Gözlerimi açtım. Bir önceki gözlerimi açtığımda yabancı gelen eşyalar şuanda tanıdıktı. Her şeyin bir rüya olduğu algısıyla bir iç geçirdim. Gördüğüm en kötü rüyaydı diye düşündüm içimden. Iç çekişime yanıbaşımda duran Emrah gözlerini bana çevirdi. Göz göze kaldık. Ah o siyah ve karanlık gözler. Içinde hapsolduğum hapishanem.
Gülümsememe şaşırır gibi bakıyordu. Keşke rüyamı ona anlatabilseydim. O zaman anlardı neden gülümsediğimi. Sonra bir anda beynimde görüntüler canlandı. Emrah'ın gözlerinin içine bakarken olmuştu bu. Kare kare her an gözlerimin önünden geçti. O..o ceseti gördüğümde zaten uyanık olduğum aklıma geldi. Ondan sonrası gözyaşları zaten.
Hayat bu ya. Gülerken bir anda ağlatabilir sizi. Gerçi çok da alışık olmadığım bir durum değildi bu. Emrah bana bunu birçok kere yaşatmıştı.
Emrah bu anı ruh değişimime bir anlam bulamamaksızın başımı okşayarak beni teselli etmeye başlamıştı. Böyle olmayacağını düşünerek bir anda beni kendine çekti ve sıkı sıkı sarıldı. "Hatırlıyor musun sabahın ilk ışıklarını?" Beni beynimden vuran bir soru yöneltmişti bana. Kısık sesle "Evet.." dedim ve gülümsedim masumca. "Uyandığım en güzel sabahtı biliyor musun?" dedi narin bir tonlamayla. Emrah'ın kollarından sıyrılarak oturur pozisyona geçtim ve gözlerinin içine bakarak "gerçekten böyle mi dusunuyorsun?" diye sordum. "Evet, sude. Sen inanmasan da bir zamanlar seni sevdim. Senin uyuyuşunu en güzel manzarayı izler gibi seyrederdim cennet gibi kokardın içime çekmeye kıyamazdım. O gece sana neden sahip olmaya çalışmadım Sude? Ki olabilirdim biliyorsun. Çünkü sen cennettin ve ben o an günah işleyemezdim" Emrah'ın bu itirafı gözlerimin dolmasına sebep oldu. Bu sefer mutluluktan dolmuştu koyu kahve gözlerim. Kirpiklerime dokunarak "ağlamasına dayanamadığım tek insansın" dedi. Bir katilin kanlı elleri nasıl bu kadar muazzam olabilirdi diye düşündüm. Sanki kalemle çizilmiş gibi. Hicbir ayrıntıyı çizmekten kaçmamıştı Tanrı. Hiçbir iniş çıkışı öylesine yapmamıştı. Belki bir sürü kusuru vardı ama benim gözümde kusursuzdu. Beni ağlatırken bile, bana bağırıp çağırırken bile, gözümün önünde bir başkasına sarılırken bile, bir cinayet işlemişken bile..

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UÇURUM ÇİÇEĞİ
TeenfikceUçurum çiçeği gibisin. intihar kokuyor bir yanın, bir yanın umut. uçurum kıyısına kadar gelenleri atlamaktan caydıracak kadar güzelsin, intihar etmek isteyenlerin kokusunun sindiği kadar solmuş.