Evd part2 geldi ksboshsks az biraz sinir olucaz ama olsundu :) bölümleri medyaya koyduğum şarkılarla okursanız sevinirim çünkü ben yazarken onları dinliyorum ehe
***
Tony ve Bucky kısa bir arayışın ardından buldukları ufak gruplarına katıldılar. Dennis, Hazel, Tyler ve Lang hararetli bir konuşmaya dalmıştılar. Steve de diğerleri adına jeton almaya çalışıyordu. Durdukları yere bakılırsa, yeni durak dönmedolap gibi gözüküyordu.
Uzun saçlı, ceketinden çıkarttığı sigarayı dudakları arasına alıp paketi Tony'ye uzattı. Esmer genç de bir dal alıp dudaklarına yerleştirdiğinde Bucky, rüzgar söndürmesin diye eliyle bariyer oluşturduğu çakmağı yaklaştırdı Tony'ye. Esmerden sonra kendi sigarasını yakıp derin bir nefes aldı.
Tony soğuktan donmuş ellerini kotunun ceplerine yerleştirirken yanakları içe çökene kadar uzun bir nefes aldı sigarasından. Ciğerlerine hava yoluyla bulaşan ve nefesini daraltan zehri çok yoğun hissediyordu ancak bu, genci hiç de rahatsız etmiyordu.
İzmariti parmaklarına alıp külleri rüzgara bıraktı. Steve gelince de zaten çoğunu içtiği sigarayı yere atıp ayağının ucuyla ezdi.
"İçtiğini bilmiyorum." Dedi Steve, herkese ikişer jeton uzatırken. Tony sadece omuz silkmekle yetinmişti.
Herkes dönmedolap için ilerlerken yerinden kıpırdamayan Hazel sonradan fark edildi. "Gelmiyor musun?" Dedi Lang. Kumral kafasını salladı. "Yükseklik korkum var. Siz gidin, ben kahve içerim." Ve hiçbir cevap beklemeden arkasını dönüp, lunaparkın hemen girişindeki kafeye doğru elleri montunun cebinde yürümeye başladı.
Grup, sırasıyla boşalan vagonlara binmeye başlamıştı. Tyler ve Lang, Bucky ve Dennis, Steve ile de Tony oturuyordu. Şanslarına arka arkaya dizilmişlerdi. Yerlerine oturduktan sonra Tony kocaman gülümsemesiyle Steve'e döndü. Küçüklüğünden beri dönmedolaba binmeye bayılırdı. Genelde hızın ve aksiyonun olduğu şeyleri sevse de, herkesin ve her şeyin üstünde olma fikri ona muhteşem gelmişti.
Steve, aletin hareketiyle kendilerine düşmemesi için destek sağlayan korumalıktaki elini sıkılaştırdı. Ancak bunu yaparken Tony'e kısa bir gülüş göndermeyi de ihmal etmemişti. Esmerin sevinci ve daha da yükselmek için sabırsızlanan yüzü, Steve'in korkusunu biraz da olsa bastırıyordu.
"Steve," dedi Tony heyecanla. "Aşağı baksana!"
Sarışın kafasını arkasına yaslarken gözlerini kapattı. Aşağıyı düşünmek bile istemiyordu. Yanından gelen kıkırtıyı işitti.
"Steve Rogers yükseklikten mi korkuyor?" Esmerin sesi öyle alaycı ancak mutlu çıkıyordu ki Steve göz devirmesinin arasında gülmeden edemedi.
Tony elini sarışının omzuna koyduğunda yavaşça açılan mavilere baktı. "Rahatla Rogers, dönmedolapta ölme ihtimali sıfıra yakın."
"Ama asla sıfır değil!" dedi Steve sinirle karışık. Tony gülüp elini çekti ve arkasına yaslanarak manzarayı izlemeye koyuldu. "O, ölecek kadar aptal olanların suçu."
İkisi de bir süre hiçbir şey söylemedi. Yavaşça en üste ulaştıklarında Tony artık dayanamamış gibi hızla söze daldı.
"Payton'la n'oldu? Yani görüşmüyoruz deyip öylece bıraktınız mı? Bu herif Barnes'ın kardeşi, nasıl görüşmeyecekler acaba?" dedi, vücudunu gergince oturan sarışına çevirerek.
Steve iç çekip kahvelere dikti gözlerini. "Uzun zamandır hareketleri beni rahatsız ediyordu. Hep çok ileriye gidiyordu. Bucky'nin de aynı fikirde olduğunu öğrenince, bir de seninle olan olay üzerine, nokta koymaya karar verdik."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Boy In The Bubble [stony]
Fanfiction[stevextony highschool au] "İnsanlar ölür çünkü kimse yenilmez değildir." ◇
![Boy In The Bubble [stony]](https://img.wattpad.com/cover/211428111-64-k306481.jpg)