"Çınar dur lütfen yeter çocuğu hastanelik ettin zaten dur"
"Seninle sonra konuşucaz Gece hanım sen sus"
Keşke Çınar'ı bir şekilde kandırıp indirmeseydim çocuğun heryeri kan oldu.
"Çınar lütfen dur ya lütfen"
"Eve çık Gece çabuk eve çık yoksa seni de öldürebilirim"
"Öldürcek misin "
" Gece sana çık dedim! "
Bana bağırdı...
Yavaş yavaş yukarı çıktım. Ve yine dusunceler acaba gerçekten öldürcek mi yoksa beni korkutmak için mi ayrıca öpücük konusuna gelirsek haklıydı bir insanı sevip sevmediğini ölçmek için öpmek güzel bir yol. Aslında beni öpmeye kıyması ayrı bir konu ama beni istiyordu sanki kaybetmek istemiyordu sımsıkı sarıldı hiç gitmemi istemiyor gibi ama neden çok saçmaydı yaşadıklarım bir çocuğu hatırlıyorum o gün onla hiç karşılaşmayı ummadığım bir yerde karşılaşıyorum ve kendini affettirmek için beni öpüyor. Çok saçma peki onu affetsem nolcak Çınar zaten beni de öldürecek ayrıca beni kıskanması ayrı bir şeydi ve benim düşüncelerim niye normal değil. Beynim yanmış durumda tamamdır zil çaldı. Hemen koştum ve kapıyı açtım Çınar arkadaşın yakasından tutarak yani sürükleyerek eve getirmiş ayağıma attı çocuğu.
"Git banyoda temizle şu salağı korkma yaşıyor "
Tek kelime etmeden onu banyoya götürdüm. Pamuğu ıslatıp kan lekelerini temizliyorum arkamı dönememle Çınar'ın beni izlediğini görmem bir oldu. Hafifçe tebessüm ettim bu ona karşı bir teşekkürümdü. Çınar yine ruhsuz bakıyordu aynı adı gibi odun odun bakıyordu. Ben içerden bir kaç kıyafet aldım bir köşeye bıraktım sonra yaralarına pansuman yaptıktan sonra kıyafetleri göstererek giyinmesini rica ettim ve çıktım. Çınar bu sefer kızgın bakıyordu.
"Benim kıyafetlerimi verebilirsin benim evimde pansuman yapabilirsin ama bana ait dudaklarla onu öpemezsin anladın mı "
Küçük bir çocuk gibi halının desenlerini izleyerek hafifçe kafa salladım. Eli yavaşça yüzümde gezdi biraz ürküyordum o da bunu farketmiş olsa gerek elini çekti ve uzaklaştı. Onun peşinden gidecekken kapı açıldı yüzü yara bantlarıyla dolu bir çocuk karşımda masum bir çocuk edasıyla bakıyordu. Ama ayakta kalması uzun sürmedi kafasına ne kadar vurduysa çocuğun yere yığıldı. Kaldırdım yavaş yavaş salona götürdüm. Elimden tuttu yanına oturttu ve özür diledi aslında özür dilemesine gerek yoktu. Yavaşça kalktım biraz dinlen dedikten sonra Çınar'ı bulmaya gittim. O sırada Ateş ile Damla kapıyı açıp eve girdiler. Kafamla onları selamladım ve Çınar'ı aramaya devam ettim. Ateşler salona girdiklerinde bir erkek sesi giderek artıyoruz dedi. Bu Ateş'in sesi bir erkeğe göre ince bir sesi vardı ama onda karizmatik duruyordu. Çınar'ı bulamayınca salona girdim oda salondaymış zaten.Çınar'ın yanına oturdum kafamı omzuna koydum ama o biraz yana çekildi bende uzaklaşmaya çalışıyordu. Ateş bu kim der gibi baktı. Bu soruya Çınar cevap verdi.
"Hanım efendinin eski arkadaşıymış "
Gerçekten imalı bir söylemişti ama beni etkilemedi. Ateş arkadaşa döndü.
" Kim dövdü bunu"
Dedi ve bombayı patlattı. Çınar bir bana baktı bir de arkadaşa.
"Ben dövdüm iyikide dövmüşüm iyi geldi mi kardeşim"
Ateş anlamamıştı ama çok deşmek istemedi. Damla çocuğu iyice süzdü ama bakışlarını çözememiştim. Damla beni mutfağa çağırdı.
"Gece anlatsana noldu"
"Birşey yok ya "
Kaçamak bir cevapla kurtulmaya çalıştım ama olmadı o sıradada Ateş geldi.
" Yani abim çocuğu durup dururken mi dövdü "
Evet gerçekten hiç kurtulamamıştım.
" Şey aslında hayır bunu sonra konuşsak "
" Neyse ben abimdende öğrenirim bu arada yakışıklı çocukmuş yazık olmuş "
Ateş bunu duyunca biraz morali bozuldu.
" Benim kadar olmasada demi Damla"
"Tabiki aşkım senin kadar kimse yakışıklı olamaz"
Çok sıkıcı.
"Ben en iyisi salona gidiyim"
Salona girdiğimde Çınar arkadaşla konuşuyordu. Farkettirmeden bir koltuğa oturdum.
"Bak seninle açık konuşucaz o kızı niye öptüğünü bilmiyorum ama bidaha böyle birşey deneme daha kötü yapabilirim "
" Onu seviyor musun "
" Evet seviyorum "
" Ama ben senden büyük ihtimalle daha cok seviyorum "
" Bak kafana çok fazla mı bilmiyorum ama beni kızdırma "
"Ama"
"Ne ama bu arada senin adın arkadaş olarak kaldı adın ne senin"
"Evren"
İsmini duymayalı o kadar zaman olmuştu ki galiba istemsiz olarak gözüm yaşardı. Ama ağlamadım yani ben öyle zannediyorum.
"Benim de Çınar bu ismi unutma çünkü ben seni kolay kolay unutmayacağım"
Ben ikinizde unutamıcam onu ne yapacağız off peki şimdi ne yapacağım kafam allak bullak bir karar vermem lazım. Evren bizimle mi yaşıyacak artık yoksa bir günlük birşey mi lütfen karar veriyim artık.
"Ne seni unutucam ne de Gece'yi eğer bu kadar şeye katlanıyorsam bilki Gece için"
"Sen ne cesaretli çocuksun öyle "
Çınar bir çocuğu hafif hafif azarlamak için yanağına vurarar gibi tokatlıyordu. Zaten canı acıyan Evren'i canı iyice acımaya başlamıştı. Bense hala koltukta gizli gizli onları izliyordum.
"Bak ben Gece'ye kendimi affettirmek için geldim senden dayak yemeye değil"
"Sen niye kendini affettirmek istiyorsun ve öperek mi affettiriyon insanlara kendini"
"Eski bir mesele"
"O eski meseleyi anlatmazsan yüzünde dikiş izleri olabilir"
"Onu aldattım hayatımın aşkını aldattım belki öyle birşey yapmasaydım seninle bile olmayabilirdi "
" Biz sevgili olduğumuz için burda değil kendi kafana göre senaryo uydurma"
"Ne yüzden olursa olsun ben onu hala seviyorum "
İşte son noktayı koydu içimde galiba hala bir parça kalmış.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Çok Erken Oldu
ChickLitHer yer sessiz. Salonda dört koltuk biri boş. Kadın ağlıyor,baba kızgın,üçüncü koltukta bir çocuk etrafa masum gözlerle bakıyor . Eve yeni taşınan aile koltuk sayısını evdeki insan sayısına göre almıştı . Peki,son koltuk niye boştu. İşte her şey bu...
