(Betty)
O sabah annem aramıştı. Çok önemli bir şey söylememişti. Sadece iyi olduğunu söyleyip kapatmıştı. Biz de onu dinleyip hayatımıza devam etmeye karar vermiştik. Kuzey tarafına alışmak, okuldakilere alışmak Jughead ile aramızı düzeltmek hepsi üst üste yıkılmışken annemi aramak yorucu olurdu. O iyiydi zaten.
"Hadi çıkalım."dedim. Polly, ben ve Jughead okula yürüdük. Sınıftaki yerlerimiz konusunda Jughead ve ben rahatsızdık. O geceden kimseye bahsetmemiştik. O sırada turuncu kafa bir çocuk bize doğru geldi.
"Polly, geç kaldın." Dedi. Bu Jason olmalıydı. Cheryl'ın ikizi olan. Ablam onunla çıkıyordu sanırım.
"Jason, bu kardeşim Betty ve sevgilisi Jughead. Bu da Jason." Sevgilisi deyince Polly'ye döndüm. Sonra artık saklamadığımızı hatırladım. Saklamaya alışmıştım ve bu yüzden hala birden söyleyince duraksıyordum.
"Tanıştığımıza sevindim. Alışabildiniz mi bakalım?" Artık "alışmak" kelimesinden bıkmıştım ama kibar olmalıydım.
"Biraz." Dedim. Kısa kestiğimi görünce o da sustu.
"Polly, yalnız yürüyelim mi?"dedi. Polly bana baktı. Kafa sallayınca yanımızdan ayrıldılar.
"Sonunda yalnız kaldık. Chuck ile oturmaya devam mı edeceğim? Ve sen de Ethel ile..."dedim.
"Hayır, asla. İkisinden de kibarca birlikte oturmalarını isterim, merak etme."dedi.
Sessizce yürümeye devam ettik. Okula geldiğimizde Cheryl'ı gördüm.
"Betty, seni arıyordum. Öğle yemeğinde yanıma gel."dedi ve arkasını dönüp gitti.
"Vay canına geldiğin gibi popülerle mi takılmaya başlayacaksın?"dedi Jughead.
"Ne? Popülerlik umrumda değil. Ama arkadaş ortamını severim ve birkaç yeni arkadaşa ihtiyacım var." dedim. Konuşarak sınıfa girdik. Herkes tek oturuyordu.
"Burada yer yok. Başka sınıfa geçin." Dedi geldiğimde tanıştığım Veronica.
"İyi de bu ne? Neden herkes tek oturuyor, bugün ders yok mu?"dedim.
"Bugün sınıf yerleştirme sınavı var, duymadınız mı? Herkesi sonuçlarına göre sınıflara ayıracaklar." Dedi Veronica. Jughead ile birbirimize baktık. Bunu ikimiz de bilmiyorduk anlaşılan. Sanırım onunla aynı sınıfta olamayacaktım. Çünkü benim derslerim daha iyiydi. O yazmayı ders çalışmaktan daha çok severdi. Çıkıp boş sınıflardan birine girdik. Hazırlanıyorlardı. Nöbetçi öğretmenler gelmemişti. Kopya çekip çekemeyeceğimizi merak ettim. Sonra önümde oturan turuncu kafa bir çocuğa sordum. Bu okulda niye hep turuncuları buluyordum bilmiyordum.
"Gruplara ayrılmış bir sınav mı bu?"
"Hayır, bu hiç resmi bir şey bile değil. Resmen öylesine yapıyorlar. Grup falan da yok yani. Hatta çoğu kişi kopya çekiyor ama kopya verirken veya alırken yakalanmadıkları için ceza almıyorlar."dedi.
"Teşekkürler."dedim. Sonra Jughead'e döndüm.
"Sence farklı sınıflara düşer miyiz?"dedim.
"Evet."dedi.
"Hocanın bakmadığı bir anda sınavları değiştiriyoruz. Anladın mı?"dedim.
"Ne? Betty tehlikeli bu."derken nöbetçi hoca sınıfa girdi.
"Sınava iki dakika kaldı. Sınav kağıtlarını dağıtıyorum."dedi ve dağıtmaya başladı. Çözmeye başladığımda hızlı olmaya çalıştım çünkü doldurmam gereken iki kağıt vardı. Zamanımın yarısındayken değişmem gerekiyordu. Ama sınavı tamamlayamadığım için bir kısmı boş bıraktım ve hoca arkasını döndüğü anda kağıtlarımızı değiştirdim. Aynı kısmı burada da boş bıraktım ve kalanları da yaptım. Zamanımız dolmak üzereyken bitirmiştim bile. Kağıtları topladılar.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Siyahla Beyazın Dansı ||Bughead||
Teen Fiction"Jughead Jones, Ethel Muggs'ın cinayetinden tutuklusunuz." ... "Siyah kötülüğü, beyaz iyiliği temsil ediyorsa, gri insanları temsil eder." ... Riverdale dizisinin farklı bir kurguyla yazımı^^