konan arılar
Baharı dans ederek şarkı söyleyerek karşılıyorlar.
Doğada tüm bunlar olurken benim de İçim kıpır kıpır neşe içinde bir o tarafa bir bu tarafa koşuşturup duruyordum.
Belki de burasının sevmeye başladığımın yönü bu olsa gerek. Tertemiz ılık esintisi,harika kır çiçekleri,uçuşan kırlangıç kuşları,vızırdayan arıları,rengarenk kelebekleri...
Otlar başlarını rüzgarla bir o tarafa bir bu tarafa savrulur .Yemyeşil otların arasında çekirgeler sağ sola zıplar....
Sürpriz'in hayatıma girmesiyle günlerim hareketli ve eğlenceli geçiyordu. Babam ilk başta kabul etmedi Sürpriz'i, ancak annem ve kardeşlerimden de destek gelince işim kolaylaştı.
Babam kışın soğuk olacağını , yavrunun üşüyeceğini düşündüğü için bahçeye yuvasını yapmadı.Onun yerine aşağıya kömürlüğe yer açtı.Salonun altı kömürlüktü.Oraya kışlık odun kömür bir de babamın kaynak malzemeleri vardı. Her sene sonbaharda bir kamyonet dolusu odun gelir,ailece el birliğiyle o odunları kömürlüğe taşırdık.
Babamın getirdiklerinin içinde
çoğunlukla ıslak kütük ve çivili tahtalar olurdu. Az elime ayağıma batmadı o çiviler.Bu seferde doğruca soluğu hastanede alırdık.Babam tetenoz aşısı yaptırırdı mutlaka.
Kütükler ise yaş olurdu. Babama sorardım bu odunlar neden yaş diye.
"Babam da odunlar tartıda daha ağır gelsin,gelsin de satan kişi daha çok kâr etsin diyeymiş.Az odunla çok kâr için yapıyorlar kızım. insanları bu şekilde kandırarak kazanç sağlamaya çalışıyorlar bu da yanlış bir davranıştır kızım. Haramdır,kul hakkıdır.
Her hafta pazar günü babam evde oluyordu.Bu beni çok mutlu ediyordu. Babam marangozdan; tahta, çekiç, çivi gibi malzemeler satın aldı. Aldığı malzemelerle küçük şirin bir ev yaptık Sürpriz 'e. Hatta bir penceresi bir de kapısı vardı. İçerisine küçük lamba yerleştirdi.Gece sıcak tutsun diye de eski püskü battaniyeyi içine serdik.
Yavru olduğu için büyüyene kadar özel ilgi alaka gösterdik.Aşılarını yaptırdık.Günden güne büyüyüp güzellleşiyordu.Parlak bembeyeyaz tüyleri nerede olsa kendini gösteriyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dönüm Noktası
Narrativa StoricaHer insan bir Tarihte dünyaya gözlerini açar. Doğduğu andan itibaren de her saniye ,her dakika,gün gün ,ince ince mekik işler gibi tarihini işler.Son nefesini verirken de belirli bir Tarihte sona erer yaşamı...
