Yuta toplantı boyunca gülümseyip durmuştu. Ortaklarının memnun olduğunu düşünen Henry de sıkça gülümseyerek çalışanlarını şaşırtmıştı. Anlaşma sağlanmış ve imzalar atılmıştı Y-BOT şirketinin yöneticisi Yuta aracılığıyla anlaşma şerefine kutlama yapmayı teklif etmişti. Böylece iki yönetici bir araya gelip anlaşma bahanesiyle dostluklarını pekiştireceklerdi.
Toplantıdan sonra neşe dolan iş arkadaşlarının aksine Mari'ye bir durgunluk gelmişti. Batıl inançları yoktu ama yaşadığı olaylardan dolayı kendini kötü başlayan günlerin güzel sonlanmayacağına inanmaktan alıkoyamıyordu.
Öğle yemeklerini Kim'le planladıkları gibi bir kafenin balkonunda, açık havada yediler. Mari her zamanki gibi tatlı ve kalorisi yüksek yiyecekleri tercih etti. Kim'e göre genç insanlar beslenme alışkanlıklarına dikkat etmeliydi. Tatlı, yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınmaları gerekirdi. Mari'ye göre ise insan zaten bir kere dünyaya geliyordu, öldürmeyecek kadar aşırı olmadığı sürece istediğini yiyebilirdi. Kendince dünyanın tadını bu tür lezzetli yiyecekleri tadarak çıkarıyordu.
Tekrar işlerinin başına geçtiğinde üzerindeki durgunluğu atamamış olduğunu fark etti. Anlaşılan bugün geçmek bilmeyen günlerden biri olacaktı.
İlerleyen saatlerde bilgisayarındaki bir bildirim dikkatini çekti. Profesyonel çalışanların kullandığı bir ağdaki profilinden gelen bir bağlantı kurma isteğiydi. Daha sonra bakmayı aklının bir köşesine yazıp biten mesai saatini kutlarcasına toplanmaya koyuldu. Geç kalırsa metronun yoğun olduğu saatlere denk gelebilir ve eve dönüşü bir çileye dönüşebilirdi. Bir an önce eve gitmek ve kendi güvenli alanında tembellik yapmak istiyordu.
Metro durağında trenin gelmesini beklerken etraftaki insanları süzmeye başladı. Herkesin her zaman olduğu gibi acelesi var gibi görünüyordu. Sağ tarafındaki banklarda bir grup öğrenci oturuyordu. Kendi aralarında şakalaşıyor ve aralarında olmayan başka öğrenciler hakkında dedikodu yapıyorlardı. İri cüsseli olanı diğerlerine nefret ettiği birini anlatıyordu. "Ah ergenler" diye düşündü, "başkalarının ne yaptığıyla ilgilenmek yerine ders çalışmadığınız için pişman olacaksınız." Eğer dikkate alacak olsalardı bunu onlara söylemek istediğini de düşündü.
Düşünceler arasında gelen trene binmek için hareket etti.
Eve geldiğinde dondurulmuş bir pizzayı fırınlayıp sıcak sıcak midesine indirmiş, sonrasında ise hızlı ve sıcak yediği yemeğin acısını çekmişti.
Yatağına yattığında ise gün içinde yaşadıkları aklına gelmişti. Bir daha görmeyeceğini düşündüğü yabancı biri ile tanışmıştı. Daha sonra tanıştığı kişiyle tekrar karşılaşmıştı. Acaba bu gerçekten tesadüf müydü? Karşı taraf anlaşmadan önce onlar hakkında araştırma yapmış, sonra da en güçlü iletişim becerisine sahip olan Yuta'yı onlardan birine gönderip pozitif bir algı yaratmak istemiş olabilir miydi? Sonuçta bir teknoloji şirketiydiler...
Neler düşünüyordu böyle? Yatağın içinde debelenerek düşüncelerini uzaklaştırmaya çalıştı. Düşünmek onu yoruyordu. Ayrıca düşüncelerine yön veren o çok zeki iç sesi neden yalnız kaldığında ortaya çıkıyordu. En ihtiyacı olduğu zamanlarda iç muhasebesini yapmaktan kaçınan iç sesi tam bir ahmaktı.
Ertesi sabah her zaman olduğu gibi uyanmakta zorlandı. Bir önceki gece erken saatlerde uyumasına rağmen uyanamıyordu. Bu uykusuzluğun az ya da çok uyumasıyla alakası olmadığını biliyordu. Bu yüzden her tembel insan gibi isyan etme alışkanlığından vazgeçmedi.
Hızlıca hazırlanıp, yine kahvaltısını etmeden evden çıktı. Ebeveynleri kahvaltısını yapmadan evden çıktığını bilse ona çok kızarlardı. Lise yıllarında babasıyla kahvaltı yapmaması konusunda sürekli tartıştığı anıları aklına geldi. Bir ara babasını aramalıydı. Ayrı eve taşınıp, çalışmaya başladığından beri ailesiyle sadece önemli günlerde bir araya geliyordu. İlk zamanlarda her hafta sonu onları ziyaret ederdi. Şimdi ise hafta sonlarını evinde tembellik yaparak geçiriyordu.
Ailesini düşünerek geçirdiği yolculuğun sonunda çalıştığı şirkete ulaşmıştı. Aklını meşgul eden konular olduğu zaman geç kalma korkusu yaşamıyordu. Bugün de öyle olmuştu.
Şirket kapısından girip kimliğini cihazlara okuttuğu sırada gelenleri karşılayan robot ona ismiyle selam vermişti. "Günaydın Marianne Laurent. İyi çalışmalar dilerim." Mari az kalsın şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı. Asansöre bindiğinde beraberindeki insanların da bu konuda şaşkınlık yaşadığını fark etti. Demek ki kendisi tek değildi.
Kendi katına geldiğinde hızlıca masasına geçti ve bilgisayarını açtı. Bilgisayarı kendine gelene kadar not defterine göz attı. "Güne hızlı başlamışsın," sesiyle irkildi. Sekreter Kim elinde sıcak tostlarla yanında belirmişti. Mari, "nasıl bu kadar sessiz hareket edebiliyor?" diye düşünmeden edemedi. Kim'i sıcak bir gülümseme ile karşıladı ve getirdiği tost için teşekkür etti.
Kim bazen tost, çörek, kurabiye gibi yiyecekler getirirdi. Çevresindeki insanlara cömert ikramlarda bulunmayı severdi. Mari ise aynı ofisi paylaştıklarından olsa gerek bu ikramlardan en çok faydalanan kişiydi.
Aklına girişteki robotlar gelince Kim'e bunların nereden çıktığını sordu. "Sabah binaya girerken gördüğüm robotlar da neyin nesiydi?"
Kim anaç bir tavırla gülerek cevapladı onu. "Anlaşmanın şerefine Y-BOT'tan hediye olarak geldiler. Herkesin robotlara ihtiyaç duyabileceğini göstermek içinmiş."
"Bence danışmadaki çalışanlar bunları görmekten pek memnun olmamıştır." Mari'nin cümlesi onu daha da neşelendirmişti.
Mari çalışmaya döndüğü sırada bilgisayarında bir bildirimi fark etti. Bir arkadaşlık bağlantısı bildirimi daha gelmişti. Bildirimleri bekletip biriktirmeyi sevmezdi. Hızlıca bağlantının üzerine tıkladı. İlk isim Y-BOT'un insan kaynakları biriminden Erina isimli bir kadındandı. Onay verdikten sonra ikinci isme geçti ve gördüğü ismi bekletip bekletmeme konusunda biraz düşündü. Sonunda görmezden gelemeyeceği kanısına vararak onay verdi. Gözleri bilgisayar ekranında yazan yazıya bir süre takıldı.
"Yuta Tanaka ile bağlantı kuruldu."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İNSAN
Science Fiction"Duygularını tamamen yok sayan canlı kanlı biri mi, yoksa insan duygularını harekete geçiren davranışlara sahip bir robot mu?" Yapay zekanın insani duygularla imtihanının sonucu ne olacak? . . . . . © 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsa...