Dün gece çok zorlu geçmişti benim için. O odada saatlerce oturup bundan sonra ne olacağı hakkında düşünmüştüm. Bu kızın hayatı artık benimdi, benimkiyse acımasızca öldürülmüştü. Peki ama ben ne anlardım Rüya olmaktan? Kimseyi tanımıyorum, en basitinden partide beni sıkıştıran o çocuk bile bir dert artık benim için. Kesinlikle bu bir delilik.
En nihayetinde odadan çıktım ve boş koridora geçtim. Kutan’ın nerede olduğunu bilmiyordum, odadan çıktıktan sonra bir daha geri dönmemişti. Parti çoktan bitmişti anlaşılan, ev derin bir sessizlik içerisindeydi. Kutan’ın o odada olmayacağını düşünerek yatak odasına girdim ve haklı çıktım. En son Öykü ile bıraktığımız gibi duruyordu. Kapıyı kapatıp giysi odasına girdim, çok oyalanmak istemediğimden siyah bi pijama takımı bulup üzerimdeki elbiseden kurtulduktan sonra onu giydim. Daha sonra ise yatağa geçtiğimde uyuyakalmıştım.
Şimdi ise uyanalı yarım saat kadar oluyor, Rüya olarak hayatıma başladığım ilk sabah. Bu yüzden ne yapacağıma karar verememiş bir şekilde yatakta oturuyorum sadece. Aşağı inmeli miyim? Ama Kutan’la yüzleşmeye hazır mıyım bilmiyorum. Ailemi öldürmekle tehtit eden bir adamla nasıl ve ne zaman yüzleşmeye hazır olabilirim onu da bilmiyorum.
Oturmaktan sıkıldığım için ayağa kalktım ve odayı turlamaya başladım, biraz karıştırmaktan zarar gelmezdi bence. İlk önce orman tarafına bakan pencerenin perdesini çektikten sonra camı açtım ve yüzüme çarpan temiz havayı bolca içime çektim. Gerçekten çok ferah bir alandı burası. Daha sonra pencereyi açık bırakarak içeri geçtim ve kenarda duran çekmeceli küçük dolabı açtım. İçinde pek bir şey yoktu, bu yüzden fazla bir şey bulamadım. Bu odada çok karıştıracak bir şey olmadığından yönümü giysi odasına çevirdim. İçeri girdiğimde Rüya’nın dolabı yerine kendimi Kutan’ınkinde buluverdim. Siyah büyük dolabın iki kapağını da açtığımda yandaki dolap kadar dolu olduğunu fark ettim. En alt katta spor ayakkabıları yer alıyordu, daha sonra bunlar yerini şık ayakkabılara devretmişti. Orta kısımda Kutan’ın üzerindekine benzer tişörtler buldum, çoğu desensizdi ayrıca gri, beyaz ve siyah dışında bir renk henüz görememiştim. Üst kısımda ise şık ceketler, kravatlar ve birden fazla takım elbise görünüyordu. Gerçekten ince bir zevki vardı Kutan’ın.
Dolabı kapatıp makyaj masasına doğru yürüdüm ve önündeki küçük koltuğa yerleştim. Aynada kendi görüntüme bakmayı reddedip beyaz çekmecelere yöneldim. İlkinde bir sürü ve bazılarının adını bile bilmediğim makyaj eşyaları bulunuyordu. İkinci çekmecede değerli takıların bulunduğunu görünce çok oyalanmadan üçe geçtim. Fakat gördüğüm şey karşısında şaşırdım, bir sürü nota kağıdı yer alıyordu. Elime bir kaçını aldığımda pek bir şey anlamadım, evet gitar çalıyordum fakat bu notaları anlayacak kadar iyi olamamıştım. Acaba bunları Rüya mı çalıyordu? Ve kullandığı müzik aleti neydi?
Onları da yerine koyduktan sonra en alt çekmeceyi açtım, burada ise gerçekten pahalı görünen birçok saat ve kol düğmeleri vardı.
En nihayetinde ayağa kalktım ve Rüya’nın dolabının kapaklarını açtım, dün gördüğüm şeyler aynı şekilde duruyordu. Farklı bir şey olmadığını düşünürken gözüme dolabın en kuytu köşesine saklanmış bir şey takıldı. Elimi uzatıp dokunduğumda bunun bir defter olduğunu anladım. Hızla defteri kaptığım gibi çıkardım. Çok eski görünüyordu, kahverengi dış kapağı yıpranmıştı, üzerinde hiçbir şey yazmadığını görünce içine bakmaya karar verdim. İlk sayfayı çevirdiğimde bir tarih ve yazıların olduğunu gördüm. Bu bir, günlüktü! Şaşkınlıkla hemen okumaya başladım.
Buradaki ilk haftam, gerçekten aptal bir yer ve herkesin şefkatli davranmaya çalışması sinirimi bozuyor. O çocuk dışında kimse ile bir iletişim kurmak istemiyorum. Buraya onun sayesinde katlanacağım sanırım. Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum, sadece benim hakkında konuşuyoruz. Konuşuyoruz derken aslında genellikle ben konuşuyorum, o ise dinleyip birkaç soru sormak dışında hiç bir şey yapmıyor. Birazdan tekrar onun yanına gideceğim, dün yanından ayrılırken bugün için tekrar arka bahçedeki sökülmüş park oyuncakları yığınına gelmemi istedi. Geç kalırsam kızacağını biliyorum, gitmeliyim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yansıma
Teen FictionAcı hissedilmeyi talep eder.. Bu cümle tam olarak onun için yazılmış gibiydi, iliklerine kadar canının yanması, nefes alırken zehirli bir havayı solumak ve hiç bir şeyden zevk almamak gibi şeyler gerçek olabiliyorsa o bunları yaşıyordu. Yanlış anlaş...