Vazgeçmemek

512 11 3
                                        

Beynim yıkanmıştı. Bütün yaşadıklarım bir boşluk haline gelmişti. Ayağa kalktım tam salondan çıkıyordum.

"Gece sen bizi mi dinliyordun burda"

Evet yüzüm biraz kızarmıştı. İnsanları dinlemek hiç adetim değildir çünkü gerçekten hem hoş değil hemde duymak istemediğin şeyleri duyabilirsin. Yüzümü onlara yavaşça döndürdüm ve suçsuz bir çocuk gülümsemesiyle kendimi affettirmeye çalıştım ama Çınar gibi bir ruhsuz adam bunu göremeyecek kadar kördür. Evren ise bana acıyan bir gözle bakıyordu galiba Çınar'ın gazabını oda anlamıştı. Çınar yanıma yavaşça yaklaştı gözleri duygularına göre renk mi değiştiriyordu bu çocuğun. Gözlerinin ne renk olduğunu çözemedim oda gözlerinin içine bu kadar dikkatli bakmamdan rahatsız oldu galiba bir süre gözlerini kaçırdı. Keşke onun bana karşı ne hissettiğini bilseydim. Saatlerce yeşil gözlerine bakabilirdim ama o benim gözlerime bu kadar süre dayanabilecek miydi benim gibi bir kız onun istediği kız olabilecek miydi. Ben ondan küçük değersiz bir kızdım aslında bunları bende biliyordum kendimi kandırıyorum biliyorum. Hayaller kuruyorum bazı geceler onun gerçekten beni sevdiğine inandığım geceler oluyor. Ama unutmamalıyım ki hayaller bazen acıtır. Küçükken denizi özlediğimde odanın suyla dolduğunu hayal eder koltuktan balıklama atlardım o zamanlar bile hayaller canımı acıtıyormuş. Evet biraz salağım kabul sınavlarım hep kötü geçti kabul zaten hayatta bir hedefim yok o değilde ne zamandır okula gitmiyorum neyse babam parayı verir geçerim nasıl olsa ama üniversite mezunu olmam lazım mı bilmiyorum evet salağım. Çınar'ın hala bana baktığını unuttum.

"Gece "

Annemin sabahları o güzelim rüyalarımdan uyandırır gibi uyandırıyordu hayallerimden beni.

" Efendim "

" Eğer o yoğun düşüncelerin bittiyse ben çıkıyorum Damla'yı uyarıcam size dikkat edicek "

Koluma babacan bir tavırla yavaş yavaş vurdu ve yanımdan geçti. Yavaş yavaş Evren'in yanına gittim. Bana moraran gözlerinin arasından bakıyordu gerçekten acınacak haldeydi.

" Canın çok acıyor mu"

Vicdanımın sızlaması gerçek bir acıya dönüşüyordu.

"Hayır"

Erkek değil mi aynı gurur işte hayır bok hayır heryerin morarmış kan gölüne döndün nereye hayır.

"Neden biliyor musun çünkü yanımda sen varsın"

Düşüncelerimi duyuyor mu

"Bence romantikleşmeye gerek yok"

"Gece bak aslında sana birşey söylemem lazım"

"Söyle"

"Ama bu çok uzun bir mesele "

" Tamam anlatmaya başla o zaman"

"Gece ben küçük yaşımdan beri kanserim "

" İki yıl çıktık sen bunu yeni mi söylüyorsun"

"Annem ve babam hariç kimse bilmiyordu en yakın akrabalarımız bile ayrıca küçükken korkuyordum dalga geçerler diye"

"Peki bunu niye bana söylüyorsun"

"Gece ben ölücem"

"Hepimiz ölücez"

"Gece ben ne zaman öleceğimi biliyorum"

Evet bu bana fazlaydı. Elimi yaralı yüzünde gezdirdim evet ona acıyordum ama bence hiç inandırıcı değil.

"Bana inamıyorsun değil mi öldüğümde anlayacaksın değil mi o zaman mı değerim anlaşılcak"

Evren'i ilk defa ağlarken görüyordum duygusal bir çocuk değildi kabul ama romantikti. Onun göz yaşları kaynayan kalbimde cız diye buharlaşıyordu.

"Gece seni aldatmamın sebebi, senin yanına ilk defa gelişimdeki cesaret, bu kadar dayak yememe rağmen sesimi çıkarmıyışımın ve seni bu kadar sevmemin sebebi aslında bu baş belası kanser"

"Birincisi aldatmak ne alaka ikincisi sevmek ne alaka "

" Öleceğimi bildiğim için kaybedecek bişeyimin olmadığını düşündüm ve seni sevmemin sebebi ise ölüm bile gelip geçici ama sen değilsin bu kadar yıldır senden vazgeçemedim ölümün bile geleceğine alıştım vazgeçtim ölüm korkusundan ama seni sevmekten vazgeçemedim "

Çok Erken OlduBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin