Titreyen bacağına elimi koyduğumda yerdeki bakışların bana dönmüştü. Bende kalmaya başlamanın üçüncü günüydü. Bırakmanı söylemeye korktuğum için bunun yerine karşına dikilip yapmaya devam edersen seninle geleceğimi söyledim.
Umrunda olmayacağını düşünmüştüm, gidip kullanmaya devam edeceğini ve benim de senin dışında bir şeye daha bağlanmamı sorun etmeyeceğini hatta. Ama sen beni şaşırttın ve yanımda kaldın, beni onlara tercih ettiğini sandım.
Göz bebeklerine kadar titreyen vücuduna ve alnında parlayan terlere şahit olmak beni tercih etmenin sevincini engelliyordu. Özlüyordun, istiyordun ve bırakmanın bu kadar kolay olmayacağını ikimiz de biliyorduk.
"Dayanamıyorum."
Çökmüş yüzün, odaklanamayan gözlerin ve çatık kaşlarınla söylediğinde seni daha fazla tutamayacağımın farkındaydım.
Ayağa kalktın bir hışımla. Etrafı dağıttın, masamdaki fotoğraflarımızı parçaladın. Bunu kasti yapmamıştın, değil mi? Bizi isteyerek parçalamazdın Jimin, değil mi?
Bağırmaya ve ağlamaya yorgun düşene kadar devam ettin. Güçsüz bedenin yere yığıldı, dayanamadığını sayıklayıp durdun. Ağlaman sessizleşti, ama bitmedi. Ben ise uzanıp sarılmadım sana. Yapamadım, özür dilerim.
Birbirimize tek kelime dahi etmedik. Yatağıma gidip uzandım. Uyuyamadım değil, uyumak istemedim. Gitme ihtimaline karşı kalkıp seni durdurabilmek istedim.
Yapmadım. Odama girdiğinde gözlerimi kapadım, beni hiç tanımayan sen ayırt edemedin tabii uyuyup uyumadığımı. Adımla seslendin, yanıma adımladın hemen sonra. Kabuk bağlamış yaralar yüzünden dokusu sertleşmiş dudağını dudaklarımda hissettim. Ne yapmak istediğini bilmiyordum, ne yapmaya çalıştığını. Bir saniye sürdü beni öpmen. Karşılık vermemi mi bekledin, seni geri öpsem her şey daha mı farklı olurdu, bunu yaparken kendinde miydin diye düşünüp dururum hâlâ. Ve bütün bu sorulara 'hayır' cevabını verir hayaletin. 'Karşılık vermeni beklemedi, onu öpsen de giderdi ve hayır Yoongi, o seni ayık kafayla hiçbir zaman sevmedi.'
Ne hissedeceğimi çözemeden kapanan dış kapının sesi geldi kulağıma. Açtığım gözlerim karanlıkta bir yerlere odaklı, yerimde büzüşmüş kaldım öyle. Nereye gittiğini biliyordum ancak nefes almamı engelleyen karnımdaki bu sancı ne zaman geçer bilmiyordum.
Hayaletinle ilk o gece konuştum. Bana acı çektiğimi çünkü hak ettiğimi söyledi. Ona karşı çıkmadım ve kırdığın çerçevelerin camları üstünde her yer kan olana kadar gezindim.
Hoseok telefonlara bakmadığım için endişelenip yanıma geldi sabahında. Hastaneye götürmeden önce cam parçalarını çıkardı ayağımdan. O ne kadar telaş yaptıysa ben bir o kadar sakin kaldım. Senin koltuğunda oturan hayaletin ağzını oynatarak hak ettiğimin bu olduğunu söyledi. 'Biliyorum' dedim ve ruhsuzca gülümsedim ona.
Neyse, bunların hiçbir önemi yok artık.
Sevgilim, canım yanıyor.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
obsessed | yoonmin
Storie breviBitmesin diye aylardır sıkmadığım yarım şişe parfümün ve biraz da acın kaldı eski komodinin üstünde. İkisinin de sonu gelmiyor. Sevgilim, Canım yanıyor.
