Eğlence amaçlı yazılmıştır!
Yazım kurallarına falan pek dikkat etmedim, önceden söylim!
Samimi,
Neşeli,
Hiç susmayan,
Doymak bilmeyen,
1.55 boyunda,
Minnak bir kız!
Anası, cadaloz! Babası, pek umursamaz! Abisi, gıcık, öküz, ğıyar! Ama o haya...
Telefonuma bildirim gelince elime alıp baktım. Meriçtendi. Tabii ki de cevap vermicektim. Onun yüzünden Cenkte benimle konuşmuyordu zaten.
"Yemek hazııırrrr!"
Kesin hazır değildi yine. Aynanın karşısına geçip kendime baktım. Ne kadar fondötenle, kapatıcıyla kapatmaya çalışsamda göz çevrelerim kırmızılığını belli ediyordu.
"Ayaaaazzzz! Aylaaaaa! Kime diyorum ben! Yemek hazııııırrrr!"
Oflayıp suratım asık bir şekilde mutfağa indim. Sandalyeyi çekip oturdum. Babam da karşıma geçip oturdu. Ğıyar Ayaz masanın başına, aneyim de Ayaz'ın karşısına oturdu.
"Kızım neyin var senin?"
Çatalımı patatese batırıp ağzıma götürdüm ve babamın sorusuna cevap verdim. "Bir şeyim yok."
Ketçabı patatesimin üzerine sıkarken telefonuma bildirim geldi. kimden geldiğine baktım. Meriçtendi. Tuş kilidimi tekrardan kapatıp yemeğime devam ettim.
Çok geçmeden bir bildirim daha gelince bakmadan telefonun ekranı görünmeyecek şekilde ters çevirdim.
"Kimden geliyor mesaj?" Ayaz'ın sorusuna karşı gözlerimi devirip, "Sanane," diye cevap verdim.
Telefonumu tam eline alıyordu ki ondan önce davranıp aldım. "Ya baba!"
"Ayaz karışma kardeşine. Yine Linadan falan gelmiştir mesaj."
Ayaz bana öldüresiye bakışlarını atıp yemeğine devam etti. Ayağa kalkıp anneme güzel dileklerimi sundum ve hızla mutfaktan çıktım.
"Ne 2 dakika mıııığğğğ? Kızım ben en az 10 dakika da kıyafet seçiyorum." dedim. Doğruydu ama. 2 dakka neydi!
"çabuk ol o zaman!"
Aramayı sonlandırıp hemen ayağa kalktım. Dolabımın karşısına geçip kıyafet aramaya başladım. Beyaz üzerinde resim baskılı tişörtümle kot şortumu alıp üzerime geçirdim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Pembe converslerimi de ayağıma geçirip mutfağa gittim. Bu ayakkabımı hiç giymemiştim yani tabanı temiz olduğundan evin içinde giydim. Zengin değiliz o kadar demiştim. Annem masayı topluyordu. "Annişiimmmm!" deyip yanağına sulu bir öpücük kondurdum. Yağcılık şarttı.
"Dışarı çıkmak için izin isticeksen. Hayır!" Nasıl da tanıyordu beni canım anam!